atv'deki euro 2008 maçlarında yorumcu olarak gördüğüm her maçta saçlarımın dökülmesine sebeb olan, fenerbahçe formasını üstünden çıkarmadan yorum yapan şahsiyet.
euro 2008'le birlikte gecelerimize güneş gibi doğarak biz cahil ve aciz taraftarları aydınlatan futbol yorumcusu şahıs. oyuna sonradan girecek futbolcunun maça gireceği anı maçı stadda izleyen aşağı yukarı herkes bilir. çünkü futbolcu oyuna girmeden 3-4 dakika önce yedek kulubesinden çağrılır, gelir eşofmanlarını çıkarır hazırlanır vs. bir zamanlar yorumcularımız bu sonradan oyuna girecek oyuncuyu bilme numarasını çok güzel yediriyorlardı ama sağolsun rıdvan hoca'nın gizli ses kaydı hepsinin sonunu getirdi. (altan'ın kelini görme vakası)
bu abimiz ise bu gece (bkz: 14 haziran 2008 yunanistan rusya maci) biraz farklı bir varyasyonunu denedi bu işin ve ne hikmetse oyundan çıkacak oyuncuyu bildi. yine maçı staddan izleyenler bilirler ki 4. hakem oyuncu değişikliğinden önce çıkacak ve girecek oyuncularının numaralarını elindeki elektronik zımbırtıya kaydettikten sonra denemek için birkaç kez o numaraları zımbırtının üstünde belertir. bu anda gözü o zımbırtıya kayan sevgili yulamız çıkacak oyuncunu (lypodolous mu neydi) değişilklikten 15 saniye önce diliyle dişi arasında az duyulur bir ses tonuyla söyleyerek "ya ben bu işi biliyorum ama buralarda eriyorum yeaa" coolitesine getirmiş ve olayı bitirmiştir. olmayabilir de.
türk futbolunun en dibe vurduğu dönemlerde fenerbahçe'de top koşturmuş yetenek özürlü eski futbolcu. ligde gol kralı olmuşluğu da vardır bunun. futbolu galatasarayda bırakmıştır.
Açık provakatördür. Bugünkü yazısını okuyanlar kendisinin Fenerbahçe kulübünden maaş aldığı fikrine kapılacaklardır.* Saygıyı hak etmeyen insandır. Amigodur. *
kendisi sadece "yazar" statusundeyken fenerbahce yazılarını zorla* da olsa okuduğum, ancak fenerium sahibi yazar olduktan sonra iyice tahammül edilemez bulduğum ve aslında yaptığının çirkin olduğunu düşündüğüm spor adamı.
fanatik ve subjektif ve de holigandır selçuk yula. tamam hadi biz seni böyle kabul ettik ama bir gazeteci yazılarını araştırmadan etmeden nasıl yazar?
bu nasıl bir meslek ahlakı?
kanın bu kadar mı sarı lacivert oldu beynine oksijen gitmez oldu?
yoksa gerçekleri biliyorsun da işine mi gelmiyor söylemek?
propoganda yapıp işine geldiğini söylemek ve fenerbahçe yi ilklerin takımı olarak lanse etmek ne güzel değil mi?
ama hayır gerçekler senin burada yazdığın gibi değil;
fenerbahçe'nin yenilmesi, berabere kalması, puan kaybetmesi, köşe vuruşlarından yararlanamaması, alex'in sarı kart görmesi, edu'nun karısının maça gelmesi, semih'in bu zamana kadar yedek kalması, appiah'ın adının transfer dedikodularına karışması vb. başta olmak üzere kaleme aldığı hangi konu olursa olsun mutlaka galatasaray'ı sorumlu tutmayı becerebilmiş * ve futboldan zerre kadar anlamayan paranoyak.
saçma sapan yorumlar yapan bir adamdır. ne olursa olsun her fırsatta kendi takımını savunur çünkü at gözlüklerini takmıştır gerçeği göremez. iki günde fenerbahçe'yi dünya kulübü, semih'i henry yapmıştır. ona göre tek iyi takım vardır gerisi kakadır.
