şimdi ben keşke daha çok cümlelerimiz olsaydı diyorum ya, ya da yakınındayken keşke inat etmeyip seni görmeye gelseydim, keşke bi kere öpebilseydim diyorum. morgdan çıkarken baban boyu nasılda uzamış, dimi? diye sorduğunda keşke seni kalbin hala atıyorken gördüğüm için evet, çok diyebilseydim. gittiğinden beri gelmiyorsun hiç rüyalarıma kızıyorum biraz ama sana değil! sesin, seslenişin kulaklarımdan siliniyor ya, çok kızıyorum ama sana değil! iki gün sonra bayram var, çok yakışıklı olup bize gelecektin ya , şimdi gelemeyeceksin işte bu bana çok koyuyor, daha çok kızıyorum ama sana değil!
denizdeki balık tarafından göğsünüze saplanmış bir zıpkın gibidir aynı. terstir yani. herşey ters gitmiştir ki bu hisse kapılmışsındır. en yoğun hissettiğin anlar ise, kendi elin ile kendi kahveni kendi evrağına döküp kendi sonunu bile bile hazırladığın anlardır. kötüdür pişmanlık. ya pişman olmayacaksın ya da olduracak şeyi yapmayacaksın. 2 sini de mi yapamıyorsun, üstüne bir bardak soğuk su iç veya soğuk bir duş al. kendine gelmen veya geçmişi uzaklaştırmak için, en kolay yöntemlerdir.
içimi öyle acıtıyor ki, bana verilen ceza ne olursa olsun içimdeki o hüznü alamaz sanırım, pişmanlığımı telafi edecek hiç bir şey olamaz, o insanın içinde hiç durmadan büyür çünkü, sanki boğazınızda kalmış son lokma gibidir, sizi istediğiniz yere götürebilecek hiç bir otobüs, tren, uçak yoktur, yürüyerek de oraya gidemezsiniz, artık kalakalmışsınızdır çünkü, hatanız büyüktür ve bedel ödemeniz gerekir, oda yalnızlıktır, kimse sizi affetmeyecektir.
insanın yanlış olduğunu bildiği halde ya da yaptığında istemeyeceği durumların oluşacağını bilmesine rağmen bir şey yapması sonucunda ben niye yaptım bunu diye dövünmesi durumunun hissel anlatımıdır.
yılbaşı gecesi saat onbirde zil zurna sarhoş halde eve dönülüp evde annenin sizin için ayırdığı kuruyemişleri mutfakta görmektir. yılbaşı eğlencesini içmek olarak anlayan bünyenin amına koyar. bir kez daha neden en çok sevilen kadının anne olduğunu ortaya koyar.
insanın belki de içine en çok oturan duygu. o yüzden anlık öfkelere teslim olarak olduğundan farklı davranıp sonrasında pişmanlık duymaktansa her zaman ölçüp tartarak konuşmak hiç olmadı susmak pişmanlığa karşı en güzel çözümdür. laf ağızdan çıkmadan bu laf beni yansıtıyor mu demek lazım her şeyden önce...
pişmanlık; zamanı geri alabilmeyi istemektir, onbeş yaşındayken hayal ettiğin insan olamamanın verdiği duygudur, çaresizliktir, keşke demektir, dönmek isteyipte dönememek, gitmek isteyipte gidememektir, bedel ödemektir, gerçekle yüzleşmektir.
farklı hikayelerden çıkılsa da, gözyaşının tadı herkes için aynı olan buruk bir histir.