seni seviyordum

entry59 galeri2
    49.
  1. seviyordum diye bişey yok sadece seviyorum vardır. ayrıca o seviyordum yerine hoşlanıyordum demek daha inandırıcı.
    1 ...
  2. 50.
  3. Neyse ağzımı bozmayacağım. Ağzım bozulduğunda çirkinleşiyorum.
    1 ...
  4. 51.
  5. Yakın arkadaşıma yazmasaydın bende seni seviyordum lan yavşak.
    0 ...
  6. 52.
  7. Seni seviyorum da artık seni sevmeyi sevmiyorumun farklı bir versiyonudur.
    1 ...
  8. 53.
  9. Ama sen öküzlüğünle içine ettin tüm sevgimin.
    di li geçmiş zaman
    4 ...
  10. 55.
  11. "Bir daha aynı yerden kimseyi sevmem."
    ümit yaşar oğuzcan.

    sevmeye ne merakım var ne de hevesim. ne geçmiştir benim gözümde ne de gelecek.
    13 ...
  12. 56.
  13. Bugünüm sessiz ve sessizdi..
    Bir selam vermiştim oysa , yanına oturmak istemiştim..
    iki kelimeyi zor söyledin nasılsın diye sorduğum anda..

    Sonra döndün arkadaşınla konuşmaya devam ettin..

    Sahi ben kimdim ki senin için,
    neden oturmak istermisin diyeceksin ki..

    Neden beni kâle alacaksın, ben kimim ki..

    Sadece seni seviyordum, ben kimim ki..
    6 ...
  14. 57.
  15. Sevmek eyleminin, ikinci tekil şahıs zamiriyle birlikte kurulduğu, geçmiş zaman kipi ile çekimlendiği cümle.
    0 ...
  16. 59.
  17. Sene 2007, 2008.
    ilk aşklar, ilk platonik takılmalar, ilk depresyonlar..

    iclal Aydın'ın sesinden dinlerdim o zamanlar ve bugün yeniden çıkınca hoş bir tebessüm oluşturdu yüzümde.

    "seni seviyordum

    sana uzak kentlerden birinde, zamanın bir yerinde,
    seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi.
    onca zamanın üstünde, eskimeyen bir düşüncesin şimdi.
    insan hergün anımsar mı aynı gözleri ?

    seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
    saçlarını izliyordum uzaktan,
    kulağının arkasına düşüşü ve burnun,
    herkesten başkaydı işte.
    güldüğün zaman yukarıya bakardın;
    yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı.
    ne güzeldiler, sen bilmiyordun,
    ben seni seviyordum..

    kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
    duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
    geri dönüyordu, çoğalıp.
    senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi,
    herşeyi erteliyişim oluyordun,
    kalp ağrısı oluyordun,
    birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
    mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
    dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk
    ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk,
    cesurduk.
    ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu
    ve kızmızıydı bütün karanfiller.
    ben seni seviyordum, sen bilmiyordun..

    sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
    sonra, herhangi biri oldun,
    bütün sevinçlerim bittikten sonra.
    yağmurlar yağdı serin haziran akşamlarına.
    derken bir gün, uzaktan gördüm seni.
    saçların bana inat, başın herşeye meydan okuyarak,
    işte yine aynı,
    kalbimi acıttın, her zamanki gibi.
    değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun.
    şimdi bunları anlatsa sana birileri, kim bilir,
    ya da boşver, bilme en iyisi.."
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük