pişmanlık

entry407 galeri6
    269.
  1. Kişiye veyahut kişilere, büyük acı çektirten ''keşke'' sözünü her zaman için dillere sakız eden, kimi zaman ''yandım allah'' dedirten bir duygusal ve öldürücü kavramlardan biridir. Dünya üzerinde hiç ''pişman'' olmayan insanlar da vardır, o kadınlardan bir tanesi de benimdir. Zira her şeyi bilerek, isteyerek ve kendi iradem ile yaşamışım. Dönüp arkadan ağıt yakmam için hiçbir sebep yoktur. Oh mis, gelişi-güzel, zevk aldığım şeyleri yapmaya da devam ediyorum; ne dert edeceğim anacım yahu.

    (bkz: üç günlük dünya)
    0 ...
  2. 270.
  3. insani cildirtandir cok dusunulurse.

    gecen kafayi yiyordum resmen pismanliktan. sonra dedim, gecmiste kaldi her sey ve yapacak bir sey yok.
    1 ...
  4. 271.
  5. rte nin bm de yaptığı konuşma sonrası hissettiği duygu.

    (bkz: son lafı söylemeyecektim)
    0 ...
  6. 272.
  7. 273.
  8. keşkelerle örülmüş bir duvardır. keşke yapmasaydım, ya da keşke yapsaydım dediğimiz cümleler kullanmamıza sebep olur. acı verir.
    0 ...
  9. 274.
  10. bir hata sonucu bünyede oluşan duygu. fakaaaat, yapılan hatanın telafisi için çabalamıyorsa insan pişman olmasının da anlamı yoktur.
    0 ...
  11. 275.
  12. Ne zaman pisman olursun biliyormusun?

    Yarim biraktigini baskasi tamamlarsa...
    1 ...
  13. 276.
  14. kulaklarimi kapattigim zaman duydugumdur.
    0 ...
  15. 277.
  16. olmasın içinizde özellikle aşk içinse hiç olmasın.

    ingilizlerin ünlü bir sözü vardır ''true love never die'' gerçek aşk asla ölmez-bitmez, anlamında.

    eğer hatalarınızdan dolayı gittiyse gitmiştir.
    inanın bana sizin o kişi olduğunuzu düşünse gidemezdi.
    sizin o kişi olduğunuzu düşünse onu zindana da atsanız
    çıktığında kaçmak yerine size sarılırdı.
    gittiyse o kişi değildir.
    1 ...
  17. 278.
  18. Mutluluğu belgelerle, kanıtlarla anlat bana Abidin
    "Ben önyargılı gazeteciyim. Belgeler, sayılar yani kanıtlar olmadan yazılanlar bir haber değeri taşımaz. Ana akım medyadaki çoğu gazete bunu haber yapıyor. Muhabirler çok romantik davranıyor... Bir sokağı durduk yere neden haber yapalım? Hiçbir anlam ifade etmiyor. Bir sonuca varmadıkça boş çaba. Yeniden keşfedip keşfedip yapılıyor. Bu gazetecilik değil. Avrupa'da değil bunların çıkması, konuşulması bile gülünç karşılanır... Yaşar Kemal mi dediniz? Açıkçasını söylemek gerekirse ben yazılarını sevmem. Dediğim gibi önyargılı adımlarla ilerlerim."

    Gözümün önüne araştırmacı gazeteciler geldi. Sadece Türkiye'de değil, dünyadaki en mühim araştırmacı gazetecilik ürünü haberlere baktığınızda mutlaka veriler ve kanıtlar esas alınır. Fakat her araştırmanın başında hisler yatar. Bana kalırsa yukarıdaki sözleri söyleyen sayın gazeteci, şüphe ve önyargıyı karıştırıyor olmalı. Bilinmeli ki birçok duygu içinde dolaştıktan sonra eksik olanı bulduğunuzda şüphe etmekle başlar her şey. Üstelik araştırmacı gazetecilerin (şuan o kadar kalmasa da) lüks arabaları olmadığı gibi kalp gözü de çok açıktır. Toplum içinde yer alır. Önyargılarını altı delik ayakkabısıyla ezer. Katledilmeyi göze alarak...

    Türkiye'nin basınla ilgili sorularına hiç girmiyorum. Sadece şöyle bir örnek vermek istiyorum. Bir sokakta uzun süre vakit geçirdiniz. Sokak ki üst, orta ve altı sınıfın yaşadığı, turistlerin akın ettiği, yüzlerce yıllık iyi ve toplumsal olaylardan nasibini almasıyla kötü anıların dolu olduğu, kilisesi, camisi, butik cafeleri, esnaf lokantası, tiyatrosu, marangozu, manavı, derneği, lüks restoranı, caz cafesi, radyo istasyonu, galerisi ve daha nicelerini barından bir sokak. Hepsinin ayrı ayrı hikayesi var. Çamaşır asılı sokaktan ünlü sanatçılar her gün geçiyor. Turistler marangozun fotoğrafını çekip üzerine bir de çay içiyor. Geçmişte yaşanan toplumsal olayların canlı kanlı şahitleri var, sohbet etmeye yer arıyor. Daha size vereceğim çok örnek var. Var olmasına var da bunlar belgelerle ve sayılarla yazabileceğim bir şey olmadığı için haber değeri de taşımıyor.

