Risaletü'n-Nur hakaik-i islâmiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat'î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risaletü'n-Nur'dadır. Evet, on beş sene yerine on beş haftada Risaletü'n-Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikîye isal eder.
Ey tahammülsüz hasta! insan bu dünyaya keyf sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahiddir. Hem insan, zîhayatın en mükemmeli, en yükseği ve cihazatça en zengini, belki zîhayatların sultanı hükmünde iken, geçmiş lezzetleri ve gelecek belaları düşünmek vasıtasıyla, hayvana nisbeten en edna bir derecede, ancak kederli, meşakkatli bir hayat geçiriyor. Demek insan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir. Belki azîm bir sermaye elinde bulunan insan, burada ticaret ile, ebedî daimî bir hayatın saadetine çalışmak için gelmiştir. Onun eline verilen sermaye de ömürdür. Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor, sermaye-i ömrünü bâd-i heva boş yere sarfettiriyor. Hastalık ise, birden gözünü açtırır. Vücuduna ve cesedine der ki: "Lâyemut değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan."işte hastalık bu nokta-i nazardan hiç aldatmaz bir nâsih ve ikaz edici bir mürşiddir. Ondan şekva değil, belki bu cihette ona teşekkür etmek; eğer fazla ağır gelse, sabır istemek gerektir.
Nefs-i insaniye gafletle kendini unutuyor. Mahiyetindeki hadsiz aczi, nihayetsiz fakrı, gayet derecedeki kusurunu göremez ve görmek istemez. Hem ne kadar zayıf ve zevâle maruz ve musibetlere hedef bulunduğunu ve çabuk bozulur, dağılır et ve kemikten ibaret olduğunu düşünmez. Adeta polattan bir vücudu var gibi, lâyemûtâne, kendini ebedî tahayyül eder gibi dünyaya saldırır. Şedit bir hırs ve tamahla ve şiddetli alâka ve muhabbetle dünyaya atılır. Her lezzetli ve menfaatli şeylere bağlanır. Hem kendini kemâl-i şefkatle terbiye eden Hâlıkını unutur. Hem netice-i hayatını ve hayat-ı uhreviyesini düşünmez; ahlâk-ı seyyie içinde yuvarlanır.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1792697/+
cahil kemalist ve pkkcıların anlayacak ilime ulaşamadığı ve ya anlamazlıktan geldikleri sait nursi üstadımızın derin manalı bir eseri.
SAiD-i KÜRDi NiN YAZDIĞI AKLA ZARAR,KOMiK YAZILARDAN ALINTILAR GELiYOR ŞiMDi:
RiSALE-i NUR ÖYLE BiR DEĞERLi BiR KiTAPTIR Ki KURANIN ONDA YANSIYAN NURLARINA HiZMET ETMEK, ASKERLiKTEN VE KUTSAL SAVAŞTAN DAHA ÜSTÜNDÜR. BENiM ELiMDE FIRSAT VE PARAM OLSA RiSALE-i NUR HiZMETiNDE OLAN KARDEŞLERiMi ASKERLiKTEN KURTARMAK iÇiN BiN LiRA KARŞILIĞINDA BiLE OLSA BEDELi ÖDER VE KURTARIRIM ONLARI. (LEMALAR/ ON ALTINCI LEMA. 156). YANi RiSALE-i NUR ASKERLiKTEN DAHA DA ÜSTÜNMÜŞ:).
iŞTE SAiD-i NURSi NiN YAZDIĞI KOMiKLiKLERDEN BiR BAŞKASI:
ÖLMÜŞ GiTMiŞ DÜNYA'DAN VE HÜKÜMETTEN ALAKASI KESiLMiŞ BiR ADAM HAKKINDA OTUZ SENE EVVEL BiR HADiS- i ŞERiFiN iHBARI iLE KUR'ANA ZARARLI BiR ADAM ÇIKACAK DEMiŞTiM. SONRA MUSTAFA KEMAL'iN O ADAM OLDUĞUNU ZAMAN GÖSTERDi ( EMiRDAĞ LAHiKASI C.1 SAYFA 279) DEMEK Ki NEYMiŞ? SAiD i KÜRDi AZILI BiR ATATÜRK DÜŞMANIYMIŞ. FETÖŞÜN ALT YAPISINI HAZIRLAYAN BiR DiN TÜCCARI OLAN KARAKUTU, FENOMEN.
BiR BAŞKASI iLE ÜÇLEYELiM. RiSALE-i NURUN KERAMETi ÖLDÜRÜCÜ ZEHiRLERiN 9 KAT DAHA TESiRLiSiNi YUTAN ADAMI BiLE ÖLÜMDEN KURTARIYOR. RiSALE-i NURUN KERAMETiYLE BU KADAR TESiRLi VE ÖLDÜRÜCÜ ZEHiR ÜSTADA YUTTURULMUŞ AMA ONA TESiR ETMEMiŞ .(SiKKE-i TASDiKi GAYBi). YOK YOK BUNLAR KAMERA ŞAKASI DEĞiLDiR TAMAMEN GERÇEKTiR.
NOT:SAiDi KÜRDi Yi 2. ABDÜLHAMiT BiR SÜRE AKIL HASTANESiNDE TUTMUŞTUR. (ŞERiF MARDiN BEDiÜZZAMAN SAiDi NURSi OLAYI SAYFA 131, 132.)
Tüm külliyatını okuyan biri olarak söyleyebilirim ki...
Yer yüzündeki en büyük şirk ve saçma inanış hayaller görme ve ve kendine bağlama teknikleri görmek isteyenler bu kitapları okusun. Tam bir dolapdereli yalancıdır. Misal
Kendisi Ali ra ile görüştüğünü ve kendisine celcelutiye diye bir eser takdim ettiğini söylüyor. içinde büyüler ve çeşitli cinlerden yardım isteme teknikleri olan bir metin. Güya Hz Ali yazmış. Ordan bir takım ebced hesapları yapıp kendisine işaret ediyormuş gibi anlatıyor. Şurdan sad harfi şurdan nun harfi çıkar onlar da benim baş harflerim falan gibi şeyler...
Peki biz bakıyoruz bu celcelutiye ondan önce de yüzlerce kişi nakletmiş. iranlı şiiler ve Türk Bektaşiler bunu anlatmış. Onlardan arak yani.
Kaldı ki celcelutiye diye Ali ra yazdığı bir büyü kitabı var mı? Tabiki yok kitap tamamen uydurma.