belli başlı sevgi seviyesini kazanmış kimselerin, sahip oldukları yetki ile, alınan her nefesi, henüz yeni patlamış bir yanardağın, güneş'e tabanca ile ateş ettirecek kadar bıktırmış sıcaklığını özletecek nitelikte bunaltıcı havasından daha da cehennem kokutmalarıdır. ne tür insanlarsınız ki, insanı yaşadığına bile pişman ediyorsunuz?
Olması gereken her şeye geç kalmışım, olmadık işlere erken girişmişim. Birçok yaşıtımın imrendiği hayatım aslında bok gibi ve nasıl düzeleceği hakkında hiçbir fikrim yok.
Pişman olmak birşeyi değiştirmeyeceği için yaşamadığım ve yaşamak istemediğim duygu demeyi çok isterdim ama istemesemde bir çok kez yaşadığım duygu, acı çektirmekten başka bir işe yaramaz kısacası insana sadece ve sadece acı veren gereksiz, berbat, kötü bir duygu.
insan yaptığından değil yapmadığından pişman olur deniliyor. yalan. bazı şeyleri yapmamak belki de daha iyi olabiliyor. o bakımdan yapılan bir şeyden pişman olmamak için kılı kırk yarıp düşünmek gerekiyor. yoksa keşke hiç bulaşmasaydım denilecek durumlarla karşılaşabiliyor insan.
Eğer haklı olduğunuzu sanıp haksız çıkarsanız var ya işte o zaman mahveder insanı. Yeşilçam filmi gibi olur ortam. Affet diyemezsiniz o kişiye. Sonrası malum;
"Kalan son eşyalarımı toplamak için son kez o eve gelmiştim Bir daha gelmeyeceğimi bilerek. Odama girdim koltuğun altında bazen bir şeyler sakladığım geldi aklıma oraya da bakmak istedim. Koltuğun arasında sıkışmış bir şey gördüm uzandım aldım,en sevdiğim saatimdi. sonra oturdum bir kaç hafta önce anneme o saati evi toparlarken kaybettiğini düşünüp uzun uzun bağırmıştım. Belli ki ben düşürmüşüm o araya. Oturdum son kez baba evinde bağıra bağıra ağladım. Şimdi ne değeri kaldı saatin ne de önemi. Pişmanım it gibi pişmanım bağırdığım her dakika için....bununda önemi yok artık bitti, bittik"
pişmanlık asla kaçamayacağın bir canavar, elleri bazen öldürür, bazen sertçe yakalar..
bugün yaşanan tatsız olaylar için herkesten özür değil, af diliyorum. bu küçük kardeşinizi bağışlayın lütfen. ölüm hariç her şeyin bir çaresi var. henüz ölmedik. yaşıyoruz hepimiz. neden mutlu olmak yerine mutsuzluk aşılıyoruz kendimize, birbirimize? neden?
her fısıltı, her geçen saat, itiraflarımı belirliyor. bu sadece bir rüyaydı.
tevbenin diğer adı. bir günah işlediğinizde vicdanınız sızlıyor ise ve çok üzülüyorsanız bu tevbedir. lakin tevbe yetmez; günahınızı rabbinize itiraf edip mağfiretini istirham etmeniz gerekir ki bu da istiğfardır. tevbe ve istiğfar birbirinden ayrılmaz.
keşkesi iki türlü olan pişmanlıktır. keşke yapmamış olsaydım veya keşke yapmış olsaydım gibi. daha da örnekleri çoğaltılabilir. ben hayatta asla pişman olmam sözünü kibirlik olarak görüyorum. ya biz birer aciz kuluz. pişman olabilirim, büyük konuşmayayım desen ölür müsün yani. anlamıyorum. kötü bir histir. ama pişman oldum diye her şeyi koyvermek gerekmez.