harry potter adlı fantastik seride karşımıza iksir hocası olarak çıkan kişilik.
severus başından beri gizemli, sürekli kendisinden şüphelendiren, amaçları asla tam olarak bilinemeyen bir karakterdir. belki de insanların gönlünde bu denli yer etmiş olması bu gizemliliğinden, asla tam siyah veya tam beyaz olamayışından kaynaklıdır. lakin iyilik ve kötülükten bağımsız olarak birçok kişinin saygısını kazanmıştır kendine has duruşu ile.
ancak kesin olan bir şey var ki, o da harry ile birlikte neredeyse ikinci karakter oluşudur.
7. kitabın sonunda efsanevi bir plot twiste neden olmuştur. ondan nefret edenler pişmanlık göz yaşları içerisinde tevbe etmiş, onu ne olursa olsun sevecek olanlarsa içtenlikle keder göz yaşları dökmüştür. harry potter serisinin en değerli karakteri olmaya hak kazanmıştır.
harry ile birlikte ikinci karakter oluşunun nedeni ise resmen adına kitap yazılmış olması (bkz: melez prens) ve aslında her şeyin başlamasına sebep olmasıdır. trelawney'nin kehanetini voldemort'a yetiştirmesi hem kendi, hem de resmen bütün dünya için bir dönüm noktasıdır, zira eğer yetiştirmeseydi voldemort harry'yi dengi olarak işaretleyemeyecek, böylelikle harry asla voldemort'a denk olamayacak ve böylece voldemort yenilmez olacaktı. kendi için pek hayırlı olmayan bu olay sayesinde büyücülük dünyası kurtuldu desek yeridir.
sonuç harry potter'ın en cesur ve asil karakteridir.
Seriyi az önce bir kez daha bitirip beni yine duygulandıran iksir hocası. Lily'nin ex aşkı. Hiçbir işi rast gitmeyen yağlı saçlı adam gibi adam ölüm yiyen. Kalbimizdesin severus. Always...
tür; melez
takma adı.: melez prens
slytherin bina başkanı
karanlık sanatlara karşı savunma öğretmeni
bağlılık: albus dumbledore, Zümrüdüanka yoldaşlığı,lily potter
James potter ona sumsukus lakabını takmıştır. james ve sirius severustan nefret eder. ölümü lord voldemortun emri ile nagini öldürmüştür.
harry potter'ın anasına kayamadığı için sap olduğunu düşündüğüm dandik karakter. son kitapta ne kadar karaktersiz bir insan olduğu da anlaşılmıştır ayrıca.
buradaki çoğu yazar gibi harry potter'la büyüdük. ortaouklda başladığımız macera üniversite sıralarında sona erdi. son kitaba kadar da bu karakterden hep nefret ettik. sonra bir baktık ki aslında iyi bir adammış. her yıl geleneksel olarak harry potter okuma şenlikleri düzenlerim. bu senekinde de beşinci kitabın ortalarına gelmiş vaziyetteyim. snape'i ilk defa bambaşka bir açıdan gördüm. ben bu kitapları okurken öğretmen olacağımı bilmiyordum. şimdi okurken bütün hogwarts hocalarını "hımm napmış derste, nasıl bir yöntem kullanıyor?" şeklinde irdeliyorum.
evet severus snape iyi bir yoldaş, güvenilir, sözünde duran bir adam hatta sadık bir aşık. ama bu onun kötü bir öğretmen olduğu gerçeğini değiştirmiyor ne yazık ki. sınıfın ortasında belli kişileri yerin dibine sokma, hakarete varan cümleler kullanma ne bileyim ayrımcılık, haksızlık ne ararsan bu adamda bir araya gelmiş durumda. tabi ki yazarın kendisini "acaba iyi mi kötü mü" karar veremeyelim diye ve hatta sonunda darbe yiyip oldukça şaşıralım diye bu kadar sivri köşeli yazdığı ayrı bir gerçek. yine de snape kötü bir öğretmen. harry potter'ı geçtim. çünkü onun ukala, kendini beğenmiş tavırları var öğretmenlerine, arkadaşlarına karşı her zaman. ama ya hörmayni, sınıfta kimse bir şey bilemezken her şeyi yalayıp yutmuş bu kızcağız sürekli parmak kaldırıyor diye grifindor'dan puan düşmek nedir? bilen, çalışan öğrencinin hevesini kırmak, takdir etmemek hatta küstürmek nedir? neville'e yaptıklarını zatten aklım hayalim almıyor. gariban bir çocukcağız. hayatındaki zorlukları bile bile bu kadar üstüne gitmek düpedüz kötülük gerektiriyor bence. ne bileyim vicdanı olan insan bunları hiçbir öğrencisine yapamaz.
yine de seviyoruz. adam always deyip bizi ağlatmış bir kere ama işte kötü öğretmen.