yeni bir sözlük efsanesi olmak üzere bu kalıp. nam i diger uçan sadri* bir gün esra ceyhan'ın gazıyla programa katılır ve olaylar gelişir.
esra ceyhan: sadri bey napıyorsunuz? buyrun oturun.
diğer konuk: bunu alın dışarıya!
esra ceyhan: peki alalım dışarıya.
(iç ses: buradan da iş çıkmadı peki alalım madem dışarıya. sabricim niye erkenden atladın ya:( böyle mi konuşmuştuk. neyse parasının yarısını keserim artık)
vallahi de nurtopu gibi bkz. teşekkürler esra ceyhan! tüm sözlük camiasının gözü aydın.
esra ceyhan'cığım; adam stüdyoyu aşağıya indiriyordu, yanındaki tarık mengüç kaçmasaydı, suratını parçalıyordu adamın di mi? alooo! sen hala uykudan yeni uyanmış gibi "napıyorsunuz sabri bey?
(bkz: geldik mi)
sabri bey sence napıyor esra ceyhan?
biz bunu biliyoruz, şıp diye anladık da.
ama senin n'aptığını kimse bilmiyor, kimse anlayamadı. te allam ya.
iki cevap ihtimali olan bir soru. birinci cevap,esra hanımınm soruyu sorarken ki haline bakarsak , bu olay kurgudur önceden düzenlenmiştir. ikinci ihtimal böyle bir manyaklığğa böyle bir tepki verdiğine göre esra hanımın da ruhsal durumunda bir şeyler vardır. normal bir insan hele ki bir bayan o an bir çığlık atar, bir yerinden hoplar, bir tepki verir yani.
sadri'ye yorum bile yapamıyorum. canı da yanmadı manyağın debelenirken.
derin devletin planladığı bir programda, uçabildiğini iddia eden- lakin kendini 'sadece' yerden yere 'atabilen' biri gibi gösterip amacına da ulaşmış sadri bey e, türk televizyonlarının büyük düşünürü, yerli wollstonecraft * esra ceyhan ımızın sorduğu mantık fışkıran ve fışkırtan sorudur.
her şey bir yana, olayın derin devlet-fbi-cia ve bilumum diğer dış mihraklar bağlantısına bir kez daha temas etmek isteriz. herkes istediği gibi anlasın ama bencileyin artık bu çok açık. programlı olarak, türk milletine ve bu sınırlarda bulunan herkese şaşırmayı unutturuyorlar. yoksa düşünce önderimiz esra ceyhanımız ve muhterem ekibi, programdan önce 'lan sabri, uçuyom kaçıyom ayağına geldin. seni programa da çıkaracaz ama de bakem ne yapıcan orda-bi açık et deli oğlan..' demeyi akıl edememiş olamaz. imkanı yok.. kestirmeden sonuca bağlayacak olursak; bir canlı yayında yahut bir canlı yayının bant kaydı vasıtasıyla bu tür bir olaya tanık olmuş insanlar * 10dk sonra obama gelip istanbula; '-çekilin la, buralar artık bizim' dese şaşırır mı? of korz no dey dondt. programlı olarak öyle bir kıvama getiriliyoruz ki, götümüze şemsiye girse 'açılmaz nasolsa settir et' diyeceğiz.
son olarak bir diğer yaklaşımdan daha bahsetmeden ekle butonuna tıklayamayacağımdır. bir grup vatandaşa göre sadri abimiz esasında uçmuştur da. bu yaklaşımın en önemli dayanak noktası şakşuka tarık ve ömer in sadri abimizin semaya yükselmesi esnasındaki tepkileridir. **
üç yaşındaki evin haylaz oğluna, yaptığı yaramazlıkların hesabı sorulurken kullanılır bu cümle ama camlı yayına aldığınız konuğunuz kendini yerden yere atıp sara ya da histeri krizine girmiş gibi yerlerde dörünürken görünce kullanılmaz.
sakin sakin "napiyorsunuz" ve ardından yine gayet sakin; "evet..evet..alın bunu dışarı" tarzı bir kadın değil esra hanım. sunuculukta ustalaşmış olabilir yıllardır ekranda ama olay son derece "farklı".
sadri bey e gelirsek; o tamamen pişmiş bir medya maymunu olmaya aday. garibim zannetti ki ajdar gibi kanal kanal çıkıp dolaşacak insanlar da buna prim verecek.
evet sadri bey seçici değiliz ama inanın ki o kadar da değil.
pokemon vari bir şekilde poketopundan atlayarak yuvarlanan sadri bey e yöneltilen güzide soru. esra ceyhan ın sesindeki anne tonu olayın ne kadar acıklı olduğunu anlatmaya da yetiyor.
- sadri bey ne yapıyorsunuz?
+ eşeğin zikini yapıyorum. ne yapacam? bilim teknik dergisi sırrımı çözsün diye malzeme veriyorum. tamamen bilimsel yani! alleegghhh...