bunu okuyorsan "bilmem ne"sin diyeceğim ama demiyorum.
fenerbahçe den kovulup galatasaray ın sahip çıktığını düşünüp, şuan galatasaray a karşı tavrını ve yorumlarını okuyunca yemek yediği kaba sıçmak deyimini aklıma getiren eski futbolcudur. madem galatasaray ı bu kadar sevmiyorsun ne demeye formasını giydin? hadi profesyonel futbolcusun onun için giydin diyelim, peki şimdi niye profesyonel değilsin? amigo gibi konuşup duruyosun. adam gibi gazetecilik yapsana diye kızdığımdır.
eski futbolcu, hadi yasim ortaya ciksin, futbol oynarken kendisini seyretmistim. hakikaten cok iyi topcuydu. fenerbahceden kovulunca kendisine galatasaray sahip cikmisti.
simdi yazarlik yapiyor, ama ne yazarlik ! eger fener yenerse, hakeme ve federasyona ragmen yenmistir, fener yenilirse hakem ve federasyon yuzunden yenilmistir. butun yazilarinin ozeti budur. ona gore herkes fener'e dusmandir.
*bir oyuncu hakkında konuşuyor diyelim; atıyorum 'genç semih'. diyor ki
"dünyada aslında bir çok örneği var bu futbolcuların. semih de onlardan birisi. neden bir cristiano ronaldo, bir figo, bir alex, bir zidane kadar ünlü olmasın ki?"
bir taşla iki kuş vuruyor. hem alex bir dünya yıldızı oluyor, hem de semih zidane oluyor.
*at gözlükleri çok büyük. sağı solu göremiyor. sadece ilerisine bakıyor. o da fener yenildiği zaman eleştirmek yerine "hep destek tam destek" derken fener kazanınca "bir dünya deviyiz" diyen bir arkadaşımız.
*diyorlar ki kendisi galatasaray a çok gelmek istemiş, ama klübün kapısından içeri alınmamış. o da gitmiş fenerbahçede oynamış ve hayatı boyunca galatasaray a karşı büyük bir kin beslemiş.*
bugünkü yazısında fenerbahcenin grubu icin 'Bu grubu kimse küçümsemesin. Bu ligdeki şampiyonları barındıran tek gurup F.Bahçe'nin grubudur' diyebilmiş adamdır. o bahsettiği grubun baska bir kulubumuze ait oldugu gayet acıkken bunu diyebilmis bir adamdır.
hatta isin ilginc tarafı fenerbahcenin rakiplerinden hiçbiri 1992'den itibaren bircok degisiklikle birlikte sampiyonlar ligi adını alip bambaska bir organizasyona dönüşen bu ligi kazanamamıstır.
eger sampiyon kulupler kupasını isin icine katacaksa yine tek grup fenerin grubu degildir. fenerin rakiplerinden inter (1964-65) ve psv (1988) eski s. kulupler kupasını kazanmıstır ancak d grubundaki milan (7 kez) celtic ve benfica(2 kez) sampiyon kulupler kupası ve sonrasındaki sampiyonlar ligini kazananan takımlar arasındadır. boyle bir durumda shakhtar donetsk d grubunda zoru basarmaya calısan bir kuluptur.
selcuk yula ya herhangi bir kagıt parcasında yazamayacak kadar cahil ya da herseyi bilmesine ragmen bu ülkede futbol yazarı olmanın kendi taraftarını kandırıp gaza getirmekten, diğer kulüpleri her kosulda asagılamaktan gectiğini cok iyi biliyor.
edit : kendi liglerinde sampiyon olan takımlardan bahsediyor seklinde mesajlar geliyor. ben yazıyı kıcımdan anlamıs olsam bile fenerbahce de kendi liginde sampiyon degil mi? zaten sampiyonlar liginde oynamiyor muyuz? hani bahane üretmezdi fenerbahce selcuk bey?