dinini allaha özgülemiş, allahada kuranada şirk koşmayan, uyduruk hadisleri, masalları din yapmayan kişilerdir. sadece kuranın temel insanlık kanunlarına uyarlar... kuranda yasaklanmayan hiç bir şeyi yasak etmezler. midyede yerler, koluna dövmede yaptırırlar ama namazda kılarlar oruçta tutarlar ellerinden geldiğince. sadece kuran dedikleri için dinleri çok insani ve rahattır. mutlu insanlardır. millet yavaş yavaş uyanıyor ebu cehilin çocukları din üzerinde kurduğunuz çıkarcı ve ekonomik sömürü düzeni bitiyor !
"sadece kuran yetecek olsa allah peygamberi onu anlatmak için göndermezdi" diyenlerin karşısındaki ekiptir.
kuranı anlamak her aklın ereceği şey değildir. onu anlayacak kadar ilim irfan sahibi kişiler, kendini ve ömrünü bu işe adamış kişiler vardır ve onların açıklamaları ile belirli noktalara varabiliriz.
kuran yalnızca ilk bakışta gördüğümüz şeyleri anlatmaz, bir de mana alemi vardır. o aleme de herkes giremez.
bir de allah peygamberi insanlara örnek yaşamı göstermek amacıyla göndermiştir. kuran'ın uygulamaya geçmiş hali hazreti muhammeddir. onu tanımadan ve incelemeden her şey eksik kalır.
not: "sadece kuran yeter" yıllarca sahip olduğum prensip iken, yıllar, öğrenilenler, tecrübe bu fikirleri oluşturmuştur.
andolsun ki biz bu kur'an'da her türlü misali gösterip açıkladık. Insanın en çok yaptığı iş tartışmadır. Kehf 54.
Kuran gayet açık bir kitaptır. Içinde zaten buna vurgu yapan pek çok ayet bulunur. Fakat üzerinde kafa yormak gereken yerler de vardır.
Kafana soru takılırsa da onun cevabı bir sonraki ayette karşına çıkar.
Burada yapılması gerekilen iş hz. Muhammed'in hayatını detaylı bir biçimde okumaktır.
her şeyin kur'anda olmadığı da doğrudur. ancak, kur'anın yol gösterdiği bilinciyle anlamaya çalıştıkça, bir kelimeden bin anlam çıktığını fark etmek zor olmayacaktır.
dolayısıyla bakış açısını doğru yöne çevirmesiyle dahi kişiyi ahlaka, dinini doğru yaşamaya sevk edecektir..
ÖZ ELEŞTiRi TEORi VE PRATiKTE SADECE KURAN
Sadece kuran mesajının teoride güzel, hemen hemen tutarlı ve mantıklı buluyorum.
Ancak pratikte büyük sorunlara yol açacağı kanaatindeyim. Öncelikle aşırı bireysellik doğuracağından endişeliyim. Herkesin anlama kapasitesi samimiyeti farklı olacak. Elbette dinde zorlama ve zorbalığı kabul etmiyorum. Kimseye bir fikir, anlayış dayatılamaz. Ancak kuranda birlik olmakla alakalı pek çok ayet var. Barış toplumu hatta olası Barış devleti için bu birliğe ve en azından en azından temel şeylerde birliğe ve yakın düşünmeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
Elbette haksız bi eleştiri yapmak istemem. Sadece kuran mesajı peygamber ve 4 halifeden sonra iktidara gelememiştir. Bundan dolayı yeterli bi pratik elde edememiş hadislerin hurafelerin baskısı altında yaşamayı sürdürmüştür. Bireysel veya küçük gruplar ekoller halinde günümüze gelmiştir.
Ancak günümüzde durum farklı. Bilgi teknloji çağındayız. Özgürlük basın medya çağındayız. Günümüzde birleşme biraraya gelme ve teoride mantıklı bu kuran mesajını pratikte de olabilldiğince iyi bi şekilde uygulamaya çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.
Konuyu toparlayacak olursak en azından temel şeylerde birleşmemiz ve aynı görüşte olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu temel şeyler şunlar: allahın birliği nübüvvet ve ahiret. Tevhitte kuranda ve onun getirdiği temel mesajlarda ayrılık olmamalı. Ayrıca sürekli kuran da tekrarlanan namaz oruç zekat hac gibi temel ibadetlerde bi birliğe ulaşmak gerek.
Bugün hala daha salatı(ikamet-us salatı) namaz dışı garip hareketler olarak algılayan salat dua dır, desteklemedir diyenler in olması orucu yiyip içerek tutulması gerektiği gibi tutarsız ne arap diliyle ne kuran mesajıyla alakasız şekilde yorumlamak ya gafletin ya cehaletin ya da hıyanetin,samimiyetsizliğin ürünüdür. Bu gibi basit temel ibadetlerde bile birleşilemiyosa bu mesajın ilerde kendi kendini imha etmesi olası bi durumdur. Eğer hak yol bu ise zaten olmaz. Ama bu şekilde olmaması için de çalışmalı ve birlik olmaya gayret etmeli, bunu yaparken yapıcı olmalı baskıcı ve dayatmacı olmaktan kaçınılmalı dengeyi tutturmalıyız diye düşünüyorum.
Örneğin elçinin görevi mesajı iletmekti. Elçi muhammed mesajı arkadaşlarına ilettiğinde içlerinden biri tamam ey muhammed sen bu mesajı(örneğin salatı) bana ilettin bitti senin görevin artık tamamlandı. Ben bu salatı destek manasında anlıyorum. Bana tahakküm da edemezsin sen şari de değilsin sen ancak anlatırsın senin anlattığından da ben bu anlamı anlıyorum. Demiş olabilir mi?
