öylesine güçlüydü ki adımların, oturduğum kırık dökük tahta bir sandalye titredi. ayak seslerin delip geçti kulaklarımı, ardından kapattığın kapılar bir daha hiç açılmayacaktı, bu o kadar netti ki.
insan neler duyuyor bilir misin? ben çok iyi biliyorum, hiç bilmek istemezken..
gitmek kolay mı bu kadar? ''kalan'' olmak pek kolay değilken gitmek çok mu kolay? söylesene bana...
bir yerde soner arica'nin sesinden duyarsiniz ve yillar once kalbinizi kiran, unuttugunuzu sandiginiz eski sevgiliniz lonk diye akliniza duser. iciniz yanar. ölür müydün beni biraz daha sevseydin dersiniz.
sen giderken.
Durucam burda gidişini seyredicem
kıpırtısız sakin gibi görünecem
kavgasız olucak fırtınasız olucak
saçma sapan olucak
organlarım birbirine vurucak
arkandan sessiz bakıcam
ben yine salağı oynayacağım...