Gözüne perde inen,
Tüm hatalarını görmezden geldiğin,
Kafanda onu mükemmelleştirdiğin,
Hastaysan başında beklediğin,
Heyecanına ortak olduğun,
Yeter ki o bi’ defa da olsa gülsün diye sürprizler yaptığın,
Gerçeklerden uzaklaştığın olgudur.
çok güzel bir erkin koray şarkısı, ama sözleri içimde duygusal fırtınalar yaratıyor bazen.
"sevince durma, durma koş ardından" diyorsun da erkin baba, dürüst olmak gerekirse götüm yemiyor. artık fazla gururdan mıdır, nedendir bilemiyorum. koşamıyorum ardından ve pes ediyorum çabucak, sevgimi de kalbime gömüyorum. sonra o da olur olmadık yerde ansızın hortlayıp beni darmaduman ediyor tabii. bir gün değişecek ama bu durum. kendime söz veriyorum.
neyi çok sevdiysem gitti benim elimden. bunu eski sevgilimsi, nişanlımsıma bir mailde yazmıştım, düşündüm de gerçekten öyle.
mesela bir diziyi çok severim, yayından kalkar ya da oyuncu kadrosu değişir, eski tadı vermez.
bir şarkıyı severim, radyoda duyarım, eve gelince sözlerini unuturum, bulamam.
sonra köpeğim, paşa. kürtaj sonrası hormonlarım henüz annelikten uzaklaşmamışken aldığım köpeğim, yanımdan ayırmıyordum onu. fenerbahçe de maskot olmuştu, sabah kalkıp taytımı, spor ayakkabımı çekiyordum üstüme, elime de kuçumu alıp kahvaltıya iniyordum. sonra nargilemi söylüyordum, kitabımı okuyordum. milyonda bir görülen bir hastalık geldi buldu kuzumu. hala aklıma gelince burnumun ucu sızlıyor.
sonra o. o geldi. senelerdir tanışık olduğum o insan, hooop hayatım oldu. sevdiğim her şeyi kapı dışında bıraktım onunla. eteklerim, şortlarım, topuklu ayakkabılarım, tiyatro, arkadaşlarım, özgüvenim, cinsiyetim... hepsi.
o ya da bu sebepten, bitti. ben ne zaman onsuz yaşayamam dedimse, o dediğim gitti, ben kaldım. yaşadım da, keyifsiz de olsa, mutsuz da olsa yaşadım.
mevlana nın şu satırları hep aklıma geliyor:
allah der ki;
kimi benden çok seversen onu senden alırım.
ve ekler;
onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur,
sabır taşar,
canından saydığın yar bile bir gün el olur.
aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür.
düşman kalkar dostun olur.
Öyle garip bir dünya,
olmaz dediğin ne varsa olur.
düşmem dersin düşersin.
Şaşmam dersin şaşarsın.
en garibi de budur ya;
Öldüm der durur yine de yaşarsın.
gerçekten öyle oldu, her seferinde ıskalamadan. bu yüzden ben çok sevmeyi bıraktım, belki de bıraktım sandım. ondan da emin değilim.