Türk sinemasının en büyük karakter oyuncularından birisidir,karşılıklı 2 tek atmak istediğim sohbet insanı canımız turist ömerimiz, ofsayt osmanımız herşeyimizdir.
"türkiye de değeri bilinmedi, büyük komedyen di ama kıymeti bilinmedi" vsvs, belki bunların hepsi gerçek olabilir, haksızlık yapılmış olabilir veya aksine gereken önem gösterilmiştir sadri alışık a, tüm bunlar bir kenara fakat içimde bir hüzündür bu büyük aktörün (bakın komedyen falan demiyorum tam bir aktördür çünkü) bu büyük oyuncunun dünya sinemasında yer alamamış olması. şundan eminim ki dünya çapında çok büyük bir aktördür ama maalesef dünya ya açılamamıştır bu yeteneksizlikten değil, olanaksızlıktandır..
1965 yapımı, hırsız filmindeki "bana bak delikanlı; burası istanbul. hani adama bir tophane sarması takarlar.. belkemiğin balık iğnesi gibi böyle eğrilir" repliğiyle naralar attırandır. çok eskilerden bile müthiş yakışıklı bir adamdır.
oynadığı her filmde rolünün hakkını fazlasıyla vermiş büyük bir sanatçıdır. lakin "kartallar yüksek uçar" dizisinde canlandırdığı banazlı ismail rolünde oscarlık performans göstermiştir. allah gani gani rahmet eylesin.
bir ağlar ki herkesi ağlatır, bir güler ki cümle alem güler. ardında baş yapıt niteliğinde filmler, kerem alışık gibi bir facia bırakmıştır.
ayıp ettin şemsettin filminden bir sahne..
kötü kadın: nıhahahaha, zafer prensesindir.
sadri alışık: prenses de zafer'indir.
bu güzel komedi filmin de hüzünlenir mi insan.?
üzülüyorsun rahmetliye. adamlığına. artık olmayışına.
nezaketini ,hürmetini izliyor hayran oluyorsun.
hakikaten dolu bir zamanmış o yıllar.
meyhane masasında oturan herkes filozof.
herkesin kafası iyi ama, herkes eşit.
genelde pek çok kişi aynı durumda.
toplum daha içten.
çok ama çok kıymetli bir hayat yaşamışlar.
Küçükken hastanede yattığım dönemde babam Sadri Alışık ile ilgili "Şaka ile Karışık, Sadri Alışık" isimli kitabı hediye etmişti bana.(Yazarı yanılmıyorsam Kubilay Çelik'ti) işte o kitapla tanıdım Sadri Alışık'ı, Turist Ömer'i, o kitapta öğrendim Ayhan Işık'ı, Çolpan ilhan'ı ve okuyup öğrendikçe de hayran kaldım içindeki neşeye, sevgiye. Cennette buluşmak dileğiyle güzel insan.
Tanım: Türk sinemasının unutulmayacak komedi oyuncularından birisi.
keşke şu anda orta yaşlarında ve hayatta olsa da televizyonda sinemada oyuncuyum diye geçinenleri sıraya dizip oyunculuyla dövse dediğim 'usta' dır.
filimlerinde , o ağlarken siz de ağlarsınız,o iç çekince siz de iç çekersiniz, o bir sigara yakınca siz de yakarsınız, o rakı masasındaysa sizin de iki tek atasınız gelir. el değmememiş katıksız ama kimseyi incitmeyen sokak ağzı ve bir istanbul bey efendisi kıvamında takım elbisesi ve kravatı...
filmlerini izlerken konuşmasına bile gerek olmadığını düşündüğüm şahane insan. konuşmasın , istanbul'a şöyle kederli bi bakıp iç geçirsin yeter...
oyunculuk üzerine bir ülke olsaydı emin olun o mutlaka kral olurdu... o rol yapmazdı yaşardı...
gel gör ki böyle büyük bir usta için -hadi oyunculuğunu da geçtim böyle harika bir insan için- girilen sadece 70 entry bizim onu ne kadar hak etmediğimizin ispatı olsa gerek...
(bkz: nurların içinde yatsın)
--spoiler--
sevgimizin bir tanesiydin müjgan...
saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür, elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti...
ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
öyle bir sevdim ki müjganı, dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana.
evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar, fakir soframız kurulur gibi geldi.
sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-ü hülya kurardık. sonrada çarşılara giderdik.
eşya beğenirdik elden düşme; aynalı konsolumuz topuzlu karyolamız bile olacaktı.
müjganın her an her bi daim yanında olacaktım ama olmadı gitti.
nereye mi ?
paraya gitti abicim paraya!
--spoiler-- *
"bu da mı gol değil?!" repliğine ölürüm daha nice repliklerine ölürüm. turist ömerli "eyvalla abiciim"lerine taparım, ölürüm tekrar taparım. kısacası çok büyük üstad çok!
Sadri Alışık ömrünün son yıllarına doğru bir trafik kazası geçirir.
Estetik cerrahı yapılacak olan müdahaleleri sıralarken bir de teklifte bulunur; Sadri bey
der, hazır elimiz değmişken şu yüzünüzdeki kırışıklıkları da alsaydık.
Napıyorsun doktor der Sadri Alışık, Ben onlara ömrümü verdim!
komedyen ve sanatçı diye bu adama denirdi eskiden. o kadar saygın bir meslekti.
şimdi mehmet ali erbil gibi insanlara da komedyen ve hatta utanmadan sanatçı deniyor.
bu adam komdyense, mehmet ali gibiler ne?
onlar sanatçıysa, bu adam ne?
türk sinemesında mükemmel bir yere sahip oyuncudur.
oynadığı filmler, bu filmlerdeki tiplemeler, konuşmalar... hepsi müthiş bir akıcılıktadır ve anlatmak istediğini rahatlıkla aktarır izleyiciye.
enterasan bir güzellik vardır sadri baba' da.
ömrünün son yıllarına doğru bir trafik kazası geçirir, kaza sonrası bir estetik cerrah sadri alışık' a müdahalede bulunurken " sadri bey, oldu olacak bir de şu yüzünüzdeki kırışıklıkları da düzeltelim." der. sadri alışık cevap verir anında: ". Napıyorsun doktor! Ben onlara ömrümü verdim! "
işte böylesine güzel bir insandır.
allah nur içinde yatırsın.
bir insan her şeyi mi içten yapar..mış.. arkadaş. her şeyi mi güzel yaparmış...
öyle bir oynar ki, aslında oynamaz, yaşar.
öyle bir şarkı söyler ki, her kelimesi, her melodisi kalbinden süzülüp ağzından taşar... böyle bir adam ne yapsa, onu izleyen de aynı etkiye kapılıp gidiyor işte.
mekanın cennet olsun büyük adam. adam adam, nur içinde yat.