o zamanlar 13-14 yaşındaydım. ankarada radyo ses geceleri fırtına gibi eserdi. halil diye biri olurdu geceleri. her gece arar isterdim. sağolsun kırmazdı. kulakları çınlasın halilin.
ahmet boyacıoğlu nun hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı 2010 yapımı film. oyuncular tuncel kurtiz, şevval sam, nejat işler, erkan can... filmi indirip izledim. filmi ne sinemalarda gördüm ne afişini falan gördüm. film ankara da geçiyor. siyah beyaz adlı bara eskiden beri takılan eski arkadaşların ilişkisi. filmin içinde tuncel kurtiz olması filmi biraz daha izlenebilir kıvama getirmiş. ama şevval sam dan daha iyi bir performans beklerdim açıkcası.
behzat ç. ile dolu dolu dinlemeye başladığım pilli bebek'in muhteşem şarkısı. o son solo sonrası, ilk baştaki yavaş ritme dönmeleri yok mu hele.. of ki ne of.
Ay aydınlık gece kara
Gözlerimin ardında karanlık ölesiye
Canlı ve cansız ne varsa sımsıkı
Bu saat daha yakın daha el ele
Şimdi yalnızlığımdan utanıyorum
Durdum bekliyorum, gelme
Bunu ta başından biliyordun
Bir gün buralarda sonuncu kalışım olacaktı
Ellerinin bir anlık şeklini tutacağım
Bozkırdan günün son treni geçecek
Ben her şeye ardından bakacağım
Bunu ta başından biliyorum
Durdum bekliyorum, gelme
Artık ne sen konuşmalısın ne başkası
Yaşamak adına geçtik bütün değerleri
Beyazın en orta yerinde duydu yürek
Bu rüzgar tutmaz insanı uzun boylu
Bu rüzgar serseri
Şimdi kavramların ve cümle rüzgarların dışında
Durdum bekliyorum, gelme.
karışımı gridir. ancak kendisi hoş bir tezat oluşturur yan yana geldiği vakit. bana göre, aydınlık ve karanlık, saflık ve kötülüğün birleşmesinden doğan bir tezattır bu.
edebiyat yapmak gibi bir niyetim yok. ancak ne bileyim, siyah bana hep köşede kalmış insanları çağrıştırır. beyaz ise yükselmiş ancak ruhunu tatmin edememiş insanları.
ben de bunlardan biriyim ama hangisi karar veremedim.
Ankara'da entellerin takıldığı, filme de konu olan barın adıdır. Kapatılması durumunda, nerede geyik yapacaklarını bilmeyenlerin bir araya toplandıkları bu mekana gitmemiş gazeteci tayfası çok nadirdir. Ayrıca, grinin de olabileceğini düşünmeyenlerin hayata bakış şekli olması da muhtemeldir.
olayları havada kalmayan, filmin sonunda herkesin hikayesinin bir şekilde sonuca bağlandığı film. bu kadar ağır eleştirilmesinin sebebini -kendimce- oyuncu kadrosunun çok iyi oluşundan dolayı izleyicinin daha magazinsel, daha bir gündemde kalıcı ve sarsıcı bir film çıkmayışına bağlıyorum. beğenen beğeniyor, aynı benim gibi.