Lütfen, lütfen, lütfen kendimizi sorgulayalım.
Ben bunları yazarken bi öz eleştiri yapıyorum. Kuranın kendisinden 300- 600 yıl sonra yazılmış insan insiyatifine korumasına bırakılmış kitaplara muhtaç olduğunu söylemiyorum. Sadece kendimizi eleştirmeyi hem teoride hem pratikte tutarlı mantıklı olmayı arzuluyorum.
Selamlar...
Nasıl arkadaş? Kafayı mı yediniz siz. Kur'an kime gönderildi? Alelade birine mi? Cennetin kapısında Muhammed Resulullah yazmıyor mu? Kur'an kime gönderildi tekrar soruyorum... Birisi yukarıda hadisi alimleri haşa hor görmüş. Kur'an'ı okumayı bizlere kim kimin aracılığı ile öğretti bir düşünelim bakalım nereye varacaksınız.
inanca göre kuran değiştirilemez ama hadislerde böyle bir garanti yok. Namazı nasıl kılacağız vs. Diyen angutların da hayatlarında hiç kuran okumadığı belli. Zaten müslümanların sorunu bu. Müslüman kuran okumaz, ateist okur. Müslüman dinini bilmez, ateist islamı bilir. O zaman ateiste yanacaksın demek komik. Neyse kime ne anlatıyorsak. Git hadisleri oku, vaazlara git.
bu dinde tartışmalı bir konudur, tartışmalı olan yanı kuranın varlığı değildir. kuranı hepsi kabul ediyor zaten. ama hadisleri bir takım kişiler kabul etmiyor veya bir takım hadisleri kabul edenler bazı hadisleri kabul etmiyor gibi bir durum var.
ama bu basit bir mevzu değil bence, çünkü az hadis yok ve şeriat ülkelerinden hadislerden beslenme gibi durum var.
ama bazı yeni modacı müslümanlar hadisleri atalım hiç değilse kuranı bir şekilde kıvırırız ayağındalar gibi görünüyor.
Allahuekber (Allah en büyüktür) demeyi zor görüp, Allahu kebir (Allah büyüktür) diyenlerdir. Hz Peygamberi haşa postacı gibi görürler. Din kaynakları Kuran da değildir ha.. Hep ya tarihi veriler, ya kabul etmedikleri hadis-i şeriflerdir.
Takip ettiğime göre bunu diyenlerin tek olayı ayet cımbızlayıp sağı, solu müşrik ilan etmek. Bu halleriyle (bkz: harici) lere çok benziyolar.
Hani şu Hz. Aliyi ve Sahabeleri islama çağıran hariciler...
Ayrıca entelektüel selefilik ideolojisiyle doğrudan ilintililer....
Dedim ya tek olayları ayet ayıklamak. Bazıları öyle noktaya gelirki ayetleri görmezden gelirler. Görmezden gelmeyi geçtim inkar ederler.
De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyun da Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı yarlıgasın. Allah yarlıgayıcıdır ve rahîmdir. (ali imran 31)
Ve kim, Allah'a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki gerçekten de biz, kâfirlere, yakıp kavuran bir ateştir, hazırlamışızdır.(feth 13)
Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.(nisa -- 80)
ihtilaflı bir işin hükmünü allah ve resulünden anlayın! (nisa 59)
Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.(ahzab - 36)
Bundan sonra ayet cımbızlaması iftirasını atarlar bu ayetleri söyleyenlere. Kuran apaçıktır ayetini gösterirler. E zaten biz anlaşılmaz demiyoruzki Resulullahın öğrettiği metodolojiyle doğru anlaşılır diyoruz....
Bide hani Kuran yeterdi. Ben kurandan bunu anladım. Sen niye itiraz ediyorsun. Hemen ardından mesele hadislere gelir.
Şurada değindim birazcık, bi bakın isterseniz
(#28549966)
Ondan sonra neshi inkar etme başlar. Ama kuran tabiiki cevabı verir;
Bir âyetin hükmünü değiştirir, yahut geri bırakırsak ya ondan hayırlısını getiririz, yahut onun eşidini. Bilmez misin ki Allah'ın her şeye gücü yeter. (Bakara 106)
Bir âyeti, başka bir âyetin yerine koyup hükmünü değiştirdik mi, Allah neyi indireceğini daha iyi bildiği halde, sen derler, ancak bir iftirâcısın; halbuki onların çoğu bilmez.(Nahl 101)
Tabii sadece kuran diyenlerin çarpıtmaları bunla sınırlı kalmaz. Her hocaya gideni bile müşrik diye yaftalarlar ama gene Kuran konuşuyor;
işte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar. (ankebut 43)
Ayrıca Kuranda anlaşılmayacak ve tevil gerektiren ayetler hakkında
O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. ilimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. (Ali imran 7)
Son olarak bu sadece kuran diyenlerin hepsi ayrı bişey anlamıştır Kurandan. Ve ihtilafı arttırmaktan başka bişey yapmadıkları halde mezhepleri ihtilafla suçlarlar...
Ayrıca bu şahısların Tasavvuf gibi bu medeniyetin kültüründeki en ince irfani ilme küfür ve şirk yakıştırması yapması, vahhabilerden bile hoşgörüden yoksun olmaları gayet açıktır...
Nerde Ehlisünnetin Müslümanım diyeni tekfir edersen sen kendin dinden çıkarsın anlayışı; nerde sadece kurancıların Mevlana gibi hoşgörü önderini bile tekfir etmesi...