Olağandır.
Hayatta, hiç bir unsura saplanmadan, karşınızdakinin, evrenin, gidişatın seyrine ve döngüsüne saygılı olmak gerek.
Sen elmayı seviyorsun diye, elmanın seni sevme zorunluluğu olmaması mevzusu gibi.
Türkiyede reddedilen erkeklerin maalesef neler yaptıklarını biliyoruz. Ezik egolarına ve olmayan özgüvenlerine bir darbe daha almaları sonucu cinayet işleyip kendilerine durumu yediremiyorlar. Reddedilmenin bir gün hepinizin başına geleceğini aklınıza sokun ve kimseye zarar vermeyin.
reddedilmek... simdiye dek ne bir is muracaatindan, ne de bir kadindan red cevabi almadim. belki de bunun sebebi simdiye kadar ne bir is basvurusu icin ne de bir kadin icin teklifte bulunmadigimdandir. (: fakat bu parametrelerden biri tarafindan reddedilmek muhtemelen cokta koymazdi (birincisi icin emin degilim).. ama dostlarim, buyuklerim ve kucuklerim; siz hic bir ulke tarafindan reddedildiniz mi? alacagin olsun deutschland! iltica edecegim korkusuyla reddedilmisim. /: vatandisin dustugu bu ezik ve aciz durumdan memnun muyuz sn bakanlarim? 19'u ugurlu sayim olarak belirledigimden beri hep ayin 19'larinda kotu haber aldim. bugunden itibaren artik 19'cu degilim!
bedeninize gelen hasarlardan ve servetinizin kaybından başka, bir insanın size verebileceği en büyük acı reddetmektir. bu tehdit, susturulduğunuzda hissettiğiniz korkunun kaynağıdır.
çeşitli tipte reddedilmeler mevcuttur. en sık ve en net olarak görüleni "ergen reddi" olarak adlandırılmıştır, ancak sadece ergen grubuyla sınırlı değildir. varsayalım, tanıştığınız veya karşılaştığınız birisine karşı romantik bir ilgi duydunuz, ancak ondan karşılık alamadınız. belki de görünüşünüz, ırkınız, dininiz veya kişilik tarzınız sorundur. ya da belki, boyunuz çok kısa veya uzun, çok şişman veya zayıf, çok genç, çok yaşlı, çok akıllı, çok saldırgan, çok aptal veya çok edilgensiniz. bir insanın kafasında ideal eş olarak hayal ettiği kişiye tam olarak uyamayacağınıza göre sizdeki ilerlemeleri görmezden gelir ve size soğuk davranır.
bu sizin hatanız mı? elbette ki hayır! biri sizi öznel tercihleri ve zevkleri nedeniyle kabul etmiyor. bazıları elmalı tartı vişneli tarttan daha çok sever. bu, vişneli tartın istenmeyen bir şey olduğunu mu gösterir? romantik ilgiler sonsuz değişkenlik gösterir. eğer toplumun "iyi görünüşlü" diye tanımladığı özelliklerle kutsanmış bir "diş macunu reklamı yıldızı" tipinde bir kişiyseniz potansiyel flörtleri kendinize çekmeniz daha kolay olacaktır. ancak bu karşılıklı çekimin kalıcı bir sevgi ilişkisi haline dönüşmesi çok uzak görünmektedir. ve hatta, güzeller ve yakışıklılar da bazen reddedilmeyle baş etmek zorunda kalırlar. hiç kimse, herkes ve her karşılaştığı kişi tarafından beğenilmez.**
--spoiler--
onur kırıcı bir tecrübedir. ama çok da kafaya takmamak lazım. her ilişkide üzüntüler yaşandığını hesaba katarsak bir takım üzüntülerden kurtulmuş olursunuz.
dünya ortalamasını bilmem ama türkiye'de yaşayan bir erkeğin bir kıza açıldığında %95 ihtimalle başına gelen olaydır. tabi sorabilirsiniz: birlikte olanlar %5'e mi giriyor, diye. hayır efendim. birlikte olan insanların ilişkisi zaman içerisinde öyle bir gelişiyor ki birinin ötekine açılmasına gerek kalmıyor. sadece var olan duruma bir ad koymak gerekiyor. kendi türdeşlerime şu nasihatlerde bulunmak isterim: maalesef doğa bizi dişinin peşinde koşan mağdur canlı rolüne sokmuştur. hayvanlarda da bu böyledir, erkekler sırnaşır, dişi istediğini seçer. o nedenle size karşı duygularından emin olmadığınız bir insan evladına açılacaksanız %95'lik dumur olma durumunu göze alın. sakın sırf güzel olduğu için yeşillenmeyin bir kıza, çünkü bu yaratıklar, girdikleri her ortamda sizin sürüyle emsallerinizin ilgi odağı olduğu için siz de onun gözünde o sürünün parçasından ibaret olacaksınız ve hep yaptığı şeyi yapıp reddedecektir sizi.
