rubailer

entry61 galeri0
    26.
  1. bir ses getirdi rüzgar kulağıma
    gel diyordu uzaklardan uzaklara
    fırladım koştum karanlığa
    ışığın yeter seni bulmaya...
    3 ...
  2. 27.
  3. Çıkarın ! kalplerinizi koyun önünüze
    Sevda dan bir sınav yapacağız
    Başlayabilirsiniz istediğiniz yerden sevmeye
    Her zaman ki gibi kalacaksınız.
    3 ...
  4. 28.
  5. 29.
  6. kader defterimi yeniden yazabilseydim
    kendime gönlümce bir hayat seçerdim;
    bütün dertleri siler atardım dünyamızdan
    sevinçten göklere uçardı düşüncelerim.
    0 ...
  7. 30.
  8. nazım hikmet ran'ın rubailerinden bazıları:

    2

    Ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
    ruhum onun, o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir.
    Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl
    bana ışığı vuran yârimin cemâlidir...


    3

    Sevgilimin hayâli dile geldi aynanın üzerinde :
    '' O yok, ben varım'' dedi bana günün birinde.
    Vurdum, düştü parçalandı ayna, kayboldu hayâl
    ve lâkin çok şükür sevgilim duruyor yerli yerinde...

    5

    Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
    Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
    ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
    ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...


    6

    Öptü beni : '' Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır'' dedi.
    «Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,» ; dedi.
    «ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
    «körler onları görmese de, yıldızlar vardır,» dedi...

    7

    Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
    pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
    çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
    ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...

    10

    Balla dolu petek
    yani gözlerin güneşle dolu...
    Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
    bal başka petekleri doldurmakta devâmedecek...

    13

    Aramızda sadece bir derece farkı var,
    işte böyle kanaryam,
    sen kanatları olan, düşünemeyen kuşsun,
    ben elleri olan, düşünebilen adam...

    iKiNCi BÖLÜM


    1

    '' Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan'' dedi Hayyam.
    Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam :
    '' Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım'' dedi,
    «şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param...»


    2

    Ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
    şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında...
    Bu tatlı keder doğduk doğalı nasibolmadı bize :
    bir kenar mahallede, simsiyah bir evde, zemin katında...


    3

    Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan :
    yâkut şarabı billûr kadehe doldur, seher vaktidir ey delikanlı uyan...
    Perdesiz, buz gibi odasında uyandı delikanlı,
    gecikmeyi affetmeyen fabrikanın canavar düdüğüydü uğuldayan...


    4

    Geçmiş günün hasretini çekmem
    '' yalnız bir yaz gecesi bir yana''
    ve gözümün son mavi pırıltısı bile
    gelecek günün müjdesini verecek sana...


    5

    Ben, bir insan,
    ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,
    tepeden tırnağa iman,
    tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibâret ben...


    6

    Ben, spiker, konuştum,
    sesim bir tohum gibi ağır ve çıplak :
    Kalbimin saat ayarını veriyorum,
    gonga tam şafak vakti vurulacak.



    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


    1

    insan
    ya hayrandır sana, ya düşman.
    Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
    ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan...


    2

    Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
    sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
    Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
    bahtiyarlığına benzer seni sevmek...


    3

    Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
    uzaktan seyredemeseydik ruhunu birbirimizin.
    Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
    belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize...


