sabaha bir şiir bırak

entry111 galeri22 video1
    99.
  1. kalktın sabah sabah
    gideceksin bir meçhule
    terk edeceksin sıcacık yatağını
    bir hiç uğruna ey modern köle
    boş ver faturaları
    vur kafayı yat yerine.
    2 ...
  2. 100.
  3. 103.
  4. baharda kışı,
    kışın da baharı özler insan
    ne uzaksa onu özler
    kavuşmak şart mı? boşver!
    bazı şeyler yokken güzel.
    ö. asaf
    2 ...
  5. 104.
  6. Bir çift güvercin havalansa
    Yanık yanık koksa karanfil
    Değil bu anılacak şey değil
    Apansızın geliyor aklıma.
    0 ...
  7. 105.
  8. seni saklayacağım / özdemir asaf

    seni saklayacağım inan
    yazdıklarımda, çizdiklerimde,
    şarkılarımda, sözlerimde.

    sen kalacaksın kimse bilmeyecek
    ve kimseler görmeyecek seni,
    yaşayacaksın gözlerimde.

    sen göreceksin, duyacaksın
    parıldayan bir sevi sıcaklığı,
    uyuyacak, uyanacaksın.

    bakacaksın, benzemiyor
    gelen günler geçenlere,
    dalacaksın.

    bir seviyi anlamak
    bir yaşam harcamaktır,
    harcayacaksın.

    seni yaşayacağım, anlatılmaz,
    yaşayacağım gözlerimde;
    gözlerimde saklayacağım.

    bir gün, tam anlatmaya..
    bakacaksın,
    gözlerimi kapayacağım..
    anlayacaksın.
    3 ...
  9. 106.
  10. kuşlar kalkıyor aya irini üstünden
    bir sap ot kulaklarının arkasında.
    ben sonunda burdasın işte diyorum kendi kendime
    burda eski bir atlasın kesiştiği yerde.
    bir kedi gözlerini dikmiş sana bakıyor
    ve aşağılarda gök ne kadar aşağılarda olursa.
    ve karşıdan karşıya geçmeye çalışıyor bir kadın.
    ben seni düşünüp korkunç ince diyorum görmediğim boynu.
    önümden çerçiler askerler bıçak bileyiciler geçiyor
    ve asık suratlı kazmacıları dünyamızın.
    bir ses seninle aynı yarımadadayız diyor
    ve yitiyor sonra pera’nın eski bir sokağında.
    pera’nın eski bir sokağını tepiyorum ben böyle her akşam
    her akşam tabanımda senin çamurun

    pera’nın eski bir sokağında - ilhan berk.
    1 ...
  11. 107.
  12. mataramda tuzlu su / ismet özel

    west indies,kızıl elma,itaki,maçin!
    uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
    beyazların yöresinde nasibim kalmadı
    yerlilerin topraklarına karşı şuç işledim
    zorbaların arasında tehlikeli bir nifak
    uyrukların arasında uygunsuz biriyim
    vahşetim
    beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı
    kendime dünyada bir
    acı kök tadı seçtim
    yakın yerde soluklanacak gölge bana yok
    uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

    uzak nedir?
    kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
    gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
    başım açık, saçlarımı ikiye
    ortadan ayırdım
    kimin ülkesinden geçsem
    şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
    cesur ve onurlu diyecekler
    halbuki suskun ve kederliyim
    korsanlardan kaptığım gürlek nara
    işime yaramıyor
    rençberlerin o rahat
    ve oturmuş lehçesinden tiksinirim
    boynumda
    bana yargı yükleyenlerin
    utançlarından yapılma mücevherler
    sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin
    mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok
    uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

    bir hayatı,ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
    görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta
    askerken kantinden satın aldığım cep aynası
    bazı geceler çıkarken
    uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta
    gibi lükslerim de burda kalacak
    siparişi yargıcılar tarafından verilmiş
    bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya
    taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım
    burada bitti artık işim, ocağım yok
    uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
    1 ...
  13. 108.
  14. Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
    Uykudan uyandırsam seni:
    Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliçten.
    Vapur düdükleri ötmededir.
    Etraf alacakaranlık,
    Köprü açıktır henüz.
    Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

    Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
    Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
    Dağ başında beş on haneli köyler,
    Telgraf direkleri yollar boyunca
    Koşuşup durmuş bizle beraber.

    Şarkılar söylemişim pencereden,
    Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
    Biletim üçüncü mevki,
    Fakirlik hali.
    Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
    Sana Sapancadan bir sepet elma almışım..

    Ver elini Haydarpaşa demişiz,
    Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
    Hava hafiften soğuk,
    Deniz katran ve balık kokulu
    Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
    Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

    Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
    -Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
    Saçların dağınıktır, mahmursundur.
    Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
    Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
    Uykudan uyandırsam seni,
    Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliçten.
    Fabrika düdükleri ötmededir.

    (bkz: turgut uyar)
    1 ...
  15. 109.
  16. güne güzel başlamak için bahanedir.
    0 ...
  17. 110.
  18. kendimizi sıgaya çekme günleridir bugün
    toparlanmazsak halimiz yamandır o gün
    ey kullar hadi Yaratıcınıza dönün şu acıklı gün
    felaketimiz çoğalabilir yoksa gün be gün.
    0 ...
  19. 111.
  20. kafamda deli bir rüzgar var,
    esince çıkmak gitmek istiyor,
    buna beynim de karar vermiyor,
    damarlarımın yaprakları dökülüyor,
    tüm bedenim güneşi istiyor,
    gel artık yaz,
    bu mevsim çok yordu
    çok da yormaya devam ediyor,
    güneş iyi gelecek bunu herkes biliyor....
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük