gitmek fiilinin bazen yapılacak en iyi şeklidir. gitmek gerekir bazen kimseye açıklama yapmadan, ses etmeden.
sessizce çekip gitmek istiyorsa eğer insan sadece gitmelidir, açıklama yapmadan. o kişinin gittiğini başkaları anlamalıdır elbette. sessizce çekip gidiyorum demek sessizce çekip gitmekle çelişir normal olarak.
sen istersen buna sessizce çekip gitmek de ama aslında 'arkana bile bakmadan kaçmak' tır. 'vazgeçmek' tir. belki de 'korkmak' tır. ardında bıraktıklarına 'acımamak' tır. ya da herkesi her şeyi 'silmek' tir. 'yenilgiyi peşin peşin kabul etmek' tir.
ilişki bittiğinde bir erkeğe yakışandır.
Görüyorum haberlerde, bıçaklayan, döven, öldüren..
Hayır Eleştirmeyeyim diyorum, ama biz de yaşadık zamanında.
30. Yaşın üstündeki herkes yaşamıştır.
Dert dediğin çük gibidir, herkes kendininkini en büyük zanneder.
Biz de o zaman kendi derdimizi çok büyük sanardık.
Ama bozmadık çizgimizi, sıkıntılıydık, içerde yaşadık.
Yapmadık kötülük, yakışmazdı.
Gerçek bir erkek gibi, ceketimizi asılı olduğu yerden alıp, kaderin bize çizdiği yöne doğru, mecburen aldık voltamızı.
Geriye dönüp baktığımda,
Fikrim sorulmadan,
Halim hatrım sorulmadan,
Her gün sırtımda ağır bir yükle,
Yaşadım adam gibi.
Kendimle gurur duyuyorum.
Bu kadar.
yok o iş öyle olmuyor. sevdiklerinin üzülecek olmasını göze alamıyorsun hadi aldın diyelim bu sefer de kafayı bırakamıyorsun. e kafa da senle geldikten sonra istersen mars a git bi bok değişmez.
peki...
sonrası yok, sonrası sessizlik...
en çok duyulan ses olur, o sessizce gidişin...
çok konuşup bir türlü anlatamadıklarını anlatmak, meğer ne kadar kolaymış...
çünkü sesler sahtedir, gitmek gerçek...
sonrası hep aynı şarkı bende...
koş, koş, kurtul, eskit pabuçlarını.
dilimiz eksildi, küçük kaldık, düştük.
acımız oldu, çok oldu.