Üniversitede yeni türk edebiyatı dersinde konumuz aşk-ı memnu eseriydi. Bihter-adnan bey-behlül ilişkisinden bahsederken, hocam bihter ile ilgili şöyle demişti:
sev mek. işte bu kadar! insan sevilince şımarıyor doğrusu, hoş bir şey gibi duruyor ancak sevmedikten sonra onun saçlarına dokunmak, onu koklamak anlamsız olduktan sonra ne anlamı kalıyor sevilmenin...
bu yalnızca, sürekli bir kaçmak oluyor sevmeyişinizden. size de yazık, seveninize de. çok boktan bir durum. yaşayan bilir.
sevişmek hacu. çok net. ister sev, ister sevil hangisi sevişmenin hazzını verebilir günümüz dünyasında? ben aşkın çook çook gerilerde kaldığı kanaatindeyim.
sevmek elbette. siz hiç sevildiği için döktüren şair gördünüz mü? söyle sevildim böyle sevildim mi yoksa ben -sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi aklımda tutuyorum- mu??