insana; zaman makinesi icat edilirse ortaya çıkabilecek paradokslar hakkında bilgi veren ve bilim adamlarına dolaylı yoldan; giberim lan zaman makinenizi oturun oturduğunuz yerde diyen, beyni allak bullak eden film, eğer kendinize güveniyorsanız izleyin şayet güvenmiyorsanız boşu boşuna şansınızı denemeyin.
ölmeden önce kesinlikle izlenilmesi gereken filmlerden biri ve oldukça güzel bir senaryo, tam aradığım tarzda bir filmdi. bu tarz filmlerin daha çok yapılması gerek o beyin uyuşturan filmlerin aksine. ve evet son sahnede küfür ettirdi bütün bir filmi son 10 saniyede anlıyorsunuz *
--spoiler--
çocuk doğar, kız olarak büyür, aşık olur, hamile kalır, terk edilir, biyolojik olarak erkek olarak hayatına devam edebileceğini öğrenir, erkek olur, bara gider, bir adamla tanışır, adam ona iş teklif eder, ajan olur, bombacıyı yakalamaya çalışırken yüzü yanar, bu arada bombacının kendi olduğunu anlar. 7 yıl sonra işe geri döndüğünde yaptığı ilk iş bara gidip kendisini bulmaktır. film burda boka sarar.
işi gereği olaylar olmadan katilleri öldüren biridir. kendini öldürmeye kıyamaz. geçmişini değiştirmeye uğraşır. kendi kendini becererek dünyaya gelen çocuğu alır ve geçmişe götürerek yetimhaneye bırakır. belki de, hayatı bu kez farklı olur umudu taşıyordur, ya da doğan çocuk bu kez kendi olmayacaktır ve paradoks kapanır. belki de filmin son sahnesinde yetimhaneye bıraktığı çocuk kendi değildir. aslında filmin başını izlemiyoruzdur o anda belkide. yetimhaneye 2. kez ve başka bir çocuk bırakıyordur. öyle olsa iyi olur yoksa senaryo sçar.
kafamda deli sorular. dallama senaristler biraz daha açık olamamışlar.
--spoiler--
bende ilk başta tam bir mantık hatası çöplüğü olduğu hissiyatını uyandıran film.
hani olayların başı yok. ama emin değilim biraz araştırıcam bu paralel evren mi en imiş onunla açıklanıyormuş sanırsam, o tür boşluklar.
Konu olarak güzel olup son sahnesi insanı derin düşüncelere sevk eden ama en önemlisi yerli dizileri çekirdek çitleyerek izleyen ortalama türk seyircisinin bu da filim mi yeaa ne anlattı şimdi şeklinde tepki vereceği filmdir. Ben beğendim ama.
üzerinde kafa yordurtan, marjinal bir senaryoya sahip olmakla birlikte, zaman yolculuğu ve yaşananlar konusunda kaderci anlayışla biten bir film.
--spoiler--
senaryo da kendi kendinin sebebi olan bir insan var, mirim. çift cinsiyetli, (çocuk doğana kadar) kendisi kız, (çocuk doğduktan sonraki) kendisi doğumda problem yaşayıp erkek olmak zorunda kalıyor, doğan kız da zaten kendisi, onu 1945 e götürüp yetimhaneye bırakan da kendisi, olayları engellemek için zaman yolculuğu yaptırtan barmen de kendisi ve olayı gerçekleştiren bombacı da kendisi... ve hülasa; tüm herşeyi yapan ve engellemeye çalışan kendisi.
ne oluyor, hep kendini engellemeye çalışıyor ama mirim bir türlü başaramıyor, çünkü her seferinde hep olmuş olan oluyor. en sonunda bombacı olan kendisini vurarak engelleyeceğini sanıyor, vuruyor ama geçmişte ki kendisi yine bombacı oluyor.
döngünün başlangıcı neresi diye sorarsanız? döngünün hiç bir yeri diğer yerinden bağımsız değil, bir bütün. kendi kendinin sebebi olan bir şeyin başlangıcı da olmaz, başlangıcı ne diye kendini boşa yormaya gerek yok...
acaba döngü nasıl kırılabilirdi? o sondaki bombacı halini değil de, daha önceki bir halini vursa ne olacaktı?
gelecekteki kendi, geçmiştekini nasıl vuracak o da paradoks ya? filmin kendisi paradoks değilmiş gibi, her neyse...
paradoksları çözücem diye paralandım. çok değişik bir film, çok beğendim.
yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan misali aklımda tek soru kaldı; jane mi barmenden çıktı barmen mi jane'den.
ilk bölümü beni benden alan yapım bar sahnesinde anlatım dili harikaydı. sonunda seyirciyi aptal yerine koymuşlar yalnız bunlar anlamaz biz bunların gözüne sokalım her şeyi diye düşünmüşler sanırım. mantık hatasına filan girenler var film paradoksu konu oluyor paradokslarında başlangıcı yoktur fazla takılmayın siktir edin gitsin.
Michael Spierig and Peter Spierig yani kısaca The Spierig Brothers'ın elinden çıkmış aslında düşününce aşırı derecede komplike olmayan bir paradoksu işlemiş 2014 yapımı film.
--spoiler--
genel olarak yapılan yorumlara baktığımda paradoks hakkında oldukça fazla konuşulmuş zaten bunu hakkında tekrar bir şey söylemek anlamsız olur. film "bilim-kurgu"yu sindire sindire çok güzel bir şekidle aktarmış. yalnız paradoksun karmaşıklığı ile ilgilenirken bazı konuların kapağı açık kalmış gibi hissettirdi bana. mesela neden keman şeklinde bir zaman makinesi vardı veya ana karakterimizin onunla beraber 12 kişi olan zaman ajanı dediği insanlar nerede, neden böyle bir bilgi verildi dinleyiciye, daha sonrasında hem ön tarafa hem arka tarafa takılan silahın olayı nedir, neden 53 yıl, zamanda yolculuk nasıl gerçekleşiyor. hiç ama hiçbirinin bir cevabı olmadı. tamam karakterimiz zaman sıçramaları yüzünden delirdi, çoğunluğu kurtarmak için azınlığı öldürmeye başladı. ama değinmek istenilen nokta nedir. dediğim gibi film kendisini bir battaniye gibi sarmıyordu, güzel bir konu vardı ortada iyi düşünülmüş bir paradoks vardı ama küçük detaylarda çuvallamıştı. ayrıca filmin sonunun "tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan" benzetmesiyle ortalarında bir yerinde açıklamaları biraz izleme isteğini azaltıyordu. gene de akıcı bir film denilebilirdi, izlemesi keyifliydi.
--spoiler--