bilimum entry'de yakalanirsa fena yapilacagi soylenen, ingilizce bilmemekle suclanan, hatta lavuk denilen, lucky luke'u red kit olarak ceviren, yani red kit'in isim babasi kisi sayisiz cizgi romani turkce'ye kazandiran turkiye'nin ilk kaligraflarindan ferdi sayisman'dir. sanirsiniz adam bilimsel bir makaleyi turkce'ye yanlis cevirmis te, turkiye 50 yil geri kalmis, elestiriliyor. valla ben onu red kit olarak sevdim, isteyen super ingilizcesiyle ona lucly luke veya sansli luke demeye devam etsin begenmiyorsa, ancak koca red kit abime luke denmesi bana fazla feminen geliyor, alismisiz bir kere.
(bkz: red rider)
(bkz: bil kit)
(bkz: http://hurarsiv.hurriyet..../haber.aspx?viewid=567893)
sarı gömlek, siyah yelek, kırmızı fular ve mavi pantolonuyla, ağzında saman çöpü, belinde silahıyla,atının üzerinde, altında rintintin yol alırdı. yandan hakan şükür'e benziyor dikkatli baktım allah belamı versin.
başında ki beyaz kovboy şapkası, üzerinde sarı gömleği, siyah cepkeni ve altında mavi pantolonu, kahverengi kovboy ayakkabısı, ağzında ki çöpü ve silahlarıyla çocukluk yıllarımın en büyük kahramanı; ama içimdeki o kahraman bazen gözüme çok farklı görünüyordu. kızıyordum ona. mesela; kıyafetlerini çıkarıp nehre yüzmeye girdiği zaman ki hali ve duruşu bende ki tüm kahramanlık anılarını alıyordu. nedense saçının uçunda ki küçüçük mavilik bana dokunuyor, beni üzüyordu.
türkiye'de gösterime girmeden heyecanla bekleyenler arasındaydım..
sevinerek ve ümit içinde girdiğim salondan eli boş dönmüş bir insan olarak film hakkında söyleyebileceğim ve yorum yapabileceğim şeyler bile çok kısıtlı..
--spoiler--
bir kere çocukluğumun red kit kişisi benim için bir kahramandı, bu filmde red kit'in de hatalar yapabileceğini gördüm, tadım kaçtı..
red kit'in yıllarca yayınlanan bölümlerinde hep ses tonu kendinden emin ve o karakter ile örtüşmüştü, filmdeki seslendirmeler hiç olmamış, inanın ki düldül'ün ses tonunu red kit'e verselerdi kız olsaydım verirdim cinsten yakışırdı..
günümüze uyarlanmaya çalışılmış bazı sahneler, yine çizgi film'in anlamından çalmış, seyircilerin hoşnutsuzluğu olarak geri dönmüş..
--spoiler--
yeni filminde smokini de çok yakıştırdığım, yalnızlığı kalabalıklara tercih eden ve duruşuyla çekici kovboydur. 25 Ocak 2008' de vizyona giren red kit batıya hücum (go west: a lucky luke adventure) filminin yönetmeni ve aynı zamanda senaristi (bkz: olivier jean marie) dir; kendisini buradan kendimce tebrik ediyorum, gerçekten eğlenceliydi. ama babamın, çocukluk kahramanını izlerken yüzündeki keyifli ve hüzünlü gülümseme filmden daha güzeldi.
incecik çarpı bacaklarıyla benim ve bir çok kız çocuğun ilk aşkı olan, gölgesinden hızlı silah çeken, yakışıklı, karizmatik, her film bitiminde yavaş yavaş uzaklaşan kahraman, çizgi insan.
ağzından sigarasını düşürmeyen bir karakterdi. ama çocuklara kötü örnek olacağı gerekçesiyle sigara yerine başak çiğnemeye başladı. ben en çok salak köpeği rin tin tin`e hastaydım, dublajını yekta kopan yapıyordu sanırsam.
gölgesinden bile hızlı silah çeken çocukluk kahramanım olan kovboy. orijinal adı lucky luke'dür. daima yalnızdır, sadece işini yapar ve huzuru sağlar. rintintin, düldül ve tabi ki daltonlarla izlenilesi süper bir çizgi film.
Sigarasına karışılmasından sonra çöp çiğneyen, bununla da kalmayıp barda bira yerine ayva suyu söylemek zorunda bırakılan çizgi kahramandır. Bırakın iki dakika özgür olsunlar diyesi geliyor insanın.
Tüm sıkıntıları giderdirildikten sonra herkes bir teşekkür için onu arar ama o vedalardan hiç hoşlanmaz ve çoktan yola koyulmuştur...Çok karizmatik bir çizgi film karakteri,birazcık çeviri kurbanı olsa da o karizmasından hiçbir zaman hiçbirşey kaybetmemiştir.
geçenlerde can sıkıntısından izlediğim bir bölümünde red kit'in yanında ajan scully'e benzer bir kadını görmemle birlikte şaşkınlıktan az daha koltuktan düşüyordum. bölümün ortasından itibaren izlediğim için olaylar nasıl gelişti, tam olarak bilemiyorum. ben izlemeye başladığımda bir teksas kasabasında, bir çiftçinin tarlasındaki inekleri uzaylıların kaçırdığına dair söylentiler çıkmıştı. red kit de herhalde olayı araştırmak için aynı kasabada bulunuyordu. sonra ne olduysa köye bir parapsikoloji profesoru olan; giyimi, saçlarının şekli, yüz tipi yani her açıdan dana scully'e benzeyen, ancak özellikle salak olarak gösterilen ve dünya dışı varlıklara inanmaya dünden razı bir kadın geldi. bu inekleri dünya dışı zeki varlıklar kaçırdı dedi, red kit de " zaten dünyada neredeyse hiç zeka yokken, neden uzayda daha fazla olabileceğini düşünüyorsun?" gibi bir cümleyle ayarı verdi. red kit'in ayarmator kişiliğini de bu bölüm vasıtasıyla öğrenmiş olduk; kadını sürekli ayar manyağı yaptı. bütün bölümü anlatmaya gerek yok herhalde; sonunda uyanığın birinin çiftçinin tarlasında petrol olduğunu anladığından çiftçiyi kaçırmak için uzaylı numaraları yaptığını öğrendik. tabii profesor rezil oldu, red kit ayar vermeye devam etti. en sonunda ayrılırken de red kit'i öptükten sonra kaçtı.
yahu iyi güzel de bu kadın doğaüstü olaylara inanmaz ki. hatta bazen her şeyi bilimle açıklama çabasından ötürü beni bile sinir eder. tabii belki de adamların scully'le dalga geçmek gibi bir niyetleri yoktu, bunların tümünü ben uyduruyor da olabilirim.
eskiden sigara icen , artik icmeyen , her bolumun sonunda kimse anlamadan kacan ve cizgi filmi hep soyledigi yalnizlik sarkisiyla bitiren karizmatik karakter..