Duymak ne büyük saadet. Lakin ben neden şu yatağımdan kalkıp da efendime secde edemiyorum? Bana ben olduğumu hatırlatan, yegane huzur kaynağı. Hiç ama hiç eksilme sen hayatımızda hoş sadamız!
Huzur verdiği insanlardan olmaya can attığım fakat her duyuşumda benim içimin korkuyla kaplandığı ezandır. Sanki sabah ezanını Allah okuyor gibi hissediyorum, benimle konuşması beni ürkütüyor. Hava ise her şeye müsait.
uykuyu bölen bir ezan çeşidi. bence çevre düzenlemesi kapsamında desibeli düşürülmeli. dinler eninde sonunda manevi boyutunda çıkıp gelenek olunca gerçek anlamda din olmaktan çıkar. yasaklansın demiyorum, sadece sesi düşürülmeli.
En sevdiğim ezan. Böyle yaya yaya uzun uzun okuyor hoca. Ses falan yankılanıyor yanık yanık.
Ateyiz olan ben bile lan acaba? Diyorum. Öyle bir huzur öyle bir bir şeyleri hissetme.
Çoğu müslümandan daha çok dinledim bu sabah ezanını. Hadislerle çarpıtılan bu dinde belki de hakkıyla yapılan tek güzel ve doğru şey okunan sabah ezanı.
ne kadar dindar değilim desem de çok hoş duygular uyandıran ezandır.
hele ki türkiye de okunanı.
malumunuz başka ülkelerde başka mezhepler farklı okuyabiliyor.
Sessizliği ya yaran ya da hoşnutça içine nüfuz eden ezan. Ortası yok. Kimi sesler hoşça nüfuz ederken, kimi sesler ise yarma oluyor. Büyüdüğüm şehirde merkezi sistem vardı ve ezan tüm şehre tek bir camii'den okunurdu. Ulu camii ve Hafız ali... Ses tonundaki o nağmeler, kulakları ruhla birlikte okşayan o tonlamalar, ziyadesiyle arap aksanı ve huşu dolu bir davet. Tüm memleket, dağın eteklerinde kurulu taştan sokaklar ve evler hafız ali'nin sesiyle asude bir mistizm ile yankılanırdı. Yankılar lacivert tan ağartısı yalancı denize doğru süzülüp ovada kırıklıklarını dökerdi. Sadece sabah ezanı değil, günde 5 defa hafız ali'nin mahrecinden kopan tonlar ev ev şehri gezer, damlardan uçar abbaralara uzanırdı. Her ezanda hafız ali'nin ses tonu makama ruhları uydururdu. islam dininin bilal-i habeşi varsa, biz şehir müslümanlarının hafız ali'si vardı. O ki tüm ruhlara hitap eder, müslim gayrimüslim gözetmezdi.