Sembolizm yani simge bilimi, “olayların, objelerin (nesnelerin) ve kullanılagelen deyim ve sözcüklerin, daha çok dinsel, felsefi ve estetik açıdan yorumunu yapan sistem” olarak açıklanabilir. Bu tanımdan yola çıkarak sembolizmin amacının, bir sembolün dış görünüşünün ötesinde, kişinin hayal gücü, kültürel birikimi, bilgisi ve bakış açısı oranında, onların içinde barındırdığı gizli anlamları bulması ve dile getirmesi olduğunu söyleyebiliriz.
"Su dolu bir bardağa bir çubuk attığınızda çubuk kırık gorunur ama çıkardığınızda duzdur. Yani evrende gordugunuz hiçbir sey gordugunuzu sandiginiz gibi değildir." demişlerdir.
Sembolizm (Simgecilik), 19. yüzyılın sonlarında Fransa'da ortaya çıkmış ve 20. yüzyıl edebiyatını önemli ölçüde etkilemiştir. Bireyin duygusal yaşantısını dolaysız bir anlatım yerine simgelerle yüklü ve örtük bir dille anlatmayı amaçlar.
19. yüzyıl sonlarına doğru Fransa'da çıkmış bir sanat akımıdır. (bkz: Paris komünü) ve acı sonu, bu akımın gelişmesinde etkili olmuştur.
Sembolistler en büyük tepkiyi gerçekçilere göstermişlerdir. Gerçekçilerin, güzel çirkin, iyi kötü demeden dünyayı olduğu gibi göstermek gerektiğini savunuyorlardı. Sembolcülerse buna karşı çıkmışlar ve toplumun düzelmesini istiyorsak, gerçeği olduğu gibi göstermek yerine, insanın bilinçaltına gönderme yapan ve herkes tarafından farklı anlaşılabilecek semboller kullanılması gerektiğini savunuyorlardı.
gerçekçilerin "sanat toplum içindir" demesine karşılık, sembolistler "sanat sanat içindir" görüşünü savunmuşlardır.
Semboller vasıytasıyla insanın bilinçaltına göndermeler yapılabilir, kitleler harekete geçirilebilirdi. rabia işareti, zafer işareti bozkurt işareti gibi. Sembolistlerin bu düşüncelerinde Freud'un psikanaliz çalışmaları da çok etkili olmuştur.
Sembolizmin attığı tohumlardan, bir zaman sonra (bkz: sürrealizm) akımı doğmuştur.
Çok derinlemesine bir türdür özünde.
Net sınırları çizilemez bana kalırsa.
Muhakkak izlenimciliğe kayar.
Hasta bir ruh gerekir sembolist şiirler yazmak için.
Öyle sikindirik aşk şiirlerine benzemez sembolist şiir.
Sembolist kurama göre gerçek, yalnızca fiziksellikse sınırlanamaz; düşünceyi, tinsel olanı içinde barındırır ve ulaşmaya çalışılan amaç tinsel olanı yakalamaktır. Sembolizm, düşünceyi belirsiz ama güçlü simgelerle "ima" etmeye çalışır. Bu akım, dini mistisizm i sapık ve erotik olana duyulan merakla; incelmiş dekadans kültürünü de primitif olana duyulan ilgiyle birleştirmiştir. Sanatçılarsa gerçeğin görünümünün ardında gizlenen (yani cinlerin, perilerin, mitolojik yaratıkların) dünyasını ele geçirmeye çalışmışlardır.
fransa' da karamsarlığın hakim olduğu dönemde ortaya çıkan, boudelaire 'in öncülük ettiği, şiirdeki gerçekçiliğe parnasizme tepki olarak doğmuş bir akımdır.
19. yüzyılın sonlarına doğru fransa'da parnasizme karşı ortaya çıkan ve bütün güzel sanatları etkileyen akımdır.
'sembol' ruhsal bir durumu doğal bir bağlantıyla ifade etmeye yarayan nesneye denir.
sembolizm, hortmanve schopenhauer ın idealist felsefesine dayanır. dekaizm akımının 'geleneklerin dışına çıkma, kuralları alt üst etme kötümserlik' gibi özellikleri bir akım olarak sembolizmi hazırlamıştır.
baudelaire in 1875'te yayınladığı 'kötülük çiçekleri' sembolizmin ilk örneği ve esin kaynağı sayılmıştır.
sembolizmi sistemleştirerek bir sanat akımı haline getiren mallerme dır. ilkeleri;
duyuların insana dış dünyayı değiştirerek aktardığı gerekçesiyle anlatımda sembol kullanma gereği duyulmuş ve bu düşünceyle, anlaşılır şiirler yerine sembollerle kapalı bir anlatım benimsenmiştir.
iç gerçek ile dış gerçek arasında gizli bağlantılar olduğu düşünülmüş, bu bağlantıyı sağlayabilecek bir duyu geçişkenliği aranmış, böylece 'hasret rengi, beyaz titreyiş, yeşil mutluluk' gibi sözler kullanılmıştır.
olay ve durumların ancak müzikte olduğu gibi 'telkin' yoluyla anlatılabileceği düşünülmüş, bu nedenle şiirde musikiye, ahenge büyük önem verilmiştir.
'dil, günlük dilin dışında olmalıdır' düşüncesiyle sözcüklere değişik anlamlar kazandırılmış, yeni sözcükler türetilmiş, kimi eski sözcükler yeniden canlandırılmıştır. şiirin dili üzerinde büyük titizlik gösterilmiştir.
güzellik açıklıkta değil, kapalılıkta aranmış, şiirlerde belirsizlikle dolu esrarlı bir hava yaratılmıştır.
şairler 'saf şiir' arayışı içinde olmuştur. şiirlerde klasik nazım biçimleri kırılmış, serbest şiirin yolu açılmış, serbest uyak anlayışı benimsenmiştir.
19. yüzyılda parnasizme tepki olarak doğmuştur.
simgecilik demektir.
şiirde romantizmin karşılığıdır.
duygular ön plandadır.
ahenk, müzik, semboller, imge ve hayaller ön plandadır.
sessizlik, akşam karanlığı, eski parklar, sararmış yapraklar, durgun göller, perde arkasındaki gölgeler önemlidir.
rüyave esrarı hayattan çıkaran pozitivizme, varlık ve tabiatta sadece dışı gören natüralizme ve parnaslaratepki olarak doğmuş bir akımdır. sembolistlere göre şiir, realite ile bütün bağların kesildiği noktada başlar ve onsuzluğa doğru gelişir.
parnasizme tepki olarak doğmuştur. "güzelin değeri kapandıkça artar " düşüncesini benimser. bu düşünce somut olarak düşünüldüğünde akp yi anımsatır bana. bizdeki en önemli temsilcileri cenap şahabettin, ahmet haşimdir.
Simgeciliktir.
Sanatta anarşizmi, idealizmi savunur. Tüm eski kurallara karşı çıkan , Bir takım simgelerin arkasına sığınarak yazılan karamsar yazıların etkilendiği akım.