    The Guardian'ı düşünüyorum, sadece bir ördeğin hikayesi yazılmıştı yarım sayfa, Ermeni bir kadın piyanistin anıları, sekiz yaşındaki aktivistlerin hikayelerini... Veri gazeteciliğinin en güzel örnekleri de yazılıyor tabi ama bizim memleketteki kadar sahtekarlık olmadığı için bir olayı yakalamak aylar kimi zaman da yılları alabiliyor. NY Times'da söz ettiklerimi bulmanız imkansız fakat hafta sonu eklerinde söz ettiğim gibi haberlere yer verdikleri ekler bulunur. Tesadüfe bakın ki ben de ekler muhabiriyim.

    Gazeteci-yazar Pınar Öğünç'ün Merter'deki plastik şişman beden vitrin mankeninin haberini yazdığı ve onu unutulmazlara taşıdığı bir memleketteyiz. Ruhunuzu koymadığınıza belgeleri koysanız da o değer bulmayacaktır. Yaşar Kemal'in yazdığı haberler hâlâ okunuyor. Daha dün Doğan Apartmanı ve çevresindeki esnafı işlediği yedi sayfalık bir yazı okudum önemli bir dergide. Muhabirlik hayatımda en çok okunan ve geri dönüş aldığım haberimse bir daktilo ustasının hikayesi oldu. Kısacık bir haber olmasına rağmen televizyonlara bile taşındı haber. Söz ettiklerimin hiçbirini belgelerle ya da kanıtlarla yazamazsınız. Toplumdan uzaklaşmış insanların bunu anlayabileceğini de düşünmüyorum. Bu mesleğe gönül verme sebebim bile söz ettiklerim. Dört yıl boyunca okuduğum gazetecilik bölümünü de keşke okumasaydım diyorum...

    Tanım: geri dönüşün olmadığını dank ettiğiniz andır.
    1 ...
  19. 279.
  20. keşke'nin dostu,
    ah'ın komşusu,
    zaman'ın mahallelisi

    boktan kişilik hezeyanı!
    0 ...
  21. 280.
  22. insanı kanser eden, kemiren, çölde susuz gibi bırakan duygu. dönüşü olmayan yola sokan eylemden sonra hissedilen.
    0 ...
  23. 281.
  24. pisman kelimesinin mastar almis hali. * allah allah kalbinizle hareket ettiginiz zaman olusabilecek bir durumdur ayni zamanda. mantigiyla hareket eden insanlar pisman olmazlar.
    0 ...
  25. 282.
  26. 283.
  27. Gördüğün halde ellerinden kayıp giden,tutamadığın zamanı geri alamadığın,keşke diye arkasından baktığın herşey.
    2 ...
  28. 284.
  29. pişmekten gelen kelime. evet pişman olmadan evvel pişmen gerekir.
    0 ...
  30. 285.
  31. içimde kalan tek duygu heralde. çözümü de yok bak bunun.
    0 ...
  32. 286.
  33. amını yolunu siktiğimin lanet duygusu. insanı kendinden nefret ettiriyo, niye öyle değil de böyle yaptım, neden bu kadar geç kaldım, neden gerekn önemi verip gerektiği kadar sahip çıkmadım gibi sorular.

    amına kodumun lanet gururu! neden özür dilemeyi beceremem ki.. seni seviyorum, sizi seviyorum demek niye bu kadar zor..

    her şeyin ortası iyidir aslında; kendinden taviz vermemek adına karşındakini kırma eşitlikçi ol, karşıdakini düşüneceğim derken kendini unutma yoksa pişman olursun.

    seviyorsan söyle, yanyana olmak istiyosan git ol. insansın çünkü; tıpkı karşındaki gibi.. insanız..
    0 ...
  34. 287.
  35. 288.
  36. Ne olursa olsun mutlaka bir gün tadına bakılan duygu. Tadına bakıncada bağımlısı oluyorsunuz tekrar tekrar tadıyorsunuz.. O kadar çok pişmanlığım var ki.. Acaba zevk mi alıyorum böyle hissetmekten diye kafaları yiyorum düşüne düşüne.. Son yaşadığım pişmanlık çok kötüydü ama koskoca bir keşke yazısı görüyorum nereye baksam.
    2 ...
  37. 288.
  38. son günlerde dibine kadar yaşadığım duygu.
    1 ...
  39. 289.
  40. hislerini gizleyerek mutlu olunamayacağını bile bile karşısında donup kalıp bir şey diyememektir.
    15 ...
  41. 290.
  42. genelde yapmadığımız ve vakti geçen şeylerin ardından hisedilen duygu.
    yaptıklarımdan az pişman oldum ama ah şu yapmaddıklarım.
    0 ...
  43. 291.
  44. Hiç pişman olmadım benim seçimlerim sonuçlarına köpek gibi katlanırım problem yok.
    0 ...
  45. 292.
  46. zor günleri unutmamalısın, kaçtığın ne varsa hepsi peşindeydi hani, orada ne demiştin O'na? -buradan sağ çıkarsam ... diye.sağ çıktığına pişmansın şimdi değil mi?
    5 ...
© 2025 uludağ sözlük