ortaokulda lisede başarılı bir öğrenciydim. sadece bir kere 4 görmüştüm o da dönem ödevini vermediğim için son sınıftaki din kültürü dersiydi. ama üniversitede veri yapıları dersiyle tanışana kadar sıfır alma duygusunu yaşamamıştım. teşekkürler veri yapıları, bana bunu da öğrettin.
lise hayatımı istikrarlı bir şekilde 40-60 aralığında aldığım puanlarla tamamladım. ilk sıfırım üni. 1. sınıfta analiz 1 dersinden geldi. 100 üstünden 0.
Üniversiteye gelene kadar sıfırdan haberim yoktu. Ne zaman çevre mühendisliğine giriş vizesine girdik o zaman anladım. meğer üniversite vizeleri bizim bildiğimiz gibi değilmiş. Yarım sayfamı yazdım yirmimi aldım. hele ki bir eleman vardı üç sayfa yazdım lan diyordu, ne aldı peki ? beş değil, on değil, tam tamına on beş. tabi kanunlar böyle. sen işleme ışıldama, yuvarlanma yosun tut, sonra gel buralarda bıdı bıdı yap.
lanet olası fizik dersiydi. hoca tahtaya bişeyler karalardı ama hiçbir şey anlamazdım. fizik dersinin yeri bende ayrıdır çünkü ilk dönem 44'ten 1 , ikinci dönemde 24'ten 0 gelmişti. ikisindede 1 puanla kaçırmıştım.