1 saat önce falan canım dondurma çekti az da hava alayım diye düşünüp çıktım dışarı tur ata ata 2-3 mahalle gitmişim. şuradan bulduğum bir bakkala gireyim de alıp döneyim artık diye daldım bulduğum ilk bakkala. bütün cins adamlarda beni bulacak ya illa.. adama güzel bir üslupla abi şu kutu algida keyif dondurmayı bulamadım bir yardımcı olur musun dedim bu arada reklama giriyor mu bilmiyorum marka ismi verdik. neyse agalar bu adam geldi dondurmaları karıştırıyor bi afralar bi tafralar. gören sanki müşteriyi o sanır. üst tarafa şu pahalı olan 10-15 liralık daha lüküs dondurmaları yerleştirmiş taaa en alt taraflara da ucuz dondurmaları koymuş oradaki diğer gavat da yörük bir üslupla gece gece özel mi aradın yeğenim diyor. tam sanene lan işine bak sen diye ağzımdan laf çıktı çıkacaktı tam o dilimin ucuna kadar geldi baktım adam da at hırsızı gibi bir tip var. ulan dedim birader belli mi olur şimdi çıkarır bıçağı ya da silahı vurur falan manyak çok memlekette en iyisi paranı ver şurdan çek git dedim.. zaten öyle çabuk parlayan biri değilim mizaç olarak sakin biriyimdir. ama zoruma gitti la zaten 4 lira paramız var onunla da rezil oluyos. mecbur muyum ben amk senin üst tarafa koyduğun o lüküs carte d'or lardan almaya. bu arada yine reklama girdi ama neyse. öyle işte zoruma gidiyor amk
sene 2014 bilmiyorum belkide 13 tü. kartal kadıköy otobüsüne bindim. arka taraftaki ikili koltuklardan birine geçtim oturdum. sırtımda sırt çantam elimde de pc çantam öylece oturuyorum. otobüs ilerliyor gitgide doluyordu. Neyse yaşlı sayılabilecek bir teyze bindi yer yoktu kalktım yer verdim. otobüs dahada kalabalklaşmaya başladı. iğne atsan düşecek delik arar. kızın biri bindi hemen arka tarafıma geçti. tam bir sürtük tipi vardı. Tabi hemen arkamda olunca sırt çantam değmesin diye öne doğru eğik bir pozisyonda bekliyorum. otobüs bu tabi ani frenler kalkışlar ileri geri gidiyoruz. haliyle de sırt çantam kıza temas ediyor lakin o kadar müstesna davranıyorumki değmesin diye. bi süre sonra kız o sinir bozucu ses tonuyla ' ya şu çantanızı çekermisiniz pöwffff' gibisinden bir serzenişte bulundu.
'kusura bakmayın otobüs ani fren yaptı elimde değildi' diyerek böyle tiksinir bir ifadeyle cevap verdim. kız sustu ama yine böyle sürtük tavırlarla of pof çekiyordu. hemen yan tarafımızda karısıyla birlikte oturmuş 40 lı yaşlardaki ibne söylenmeye başladı bu kez. ya sen niye (bkz: hanfendi) yi rahatsız ediyorsun biraz daha öne gitsene falan demeye başladı (kibarda ibne oğlu ibne, hanfendi *iksin seni). ulan dedim çok düşünceliysen kalkta yer ver, sırtımdaki çantaya rağmen ben yer verdim sende ver şu sürtüğe ( tabi burayı ağzımın içinde söyledim) otobüstekilerde bana hak verircesine adama söylenmeye başladılar. burası halk otobüsü haliyle kalabalk, çocukta çantalar var, nazlanacaksanız inin özel arabanızla gidinler havada uçuştu, bende bir yandan yükleniyorum. göt lalesi kıpkırmızı kesildi. bir yandan da karısı bunu çimdiklemeye başladı. sanane be elin kızından demelere başladı, adam pert infilak oldu amk. bi süre sonra da yaşlı teyze inmek için ayağa kalktı tam o sürtük koltuğa doğru hamle yapacakken onun önüne doğru kolunu uzattı oğlum gel sen otur diye kız da göt oldu. bende oturdum bir kıza bir adam bakıp piç piç gülümsedim.. böyle de bir anım var işte zoruma gitmişti ama sonra işler benim lehime dönünce iyikide oldu dedim, sahiplenmiştim, hoşuma gitmişti yani.
"Muz yeme vaktini kaçırdım" diye ağladıktan sonra derste öğretmenin önünde muz yiyen, "iPhoneum yamulmuş sikeyim yenisini vermiyorlar" diye zırlayıp dümdüz telefonu bir sene boyunca tekrar öğretmenin önünde inceleyen, dersin ortasında tüm sene boyunca makyaj yapıp bir kere azar işitince "makyaj değil pudra" diye bahane arayan, sınıfta dersin ortasında periscopetan yayın açıp millete öpücük yollayan. sosyal sıkıntıları ve sorunları olan sınıf arkadaşlarını rencide etmek amacıyla hadsizce snapchat hikayesine atan, sınıfta yere yemek atan ve unuttuğumdan dolayı sayamadığım bir çok şerefsiz lise son(!) öğrencisini çekemiyorum. En büyük dertleri muz yeme saatini kaçırmak olan şımarık embesillerden nefret,
Öğretmenlerimi de sabırları açısından takdir ediyorum.
Özel okullardaki tüm saygısız şımarıkların anne ve babalarından da nefret ediyorum.
Akli dengesi yerinde, insan haklarının da farkında olan bir şahıs olarak eğitimde sert disiplinin ve şiddetin gerekli olduğunu düşünüyorum.
yazarların zoruna giden olaylardır.
@
çünkü sen ona vazgeçilmez olduğunu hissettirdin, o da zaten bu cepte diyip sallamadı. thats it bro abartma. günümüzdeki ilişkiler
Arabaların üzerine eklenen onlarca vergi yüzünden arabaların bu kadar pahalı olması çok zoruma gidiyor. Kırklareli kadar Bulgaristan'da bile böyle bir şey Yok, kocaman ülkeyiz hala dünya kadar vergi veriyoruz.
Faturasını ödemeyen insanların faturasının benim cebimden çıkıyor olması da çok zoruma gidiyor.
iki kitap okumadan dünyanın en bilgili insanıymış gibi davranan, kişiyi tanımadan ön yargıyla yaklaşan ve kibarlıktan nasibini almamış kişilerle aynı havayı solumak.