Filmi geri sarıp, hatayı düzeltme şansı varsa, harika. Amma ve lakin, atı alan Üsküdar'ı geçti, son pişmanlık fayda etmez gibi atasözleriyle anılıyorsa, insana tırnak yedirtir. Düşündükça daha çok pişman olur, pişmanlık katsayısı arttıkça daha çok düşünürsünüz. Akıllara zarardır.
zamanı geri almak mümkün değildir değil mi, ama alabilsek eminim kimse şu yaptıklarını yapmak istemez, bilin ki başkasının mutsuzluğu üzerine mutluluk inşaa edilemiyor, günün birinde herşey yerle bir oluyor, her zaman kendine yakışanı yapmak en güzeli, belki mutsuz olursunuz ama hayat süprizlerle doludur, başka bir fırsat çıkarıverir karşınıza.o yara hep içinizde olacak.
aşık olduğum kızla aynı odada aynı yatakta uyurken ve sevgili iken, öpmeye başlamıştım. ve o da beni.iş çığırından çıkacakken dur demişti ve durmuştum. nihayet sonralardan bir günde; bu kez o çığırından çıkmak istemişti aynı yatakta. bu kez ben dur demiştim. işte dur demeyecektim. bende çıkacaktım sahneye ve bir ömürlük tiyatro izleyecekti güneşliği olmayan pencerem.
sevilen bir müzik grubunu ya da herhangi bir parçayı gelip geçici kişilerle paylaşmak. sonrasında o müziği ve müzik grubunu her dinlediğinizde aklınıza o gelir ve bu dehlizde boğulur durursunuz.
yüzyıllarca yaşayacak olan bir ağacın tohumlarını; avuçlarınız vasıtasıyla içinize serpmek gibidir. bir kez düştünüz mü kaçarı yoktur. tohum fidan olur, küçüktür ama büyüyeceğinin sinyallerini verir adeta. büyüdükçe nefesiniz daralır, kesintiye uğrar umarsız kahkahalarınız. bir daha eskisi gibi olmayacağını bilerek uyanırsınız her güne. gece oldukça içinize sanki karanlığın kendisi gibi çöker pişmanlık. kurtuluşu mu? yoktur.
şu an köküne kadar hissettiğim duygu. kafasızlığımdan, salt inadımdan, kararsızlığımdan, önyargılarımdan hayatımın fırsatını kaçırdım. kader diyorum, böyle olması gerekiyormuş diyorum, yaradan böyle olmasını istedi diyorum. olmuyor, teselli etmiyor hiçbirşey. onca insana kafa tuttum, bir ben biliyordum ya doğruyu. olmadı işte olmadı arkadaş. hiçbirşey bu kadar güzel ayarlanamazdı. olmadı ama, olmadı...
cok kotu oldugunun herkesce bilinen duygu. omrumde yalnizca bir kere hissettigim duygudur ayrica. ne sinavlara az hazirlamya, ne birini incilttikten sonra ne de dedigim bir laftan sonra hissetmedim. yalnizca bir kere pisman oldum o da..
Pişmanlık duyan insan acı hissini sever. Unutmaz. Ve kırılmaz doğrunun eksikleriyle kendini harcar. Hatta bazen sadece kendini değil.. Pişmanlık duyacak kadar basit hataları olmamış biri olarak bu lanet duygunun en koyu halini bir babanın gözlerinde gördüm.
pişmanlık öyle bir duygudur ki hiçliğe imrendirir. Var olmamış olmayı arzulamak insan zihni için en büyük kaosu yaratıyor. Pişmanlık öyle yaralar açıyor ki başkasının hele ki bir babanın pişmanlığı olmak cehennemi yeryüzünde inşaa ediyor. Kişiye özel bir cehennem. Vicdan denen zebaniyle baş başa bir cehennem.
pişmansan ve su altına çekip onları bir bir boğup yok edemiyorsan cehenneme kombinenle mutlu olmayı öğrenmek zorundasın.
duyguların arasında en öldürücü olanıdır.
ne için duyuyorsan pişmanlığı, kendin yapmışsındır. bu yüzden için içini yer bitirir. bir çıkış yolu bulabilirseniz ne mutlu size... ama eğer yoksa, kalbinizi yakıp kavurur. başkasının sebep olduğu bir üzüntüden kat kat yıpratıcıdır.