sokakta yapılan ve yapılırken arkada onlarca insanın birikmesiyle " hangi kanal abla?" " akşam kaçta çıkcak" cümleleri için de el sallamaların ortasında geçen röportajlardır.
halkın fikrini almak, sokağın nabzınu tutmak(!) amavıyla yapılan haber bültenlerinde sıkça görülen röportajlardır. haber niteliği taşımakta mıdır bilinmez ama halkın pek de ciddiye alınmadığını görüyoruz zaten, fazla söze gerek yok.
izledikten sonra, cahilligin ne denli kotu birsey oldugunu anlamaya ve de uc bes kisi de olsa insanimizin bu seviyeye nasil indirgenebildigini kendimize sormaya yarayan roportajlardir. Durup duruken efkar basmasina yol aciyorlar.
tv'de görünmeye bayılan insanlarımızın, keşkek keşkek sırıtarak cevapladığı röportajlardır. anlamıyorum, bu kamerada ne var bu kadar? palyaço falan mı gösteriyorlar bu insanlara?
insanlarla birlikte bir eylemde yürüyen ama eylemin adını bilmeyen bir ayı yürüyüp durmaktadır. ayaklarına kara sular inmiştir. ama yürüyüşe resmi bir kurum adına katıldığı için ve başında gözetmen olduğu için bırakıp da gidemez. neyse işte bir kameraman ve bir muhabir bu ayıya gözlerini diker. kendisiyle röportaj yapılacağından korktuğu için oralı olmaz. ama muhabir yanına gelir.
muhabir- merhaba .... yürüyüşündesin ne düşünüyorsun? ayı-(ne konuşması olum. baktım yandaki uğur isimli bir arkadaş çaktırmadan kaçıyor, karşımda kamera, önümde eşşek kadar mikrofon var. üstelik adamın sorusunu anlamadığım ve salak muamelesi görmemek için tekrarlatmadım da. sonra arkadan tuğrul isimli bir arkadaşsever geldi ve beni kurtardı.*] tuğrul- evet. çok gururluyuz. ayı- evet bence de çok guruluyuz*biz burada yürüdüğümüz için çok şanslıyız.eheh***