bir erkeğin yakışıklı olması ya da on numara bir kişiliğe sahip olması yeterli değildir kabul görmesi için; çünkü sanılanın aksine erkekler bu konuda daha duygusaldır. kadınlar kurnazdırlar bu hususta, mantık denen canavarı bütün heybetiyle kullanırlar, kendileri için en iyi, en rahat hayatı sağlayacağına inandığını seçer. para, güç, güven duygusu vs... açılmak, açılan tarafın zayıflığını ilan etmesidir maalesef. bu zayıflığın, bu zaafın ortaya konması karşı cins tarafından hemen cezalandırılır.
yeri gelmişken "reddedilmek, içinde tutmaktan iyidir"cilere de bir çift lafımız olmalı: öyle değildir yoldaşlar, açılmazsanız "acaba o da beni seviyor muydu" diye diye yer bitirirsiniz kendinizi, bunun adı pişmanlıktır. açılırsanız ve reddedilirseniz de azıcık gurur denen şeye de sahipseniz işte o zaman "neden söyledim ki şimdi" gibi yağmurda ıslanmış köpek modunda beddualar edersiniz kendinize . yani aslında insan hoşlandığı ya da aşık olduğu andan itibaren boğazına kadar boka batmıştır. açılmayın, derim. ortamı oluşturmaya çalışın, karşı tarafın niyeti varsa zaten belli eder ve iş kendiliğinden gelişir, baktınız ki o elektriği alamıyorsunuz, onu isteyen nefsinize lanet edip noktalayın ilişkiyi. çünkü reddedilmek insandan çok şey götürür. mesela çok gamsız değilseniz kendine güven duygusu, yaşama sevinci, kendine saygı gibi. zamanla pasifleştirir bu konularda insanı. sonuç itibarı ile sizi bu durumlara sürükleyen içinizdeki romantiği öldürürsünüz kendi ellerinizle, olgunlaşırsınız, kadınlardan nefret etme duygunuz güçlenir, hayatınızın kadınını seçerken samimi duygularınızı değil, öğrendiğiniz tuzakları kullanırsınız ve nihayetinde birisi o tuzağa düşer. böyle olmasa yaşı gelen insanların %95'i nasıl evlenirdi?
Sık yaşadığımdır. Reddedilmezsem bir gariplik vardır. Alışınca o kadar üzmüyor. Ama hakkını yemeyeyim kimsenin. Hiçbiri aşağılayarak reddetmedi. Hepsine içimde sevgimle uzak kaldım. Birini reddedecekseniz de rica ediyorum kırmadan reddedin. Karşıdaki insanın tek umudu olabilirsiniz, güneşi olabilirsiniz. Siz onu aşağılarsanız ona bir daha güneş doğmayacak belki de. Kimsenin güneşi batmasın.
Bir zaman sonra deneme yanılma oyununa dönüyor.birkaç kere reddedildim.hatta terk de edildim. Ama reddedilmek bence son derece doğal. Karşındaki insan senin değerini ve yaradılışındaki olağanüstü mükemmelliyetini anlayamayacak kadar zekası normalin altında bir primatsa bu olabiliyor.sorun sizde değil yani boşverin.
insanın cesaretini çok pis kırar. bi daha birine açılabilmek zorlaşır. çunkü yine aynı şey yaşanır diye korkulur. kendinizi aşağılık tipsiz gibi hissedersiniz. herkes size gülüyormuş gibi olur. kısacası zordur be. mesela hala aynı korkuları yaşıyorum. şu an had safhada.
gururun en derin paradoksudur. nice reddediliş vardır ki bedbaht insanı âlim, efendi insanı berduş eder. acısında kavrulup olgunlaşmak da var, yanıp hırçınlaşmak da.
reddeden kişi ile ortak arkadas sayınız fazla ise;
reddedildiğiniz mekan sizin için iç saha konumundaysa;
reddedilmenize eş dost şahit olmuşsa;
tebrikler, artik cümle aleme maymun oldunuz demektir. Arkadaslariniz doğumgününüzde muzlu pasta yaptirip "sen seversin muzu" esprisi yapabilir, whatsapptan organize olup ayni anda birsuru gozu kapali maymun resmi atabilir, lazio taraftari gibi uzaklardan size muz sallayabilir. her türlü rezillik reddedilmenin yaninda bonus olarak gelecektir.
reddedilmek için bile harekete geçmek lazım. reddedilmek hangi insana koyar. çok sevmiş , ince eleyip sık dokumuş , ona açılmak için bütün planları yapmış olan insana koyar.