    4

    Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
    tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
    Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
    aydınlık, alabildiğine aydınlık...
    1 ...
  9. 31.
  10. Yarısı seni aramakla geçti hayatımın
    yarısı seni unutmanın acısını teskin
    yarısı hala senin için çarpar kalbimin
    yarısı sende kaldı üstünde kaldıu ayrılığın...
    2 ...
  11. 32.
  12. Dünyada akla değer veren yok madem,
    Aklı az olanın parası çok madem,
    Getir şu şarabı, alın aklımızı:
    Belki böyle beğenir bizi el alem!
    0 ...
  13. 33.
  14. öyle vakitlice ölürüm ki ben
    ne ben şikayetci olurum ecelden
    aklımda bir soru belirir aniden
    ben ölünce ne kalır geriye senden.
    2 ...
  15. 34.
  16. elimde kaldı kelebeğin kanatları
    soramadan daha kafamdaki soruları.
    oysa neler söyleyecektim sana kelebek
    suskunluğum yin e de bu ömre yetecek.
    1 ...
  17. 35.
  18. bana hep sonbahar yakışırdı.
    yaprak yaprak dökülürdü yüzüm.
    güneş parıldardı hala tepemde ama
    Nedense ölümü hatırlatırdı.
    1 ...
  19. 36.
  20. ne zaman sensizlik desem
    içimde bir benlik var oluyor
    şimdi bunu sana söylesem
    kibrin tavana vuruyor.
    3 ...
  21. 37.
  22. içimde karıncalanan şiir var senden gelen,
    dilimde bir sen var; benden öte benden ziyade...
    aklıma durup durup hatta garip garip düşmesen,
    anlatılmıyor sözden öte histen ziyade...
    2 ...
  23. 38.
  24. ölmek kolay gelirdi bana
    bir darağacı kurup yokluğuna
    atlamış olurdum en fazla
    kara toprağın koynuna.
    2 ...
  25. 39.
  26. ve hala gülüyorsa gözlerin
    sahi adın neydi ki senin
    suçu neydi ki sevmenin
    acısı kaldı gitmelerin.
    1 ...
  27. 40.
  28. Beni bulduğunda
    aşklıktan ölmek üzereydim.
    sonra bir yudum sen verdin
    neyi sevsem doymuyorum.
    0 ...
  29. 41.
  30. sevgili, seninle ben pergel gibiyiz
    iki başımız var, bir tek bedenimiz
    ne kadar dönersem döneyim çevrende
    er geç baş başa verecek değil miyiz?
    0 ...
  31. 42.
  32. umudumu koydum ellerine,
    düşürüp kırma!
    gülüşümü doldurdum ceplerine,
    sıkıca sarıl kaybetme!.
    1 ...
  33. 43.
  34. Bir ömrü sildim saçlarına
    Umudu sürdüm dudaklarına
    Sevgili büyük ihtimalle
    Bir sevdayı tamamladım seninle.
    1 ...
  35. 44.
  36. seninle kuracağım gelecek
    ölürken bir peçetenin üstünde
    TEk düşünebildiğim şey
    Gözümü yakan acı sabun..
    0 ...
  37. 45.
  38. "Hem sana el değdirmeğe elim varmaz,
    Hem sensiz aldığım nefes, nefes olmaz:
    Bir garip dert bu, kimseye de açılmaz:
    Bir zehir zakkum ki tadına da doyulmaz."

    ömer hayyam
    0 ...
  39. 46.
  40. Yapma kadın! şiire vurursun beni.
    ben de çıkarır, şiirle vururum seni!
    zaten yemişiz aşktan müebbeti,
    hele biraz da mısralar deştimi,
    Yapma kadın! şiirle vurursun beni.
    0 ...
  41. 47.
  42. ne ben kaybederim!
    ne sen kazanırsın...
    öyle güzel yalan söylerim.
    benden çok inanırsın!
    1 ...
  43. 48.
  44. ömer hayyam'ın rubailerinden oluşan eserdir.

    hayyam, devrinin matematik ve astronomi bilginidir. fakat ona sevgim astronomi bilgisinden kaynaklanmıyor. hayyam çok güzel farsça rubailer söylemiş. ona sevgim şiirinden de kaynaklanmıyor. hayyam bilgin şair iyi kalpli hem kendi dinini hem bütün insanlığı seven fakat bütün samimi iyi insanlar gibi sahtekar ve sözde iyi insanları görünce hadlerini bildiren bir bilge. benim hayyam'a sevgim bu özelliklerinin bütününden kaynaklanıyor.
    1 ...
  45. 49.
  46. belki güzeldir onlar
    züleyha ayarınca
     züleyha da güzeldir.
    senle kıyaslanmazsa
    1 ...
  47. 50.
  48. bak bağırıyor ölüler, dinle!
    gününü gün et! sevdiceğinle,
    vaktimiz geçiyor dövünmekle,
    ye,iç, eğlen! fırsat elinde
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük