derinlik psikolojisi olarak da bilinir.bu ekolün temsilcisi viyanalı doktor sigmund freud'dur.freud, sadece bilinci psikolojinin konusu olarak kabul eden strüktüralizm'e (yapısal psikoloji) ve sadece gözlenebilen davranışlara önem veren bihevyorizm'e (davranış psikolojisi) karşıdır.bu ekole göre bilinçaltı insanın özüdür.psikoloji bilinçaltına yönelmelidir.freud'a göre davranışlarımızı hipnoz, rüya analizi, çağrışım, ... gibi unsurlardan yararlanmışlardır.freud'la birlikte adler ve jung da bu ekolün temsilcileridir.
yazıma başlamadan evvel üç şey belirteyim. birincisi freud yahudidir. etnik kökenine dikkat etmek lazım.
ikincisi, psikanaliz vardır. inkar ettiğim sanılmasın. benim kastım freud un psikanalizidir.
üç freud un eserlerine yahudiler pek itibar etmez. ekstradan birşey daha deyim, yahudi adamı küfürde bile ortak noktada buluşturmak istemez.
konuma gelecek olursam. bakın bugün freud un psikanalizine göre bir bebeğin ana memesini emmesi bile cinselliğe bağlıdır. daha kendi bedenini tanımayan, tabiri caizse evrende tam olarak yer kaplamayan bir sübyanı, kendi anasına hallenmekle suçluyor. yetmiyor bunun ömür boyu süreceğini söylüyor. yetmiyor, ergenlikte baba ile oğulun çatışmasını, ana nın cinsel yönden paylaşılmamasına bağlıyor.
bizde de birileri çıkıyor bu duruma anlam yüklüyor.
biride çıkıp demiyor ki kardeşim, bu adam hakikatin ırzına geçmiştir.
neymiş bütün dünya kabul etmişmiş. külliyen yalan. bazı üniversitelerde, freud un eserleri saçmalık diye gösterilir.
kaldıki birşeyin çoğunluğu benimsemesi o şeyin doğru olduğunuda göstermez.
psikanaliz var mıdır? kesinlikle. insanın bir ötesi mutlaka vardır. bunun izlerini, ilk önce islam mütefekkiri, arabi de görebilirsiniz.
sonra dostoyevski de. aradakileri saymıyorum.
freud ne yapmıştır. bu konuların üzerine ilgi çekecek - seks her zaman ilgi çeker- cinselliği katmıştır. ünlenmiştir.
gangam stlye meselesini hatırlayın. saçmalık hep ilgi çeker. 2 milyara yakın tıklanması var. şimdi bu onun doğru oldugunumu gösterir? asla. ama bi elli sene sonra sanat eseri dense bu mantığa göre gayet doğal.
lafı uzatmayacağım. freud, boş beleş bir tiptir. ötesi yok.
+kanka hatun oral seks meraklısı
-olm güçükken meme emmemiş ondan
+freud saçmalamış hacu.
az daha freud okuyun. mesela freud nasıl öldü desem cevap verebilecek misiniz?
yahudiler desteklememiş falan denmiş de, ikinci dünya savaşından sonra bilişsel ve gelişim psikolojileri çok ilerlemiş ve bu ilerlemenin en önemli adamları hep yahudiler olmuştur. neden acaba???
psikoloji'nin ilk tanımı, insan zihninin yapısının incelenmesi biçimindeydi. insan zihnini gözleyebilmenin olanaksızlığı karşısında psikologlar, psikolojiyi "gözlenebilen davranışların bilimsel incelemesi" biçiminde tanımlamışlardır. psikanaliz; zihinsel süreçlerin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları, psikoloji çerçevesinde gözlenebilen davranışları "serbest çağrışım" metoduyla ortaya çıkarmaya çalışan insan psikoloji'sini Psikanalitik yöntem ile tanımlamaya yöneliktir.
psikanaliz'i cinsellik kavramı üzerinden yorumlamak yerine genel olarak, toplumsal açıdan yorumlamak daha kapsayıcı ve anlaşılır olacaktır. şöyle ki; insanlar arasındaki düşünce farklılıkları varlığın kendisini tanımlayacağı safha'da, ilk önce bireysel bir yapının çatısı altında içselleştirmesine yani 'ben' olgusuna kadar indirgetir yalnızlaştırır, din'ler ve kültürler arası farklılıklar'da ise toplumsal bölünmelere kadar gider. bu bağlamda 'dayatmacı ve tutucu' pozitivizm anlayışından uzak düşünülmesi daha faydalı sonuçlar verecektir. psikanaliz, "dayatma veya suçluluk artırmada iyi bir tedavi yöntemi değildir, bu dayatma 'stres'i tetikleyen başlıca faktördür. psikanaliz'in ana faktörü ise direnç analizidir" kişilerin yararlı tetkikler açısından; rahat ve stresten uzak bir halde, aklına gelenleri söylenmesi istenir. suçluluk hissi izafi bir duygudur, pozitivist yaklaşım psikanaliz tetkikler'de sonuç vermez, aksine tinsel travmaları tetikleyen sonuçlar doğurur, ki bu pozitivizm'in başlıca tanımıdır. ayrıca buradaki Paradoks bu ayrımı anlamakta zorlaştırıyor.
