Onun sesi gibisi yoktu hani?
Onun teni,onun öpüşü,onun sarılışı gibi yoktu?
Kimse seni onun kadar sevemezdi
Sen kimseyi onu sevdiğin gibi sevemezdin?
Başka bir aşktı bu,hiç ötekilerine benzemiyordu?
Niye bu bitiş hiç farklı olmadı,onsuz yapamayacağın düşündüğün ten'e ne oldu?
Genelde insan cevresinde yapmamalari gereken seyleri soyleyen insanlar oldugu halde yaptiklari * daha sonra da o insanlarin hakli oldugunu gorduklerinde daha cok pisman olur. Insana en cok koyan pismanlik da budur.
sırf aklınıza gelen pişmanlıklardan dolayı gecelerden korkarsınız. nedendir bilmem gece gece daha bir üstünüze gelirler. sağa dön, sola dön. yok, uyku tutmaz bir türlü.
hayatınızın en büyük kazıklarından birini atan insana verdiklerinizi, döktüğünüz gözyaşlarını, uykusuz gecelerinizi, sesini duymak için boğazınızdan kesip aldığınız kontörleri düşündükçe, zamanı geri döndürüp "siktir git!" demek için yanıp tutuşmaktır.
acı veren duygular listesinin başında geldiğini pek sanmıyorum. kendi başına çok da koymaz insana çünkü, asıl etkisini çaresizlik denen namertle bir araya gelince gösterir. özellikle de yakın çevrenizin, özellikle babanız ve fikirlerine çok değer verdiğiniz bir arkadaşınıza kulak asmayıp her zamanki gibi kendi kafanızın dikine gitmişseniz, artık geri dönüş yoksa ve herşey yolundaymış gibi davranmak zorundaysanız...
insanı, kendisinden de, pişmanlığına sebep olandan da nefret ettiren berbat duygu. akreple yelkovanı, çılgınca geriye döndürme isteği. elimiz, kolumuz bağlıdır. olan olmuştur. kandırılmış, incitilmiş, kullanılmış, aşağılanmış, kırılmışızdır çoktan. ah! geriye dönmek mümkün olsa, izin verir miydik buna?
hani kaza yapar insan ama acımaz canı hemen sonra sonra başlar sızısı hatta öyle bir hal alır ki gece yarısı acillik olur ağrıdan öyle bir duygudur pişmanlık hemen bastırmaz zaman alır ve bastırınca da gitmez iliklerine kadar ıslatır insanı.
"içimde bir ağaç gibisin şimdi
deremiyorum dallarını
hiçbir şeyinim ama
nasıl bu kadar aciz nasıl bu kadar aptal
nasıl bu kadar güçsüz oldum ben
seviyorumlar da kesmiyor acımı.
şimdi öyle bir sızı dolanıyor ki bedenimde
git desem gitmez
şahsiyetsizlik damarlarıma işlemiş.
keşke demiyorum ama
yapılması sonucu üzüntü, dert, sıkıntı, sorun getirebilecek hareketlerin iradesizlik sebebi ile meydana gelmesi sonucu ortaya çıkan kafayı taştan taşa vurma, höykürme, kendini dağa bayıra salma gibi reaksiyonlara yol açan enteresan ruh hali.
bir tutku sonrası yaşandığında ve farkedildiğinde en güzel;
Bu gönlümü sana değil ılgıt ılgıt yele verseydim
Bu gönlümü sana değil boz bulanık sele verseydim
Bu gönlümü sana değil ılgıt ılgıt yele verseydim
Bu gönlümü sana değil boz bulanık sele verseydim
kobay faresi gibi şuursuzca, ucu bucağı olmayan bir labirent içinde peynire ulaşmaya çalışmak gibi.. ulaşılan peynir de, huzur ve vicdani rahatlık anlamını taşır bizler için. bilirsiniz o peynire ulaşamayacaksınız. çılgınca koştururken, labirentin duvarlarına çarparsınız panik halinde. yorulursunuz. '' dur sakin olayım da, duvarlara daha çok çarpmayayım '' dersiniz kendi kendinize. ama ne mümkün ?..
insanın kendini sorgulamasıyla ortaya çıkan karmaşık duygular silsilesi,kendini beyninde geçen olayların arasında arama duygusu.
hayat kendi başına bir dert zaten, yeterince omuzlarımıza yüklenmiş.altından kalkabilmek her yiğidin de harcı değil.işte yük agır gelince omuzlarımıza kendimize en yakın hissettiklerimize bilhassa bu yorgunlugumuzu gayet rahat ve kendimizden emin bir şekilde fetyat-figan içerikli sunma ihtiyacı hissederiz bu arada bir münakaşa yaşarız sonra aradan günler geçer o kişinin eksikligini duyar,hayatımızdaki yeri ve önemini daha iyi anlar ve ona karşı yaptıklarımızı bir düşünme lütfuna gireriz. bu bazen bir insana,bazen hırsını alamadıgımız işimize,okulumuza da olabilir.
bazende bir hata yaparız hayatımızı degiştirecek kararlar alırız bir dönemi bitirip yeni döneme girmeye karar veririz o kararda bizleri uçuruma düşürürse o zaman da yine kendimizi sorgu ağaçımıza asarız.
pişmanlıklar olmasaydı ne hayatımıza yön verebilirdik ne de hayat hakkında birşeyler öğrenmiş olabilirdik ,iyi kötü en azından bunları öğrendik.
işe yaramasada denilen bir kelime.
- abi adamı neden vurdun
- sormaya sonradan piman oldum
- ama abi biraz geç kaldın ha
- kes len senin üzerindede pişman olmamımı istiyon.
- abi bunu sen çıkınca görüselim
aslında en dönmek istediğiniz yere dönüşünüzü imkansızlaştıran şeyleri ömrünüz boyunca aklınıza getirecek ve her aklınıza geldiklerinde kendinizden soğumanıza sebep olan duygudur. içten içten yer sizi ve dönemeyeceğinizi bir yandan gözünüze sokarken diğer yandan da elinizi kolunuzu bağlayıp karşınıza oturup dalga geçer.