#4349236 no.lu entrysinde kanımca kararınca dalga geçen yazardır. üstelik çok da güzel bir dalga olmuştur. hadi şimdi hep beraber bi meksika dalgası yapalım..
uludağ sözlük gibi liselilerin cirit attığı bir yerde ironi yapmaması gereken moderatörr.
eytt bee bi taşla iki kuş vurdum.
edit: zhieh. beni de anlamamışlar. tamam; diyorum ki, adam ironi yapmış bebeğim, yani ironi ne demek ordaki entrysinde aslında amerikalıları falanı filanı eleştirmiş. sonra benim entryimde de ben, hem sözlükteki liselilere gönderme yapıyorum hem de onları sözlüğe alan moderasyona gönderme yapıyorum bebişim capito?
rs hadi kalk. ııh. rs hadi kalk. yok. adamı bir türlü uyandıramazdık aynı odada uyandığımız yurt günlerinde. ne çok severdin uyanmamaları.. şimdileri nasıl uyanıyorsun diye merak etmiyor değilim. bu arada as merkezde buz pateni yaparak verdiğin ayar aklımda .
soru başlığa, yazdırtan yazardır, sonra birde ayar yedirtir insana soru başlığa, soru şeklinde entry girdi diye.
şu nickini değiştir ayar yemekten biz garibanları kurtar.
salça ile birlikte "modlar zirvelere katılmaz/katılamaz" yalanını 17 ocak 2009 disko kralı zirvesine katılarak çürütmüş mod.. ayrıca kendisi iyi fakat çevresi kötü bunu bilir bunu söylerim..
insan sevdiğini yerden yere vururmuş ya,
rs ne la da sevdiğini siliyor.
kendimden bilmiyorum, bi arkadaş söyledi. *
sevgisini çaylak ve silik yaparak gösteren moderatör.
rs-ne'h la; eski ibranice'de keçi tüccarı demektir.. nickin hikayesi ise şu şekil:
bir gün bu nickin içini dolduran moderatörümüz, yüce rss tanrısının kendisine verdiği 'ulu photoshop' programının free downloadını bulma görevi için hiçbir insanın gitmeye cesaret edemeyeceği uzaklıklara kadar gitti, medeniyetlerin bitişini gördü, dünyanın sonunu geçti, yeni medeniyetler gördü..
ve yıllar yıllar sonra, bu ulvi yürüyüşün kaderiyle, afrika'nın gaddar anası büyük sahra'da kaybolmuştu, bugün rs ne la diye bildiğimiz kahraman..
suyu bitmişti.. tıpkı umutları gibi.. hayal meyal kendisini kızılay meydanı'ndaki burger king'de ölene kadar bekleme yemini etmiş sevdiceğini,ve yüklendiği misyonu hatırlıyordu.. ama artık her şey bulanıktı..
yorulmuştu.. güneş, kızıl bir vakum gibi bütün gücünü çekiyordu.. oracıkta kendini yere bıraktı, gülümseyerek.. acı ve sıcaklık, susuzluk sonunda bitecekti..
...
gözlerini izbe bir kulübede açtı.. hemen yanında templar, bir lap top'tan porno izliyordu..
+ be-ben, ne-redeyim? s-sen de kimsin ey yabancı? br-brandi belle mi o? o kız çok tat-tatlı ya..
- he ya.. ama benim ilgi alanıma pek girmiyor..
+ niye ki?
- huyum kurusun, ben daha çok hayvanlı şeyler seviyorum.. mesela damızlık bir keçi, benim için jennifer lopez'den bile çekicidir.. seni de çölde kaçan keçimi ararken buldum.. zavallıcık bileklerini kesmiş..
+ hmm.. anlıyorum.. ben kaçayım yavaştan hanım bekler..
- keçi mi?
+ yok normal insan..
- yengeye selamlar abi.. ne zaman yolun düşerse..
+ tabii ki, eyvallah hocam kurtardığın için..
ve böylece çıktı kulübeden o şanlı moderatör.. tam bahçe kapısını kapatacaktı ki, o sesi duydu: ''bee-ee!''
çocuk denebilecek yaşta bir keçiydi bu.. ahıla kilitlenmişti.. kahraman, oraya doğru yürüdü.. içeride kendisine mahsunca bakan 10 kadar keçi vardı..
yapamazdı.. eğer onları orada bırakırsa, inandığı her şeye, milletine ve yüce rss'e ihanet etmiş olurdu..
ahılın kilidini kırdı, keçilerle birlikte kaçtı oradan..
bir köye varınca da, keçileri iyi bi paraya safın tekine okuttu.. ''bunlar altın yumurtlayan keçi..'' dedi.. keçileri satan alan adamın adı moderator ıshak'tı.. moderator, ''benim de adım moderatör, senin de görevin moderatör, senin adın bundan sonra, keçi tüccarı manasına gelen rs-ne'h la olsun mu lan?'' dedi..
insanlık tarihinin gördüğü en salak isme sahip olan bu yabancıyı kıramadı rs-ne'h la.. ve o günden sonra kendini böyle tanıttı herkese..
işte böyle dostlar.. artık adamı nicki konusunda rahat bırakın, çünkü bu konu hakkında konuşmaktan hoşlanmıyor.. neden diyecek olursanız, nasıl oldu bilinmiyor ama o keçiler harbiden altın doğurdu..
moderator ıshak'ın nicki zall evet..
nicki ankara'nın her bi tarafına hayranları tarafından farklı şablonlarla yazılan moderatör.
"patron" dediğim anda biliyo ki peşpeşe onlarca soru gelecek. nasıl kurtulacak bilmem...
fırsat kolluyo biliyorum, silecek beni. *