Kimilerinin dolduramadığı, kimilerinin de sayfa yetiremediği gereksiz defter. Genellikle internetten, eş, dosttan araklanır çoğu bilgi. Yoksa çalıştığın yerdekileri yazmaya kalksa, yazacak bir şey bulamazsın.
Stajı kardeşim yapmasına rağmen benim doldurduğum ve tüm kimya terimlerini, kan tahlillerini öğrenmeme yarayan defter. Bir tıp aşkı yatıyomuş içimde de yeni piyasaya çıkardım.
bizim zamanımızda adına "endüstriye dayalı öğrenim" yani "edö" uygulaması denilen ve naylon staj yapan öğrencilerin teslimine bir gün kala ne yapacaklarını bilemez bir şekilde içini doldurmaya çalıştıkları ve genelde bunun için gruplaştıkları defter türü.
-olm ben sana staj defteri dedim. harita metod defterini neden teslim ediyon öküz aleyhisselam.
ondokuzmayıs üniversitesi, mühendislik fakültesi, harita mühendisliği bölümünde meydana gelmiş gerçek bir hadise.
öğrenci(ki bu ben denizin arkadaşı oluyor. daha doğrusu oluyordu bu olaydan sonra ilişkimi kestim) staj defterini kontrol edecek olan kuruldan bir hocanın yanına gider hocam nasıl yazacağız vs vs. . yaz tatili girer okul kapanır. özel bir harita firmasında stajına başlar.
1.gün
2.gün
3.gün vs vs
4.gün (günlerden cuma) bugün ahmet abiyle (staj yaptığı yerin mühendisi oluyor) önce cumaya gittik. sonra mangalda köfte çekti canımız mangalımızı aldık bir mesire alanına gittik köftemizi yaptık yedik .. . .. . . böyle uzuyor.
1 haftayı sildiler staj defterinden. kalanını kabul ettiler.
-20 sayfa fotokopi için 20 tl ödenen,
-yapılmayan işlerin yapıldı diye gösterildiği,
-bu sayede edebiyatımızın geliştiğini hatırlatan,
-resimler yer kaplasın diye bizi araştırmaya sürükleyen,
-hep bu sefer biriktirmeyeceğim günü gününe yazacağım deyip her sene sonunda son gün yazdığımız,
-ulen ben ne yapıyorum da ne yazacağım dedirten (iş yerinde çay yapmayı öğrendim cümlesinin kimsenin aklına gelmemesi şaşırtıcı doğrusu)
-kontrol edileceği zannedip özene bezene yazılan dosyadır
(daha çok yazılır da uzatmaya gerek yok)
bilim-kurgu filmlerini aratmayacak senaryolar barındıran, 2 defa art arda okunduğunda afyon etkisi uyandıracak, yapım aşamasında, beynin konsantrasyon, odaklanma ve hayalgücü noktaları kuvvetlendiren defterdir. ama sadece bir defter değildir.
formalitedir. ömrünüzü yer, uğraşır uğraşır yazarsınız. staj bürosundaki vatandaşa defteri teslim edersiniz. vatandaş da diğer defterlerin üstüne paçavra gibi atar defterinizi. "mını sikiyim bunun için mi uğraştım lan o kadar" dersiniz ve sonrasında bilirsiniz ki o defteri bi allahın kulu okumayacaktır.
balon stajlar için içi işkembeden sallanmış yazılarla dolu defterdir.ki bu genelde işyeri hatasıdır. angarya işleri stajyere yüklerler. iş öğretmezler sonra da okul bitince deneyim isterler ki konudan sapmayalım, staj defterine gelelim.
staj defteri laf olsun torba dolsun diyedir.
fotokopi çektim yerine büro makinelerinin kullanımı, telefon bakmak için işyeri iletişimi * gibi afilli cümleler uydurulur ki okuyan amele olduğunuzu çakmasın. uydurma kabiliyetiniz kelimelerinizin gücüyle orantılıdır. edebi yanınıza kuvvet.
bu staj defteriyle zamanında dalga geçerdim ''bügün lahmacuna salata koydum dürdüm yidim'' yazcam ben falan derdim. şimdi başıma geldi ve hiç komik değil. aksine sinirleniyorum. yazmaya başlamadan önce öyle bi tasarlamak istiyorum giriş uzasın ki gelişmede 'eee ne yazcam amk' diye düşünmeyim. örnek;
1. gün
çalışanlarla tanıştım
2. gün
büroyu tanıdım
3.gün
büroyu tanımaya devam ettim (geniş bayaa)
4.gün
çalışanlarla samimiyeti ilerlettim.
5.gün
belgeleri, dosyaları falan inceledim çok beğendim