insanların psikanaliz'i freud saçmalığı diye tanımlamaları ve bundan uzaklaşmalarının başlıca nedeni, pozitivistçi sosyologların ideolojik emellerine-saplantılarına, bu kuramı alet etmelerinden dolayıdır. bu doğrultuda analizlerini ideolojik saplantılar üzerinden kurgulamaları bu kutuplaşmayı daha anlaşılır hale getiriyor. bilimin zihni doğrudan gözleme olanağı yoktur, pozitivist bilimcilerin bu boşluğu evrim teorisine kadar bağlamaları ve natüralizm bakışıyla değerlendirmeleri toplum içinde bilişsel çelişkiye ve toplumsal sorunlara ve bölünmelere yol açar. sosyolojik açıdan değerlendirildiğinde ise yüzeysel değil tüm unsurlarıyla indirgemecilik kavramıyla ele alınmalı, şayet; deneycilik'te "insan zihni boş bir levha gibidir." freud ise bunun aksini iddia eder. insan zihni ideolojik saplantıların deneyi haline dönüştüğünde, insana faydalı bilimsel çalışmalar anlaşılmaz ve toplum arasında içinden çıkılmaz kaos halini alır. canlı varlıklar ile ilgili dengeler hassas ve ideolojiden uzak tarafsız bilimsel analizlerle açıklanmalıdır.
"ben psikanalizle ilgilencem ehihi" diye başlayıp, yeteri kadar güçlü bir ruh sağlığına sahip olmayanlar maalesef o çukura düştükçe ruh sağlığını bile kaybedebilirler. bırakın, işin uzmanları yapsın. siz öyle kendi kendinize psikanaliz kitapları alıp okumaya filan başlamayın, neden uyarmadın da demeyin ben söyledim benden günah gitti.
metafizik olayları materyalist bir felsefeyle açıklama girişimidir. aslında bir çığırdır anlayana. çünkü materyalist kesim bunları maddenin yanılsaması olarak görür ve gerçekliğini reddeder. ancak freud gibi bilgin, bunu reddetmeyip bilimselleştirmeye çalışır.
Psikanaliz Sigmund Freud'un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesidir. Bir psikoterapi tekniği olarak psikanaliz, hastaların zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır. Analistin amacı hastanın transferansın sorgulanmamış ya da bilinçdışı engellerinden, yani artık işe yaramayan ve özgürlüğü kısıtlayan eski ilişki kalıplarından, serbest kalmasına yardım etmektir.
Psikanaliz genel olarak aşağıdaki hipotezlerden oluşur:
insan gelişimi en iyi cinsel arzunun değişen nesneleri yoluyla anlaşılabilir.
Psişik sistem alışılmış olarak cinsel ve saldırgan istekleri baskılar ve bu istekler düşüncelerin bilinçdışı sistemlerinde saklanır.
istekler üstündeki bilinçdışı çatışmalar kendilerini rüyalarda, dil sürçmelerinde ve diğer belirtilerde ifade eder.
burda anlamanız için kendi örneğimi veriyorum, mesela bir gelin ve bir kaynana var. gelin bilinç dışında kaynanadan tiksiniyor ama kendi bile bunun farkında değilse , kaynanası evlerine kalmaya geldiğinde '' anneciğim gelmenize çok üzüldüm'' derse bu dil sürçmesidir. sonra ''pardon cok sevındım ay dılım surctu'' falan diyebilir. dil surçmelerine bu gibi ornekler vardır. gunluk hayatta her dil surçmesinde bu yasanıyor dıye bırsey yok ama cogunda yasanıyor.
Bilinçdışı çatışmalar nevrozun kaynağıdır.
Nevroz, psikanaliz yoluyla bilinçdışı isteklerin ve bastırılmış olanın bilince geri getirilmesi ile tedavi edilebilir.
29. ders olan düşbilimin yeniden gözden geçirilmesi ile başlayan ve 7 bölüm boyunca psikanaliz üzerine freud'dan ders alabileceğiniz harika bir kitap. psikanaliz konusunu merak ediyorsanız, okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Psikanaliz Sigmund Freud'un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesidir.
Psikanalizin ana metodu, serbest çağrışımın transferans ve direnç analizidir. Analizana (hastaya), rahat bir halde, aklına gelenleri söylemesi söylenir. Burada, düşler, umutlar, dilekler ve fantaziler geçmiş aile yaşantısının birer anısı olarak ilgi konusudur. Analist sadece dinler ve imgeler arasında neden-sonuç bağlantısı kurar.
Davranışların, sadece kendisine yada arkasındaki zihinsel ve biyolojik süreçlere bakılarak anlaşılmayacağını, Davranışın kaynağının bilinçaltı olabileceğini, Bilinçaltı, insanın doğuştan gelen (doğal yapısında var olan) bazı eğilimleri-cinsellik, saldırganlık gibi- ile, istenmeyen geçmiş yaşantıların bastırıldığı bir bölüm olduğunu, Bilinçaltımızın, biz farkında olmadan davranışlarımızı etkileyeceğini, insan davranışlarını, özellikle anormal davranışları anlamak için bilinçaltının incelemesi gerektiğini, Bilinçaltının açığa çıkarılması için ise hipnoz, serbest çağrışım, rüya analizi vb. yöntemlerin kullanılarak, sorunların telkin yoluyla bilinç dışına çıkarılabileceğini savunan psikoloji ekolü.