türklerin en büyük icatlarından biridir.
sözleri sadedir ama tam da söylemek isteyip, söyleyemediklerinizi anlatır.
o kadar karışık duygunun nasıl da yalın bir dille anlatıldığına şaşar kalırsınız.
efkara birebirdir kısacası.
hissettiklerinizi kendiniz bile anlayamazken, sizi anlayan bişeylerin olduğunu bilmek güzeldir.
Köylü müziğidir köken olarak. Tek seslisidir, çağdaş değildir. Yeni yorumcularla çağa ayak uydurması durumunda gelecek nesillere aktarılabilecek önemli olayları içerir. Bir de hemen hepsinin bir hikayesi, yazılış nedeni vardır.
hani bazı duygular vardır; bakışlarda, dokunuşlarda, sevdalarda, hasrette, dertte, baharda; işte türkülerdir en iyi anlatan, yürekleri okşayan, gönüllere su serpen...
türkülerdir anadolu'yu en iyi anlatan, bu güzel mozağiyi bir arada tutan. ve yine türkülerdir insanı dolandıran.
yolcusu turna, çiçeği gül, sevdalısı bülbül, dinleyeni aşık'tır türkülerin...
fince'de "pazar yeri" manasına gelen sözcük.
bugün finlandiya'daki turku şehrinin sanılanın aksine Türkler'le uzaktan yakından alakası yoktur; bir zamanlar büyük pazarların kurulduğu bu yer, adını da bu 'pazar'lardan almıştır.
şairim zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
ayak sesinden tanırım.
ne zaman bir köy türküsü duysam
şairliğimden utanırım. bedri rahmi eyuboğlu.
bir pir sultan abdal türküsü örneğin nerden baksan dört yüz yıllık. ama hala söyleniyor dinleniyor. yada diğer ozanların türküleri.
galiba bağlama ile en uygun giden enstrumanda gitar. birde bunlara keman eklenirse, belki arabesk olur .
anlamam notadan falan ama bir türkünün anlatabileceği her şeyi anlayabilirim.
nasıl işte jazz, hip hop rock başkalarının türküsü ise bizimkide bu . dünyanın ortak değeri.
bir aşık veysel , reyhani, murat çobanoğlu ve daha nice aşıklar, yada musa eroğlu, yavuz top gibi son dönem türkü söyleyen ve derleyen kişiler nasıl bir güzellik yapmışlar ve yapıyorlar.
yağmur olur
dolu olur , kar olur
dert çeken oldukça türkü var olur
tamamen kendi kültürümüz olan aşkı, acıyı, kederi iliklerinize kadar hissetmenize neden olan müziğimizidir. öyle ki sevdalar en yalın ve içten duygularla işlenir türkülerde, populer kültürden uzak 'cistak cistak, bende seni seviyorum' tarzı sahte sevgilerden uzaktır. erkan oğur, sebahat akkiraz, neşet ertaş, arif sağ, musa eroğlu, orhan hakalmaz, mustafa özarslan, oğuz aksaç ve daha ismini sayamadığım birçok sanatçı bu anlamda dinlenmeye değer sanatçılarımızdandır.
kıldan çöpten $eylere ya da atatürk'e , anasına , bacısına küfreden soad'a yüzlerce giri yazan türk gencinin s.kine takmadığı köylü $arkılarıdır ki bu giriden sonra tekrar soad'ın zartun zurtun yanında ucube olarak kalacak daha doğrusu öyle bırakılacaktır.*
çağımızın müziklerine kaptırıp kendimizden geçsek de bu günlerde, kulağımıza geldiği an özümüzü derinden hissetmemizi sağlayan, bize ait, bizim bağrımızdan kopmuş, anamızın, babamızın acısı, umudu, sevdası işlenmiş melodiler.