unesco tarafından ''dünya miras listesi''ne alınmış,lokum,kuyu kebabı,bükme,simit,cavuş üzümü,göbece,su böregi adlı mutfak eserleriyle migdelere destan salmış türkiye'de eşi benzeri olmayan gezilesi kent.
gidilmesi , görülmesi gereken , tarihi evleriyle , hıdırlığıyla ve kaymakam eviyle tarih kokan karabük ilçesi .oraya kadar gidipte meşhur minyatür safranbolu evlerini almayı sakın unutmayın , sonra pişman olabilirsiniz .
eski çarşısı ile insanı büyüleyen bir kasabadır. çarşı dediğime bakmayın mahallesidir, tarihi evleriyle ünlü mekanıdır. hangar bar'ın mevcut olduğu yerdir. hoştur.
eğer benim gibi moloz bir adamsanız ve alt tarafı eski ev ulan ne var bu kadar abartacak diye düşünüyorsanız yazık edersiniz. Gezilip görülmesi hatta bol bol fotoğraf çekilmesi gereken bir yerdir. Hikaye gibi bir yer, bir anda keyiflendiren bir mekan. Gidin görün efendim.
Hafta sonlarının vazgeçilmez gezi mekanlarındandır. Öylesine popülerdir ki sokaklarında arkadaşlarınızla karşılaşabilirsiniz. Orada yaşayan bir arkadaşım bölge insanının zaman zaman son derece gerici olabileceğinden bahsetmişti. Zira ilk üniversitenin açıldığı dönemlerde küpe takan erkekleri evire çevire dövüyorlar, üniversiteli kızlara orospu muamelesi yapıyorlarmış. Lakin zamanla onlar da alışmışlar. Yamulmuyorsam Kuyu kebabı adında bir kebapları vardır ki yenilmelidir.
tarihi dokusu son derece iyi korunmasına rağmen tarihi caddelerinin araç trafiğine kapatılmaması nedeniyle içinde gezmesi pek de rahat olmayan şirin bir ilçemizdir. insanda görünümü bir ürgüp havası yaratır ama onun kadar ihtişamlı değildir. orada birşeyle alınacaksa bu mutlaka çekme helva olmalıdır. gül reçeli * alma gibi bir hata yapılmamalıdır.
insanı pek de tekin olmayan, diğer yörelerde "hayın" şekilinde tabir edilen yerdir. ayrıca gezmek için bir gün yeterlidir. evleri sadece safranbolu'da değil bartın ve kastamonu'da da vardır
her tarafı ile tarih kokan bir ilçedir. birbirine benzeyen o estetik ve ergonominin en üst düzeyde bulunduğu evleri, her daim güleryüzlü ve içten insanı ile gezilesi bir yerdir. nereye giderseniz gidin size gülümseyen, hoşgeldin diyen, yoldan arabayla geçerken bile baş selamı veren, hiç bir kazanç artniyet taşımadan size her türlü yardımı gösteren bir halkı vardır. gezilecek yerleri ilk bakışta çok az gibi görünse de golf arabaları ile yapılan şehir turuna katılındığında aslında hiç bir zaman girilemeyecek olan o dar sokak aralarında nelerin yattığını görüyor insan. 150-200 senelik konakların içerisine girildiğinde o zamanlarda yaşayan insanların hayatlarını kolaylaştırmak adına ellerindeki teknoloji ile neleri düşünüp neleri uyguladıklarını gördüğünde ise insan bir hayli şaşırıyor.
bir nokta daha, herkes der ki, safranbolu'ya gittiğinde safranın kilosu kaça diye sormayın. sebebi ise safranın kilosunun 15-20 milyar civarında olmasıdır. safran bitkisini safranbolu'da -ki tüm türkiyede de diyebiliriz- sadece bir aile yetiştiriyormuş. bu aile de senede en fazla 1,5 kilo yetiştirebiliyormuş. dolayısıyla toplam mahsül senede 1,5 kilo olunca pahada da bu kadar ağır oluyor bu bitki. o sebepten esnafa kilosu kaça gibi bir soru yerine gramı kaça diye sormak gerekiyor safranbolu'da.
gidildiğinde, kuyu kebabı, iç pilav, bükme, sac kavurma yenilmesi, safranbolu lokumundan kesinlikle alınması, safran ile yapılmış zerde'den yenilmesi, mağaranın gezilmesi ve yörük köyüne gidilerek gezilmesi, gözleme ve ayranın mideye indirilmesi icap eder.
kar yağarken gidilince, kendinizi ortaçağda hissetmenizi sağlayan hüzün kenti. ayrılığın üzerine, gidilmemesi tavsiye edilir; bir de safran nedir diye sorulmaması.
türkiye'de koruma altındaki 50.000 yapıdan 30.000'i istanbul'da, 1200'i safranbolu'dadır, ki, sayı olarak 3., yoğunluk oranı olarak 1. sıradadır bu rakamlara göre bu şirin şehir...
UNESCO tarafından "Dünya Miras Listesi"ne alınan, tüm ülkede bulunan yaklaşık 50 bin kadar korunması gerekli Kültür ve Tabiat varlığının 1131'ine sahip, bunları koruyabilerek de "Korumanın Başkenti" ünvanını alan, yaklaşık 2000 geleneksel Türk evinin bulunduğu Karabük iline bağlı şehrimiz...
Gidenler mutlaka çifte kavrulmuş lokum alsınlar....
memleketim.anadolunun en güzel kasabalarından biri oldugunu düşünüyorum. (bkz: amasra)
tayyip yılbaşında filan buraya gelir ayrıca.kış tatillerinde demek daha dogru. (bkz: ekinlik adası)
çocuklarını amerika'da okutan Remzi Gür'ün konaklarında kalır.**
safranbolun bılınen tarıhı evlerı yanısıra ; muhtesem de bır unıversıtesı vardır ; hele unıversıtenın yanında bır kırtasıye vardır kı ; kırtasıye mı kahvehanemı bellı degıldır ; bas mudur orda ugur efedır ; oralar ondan sorulur ...
baglar dıye yukarı bır semtı vardır ; unlude bır kahvesı ; kahveye gırdıgınızde oranın unlu ayranını ıstersınız ve ayranla gelen garson merhabası yanında der , sız bır anlam veremezsınız dumur vazıyetınde kalırsınız .... gıdersenız aman dıkkat ...
ayrıca tayyıbınde sık sık zıyaret ettıgı bır yerlesım yerıdır ..