hoş bir canan tan kitabı, belki de en iyi kitabı.
sonunda çoğu insanı ağlatmayı başarabilmiş, bazılarına göre ise aşk ı memnu gibi dizilerden farksız,sıkıcı bir ergen romanı.
çok sevdiğim bi arkadaşımın - mutlaka bu kitabı okumanı istiyorum - sözü üzerine elime aldığım ve 2 hafta içinde bitirmeyi başardığım hoş bi kitap. lakin çok basit. çok yalın. cümlelerde geçen bazı sözcükler kendini çok fazla tekrar ettiği için, biraz da sıkıcı. ha ama okudum mu? elbette. kitabı bitirdiğinizde aklınızda saçma sapan bi dünya soru işareti kalıyor. bu muydu yani diyosunuz. daha fazlasını beklercesine...
hani yeni yeni yayınlanmaya başlanmış bir dizinin tutmadığı görünce allak bullak, tuhaf sonla bitirilmesine benzemiş kitabın sonu da. yarım yamalak, yavan bişey.
kitabın içeriğine gelecek olursak... şiir aşığı bir piraye var. özgürlüğüne düşkün bir piraye... öğrencilik yılları boyunca kiminle oynaşsam diye düşünürken, mavi boncuk dağıttığı erkeklerin maddi durumunun yetersizliğini göz önüne alarak tek tek eleyen bir piraye. (bkz: paranın gücü)
daha sonra bu hanım kızımızın karşısına kişiliği ve yaşantısıyla tamamen ters düşen bir ağa çıkıyor. zengin mi zengin. havalı mı? oldukça. küçük ağa'nın adı haşim. önce haşim'le evlenip daha sonra burnundan kıl aldırmayan kızımız diyarbakır'a yerleşiyor. bildiğin asmalı konak gibi birşey la bu. şahsen ben okurken hep bu izlenime kapıldım. dedim ya, son derece basit. canınız sıkıldığında, yapacak birşey bulamadığınızda elinize alıp okuyabileceğiniz türden.
ayrıca canan tanı'n ilk romanıymış. daha çok çalışmalısın canancım. daha iyi olabilir, denemeye devam.
piraye olmasaydı nazım hikmet olur muydu acaba? bazen insan bunu düşünemden yapamıyor. nazım hikmet'in hemen hemen en iyi şiirlerine ilham kaynağı olmuş büyük aşkı.
ayrıca şiirin dışında da gerçek bir kadındır piraye. her ne kadar nazım hikmet kendisine ihanet etmiş olsa da o tam manasıyla iyi bir aşığın güçlü karakteridir.
Edebi ve psikolojik yönden bakıldığında son derece etkileyici roman. Edebi insanların çabucak kavrayabileceği; psikolojik, kültürel ve daha bir çok değeri içinde barındıran, "yakın çevrede aranılmaması gereken kahramanları içimizde bulduran" "bu değerlere vakıf insanların anlayabileceği" başarılı eser. Değerlere vakıf olmayanların, "liselilerin okuduğu kitaplardan biri olarak nitelendirebileği" mümkün olan ince ve şeffaf hissiyatların hüzünsel geniş-dar kahramanların yaşatılası eser. Değerlere vakıf olacak bilgiler not alınmalı, kitap sonra okunmalıdır... oh be!
bayanların, okumaktan hoşlanacağı türden bir kitap. anlatım olarak da çok üst düzey edebi bir nitelik taşımadığından, her yaştan insan okuyabilir. çok hat safhada bir duygu fırtınası da yaşatmadığı için, çok da tavsiye edilebilecek bir kitap değil. kimse üstüne alınmasın ama, kitabi bitirdiğimde aklıma gelen ilk düşünce, liseli ergen genç kızlara ne kadar uygun olduğuydu.
ilk göz göze geldiğimiz günkü elbiseni çıkar sandıktan,
giyin, kuşan,
benze bahar ağaçlarına...
Hapisten mektubun içinde yolladığım karanfili tak saçlarına,
kaldır, öpülesi çizgilerle kırışık beyaz, geniş alnını,
böyle bir günde yılgın ve kederli değil,ne münasebet,
böyle bir günde bir isyan bayrağı gibi güzel olmalı Nâzım Hikmet'in kadını...
canan tan'ın ilk okuduğum ve bu diğer kitaplarını okumama sebebiyet veren harika kitap. ne zaman okuduğumu hatırlamasam da ne kadar çok ağladığımı çok iyi hatırlıyorum.
nazım'ın bu nasıl bir sevme biçimidir diyebilinecek kadındır ve aldatılandır.
bulutlar geçiyor haberlerle yüklü ağır
buruşuyor hala gelmeyen mektubun avucumda
yürek kirpiklerinin ucunda
benim bagırasım gelir
piraye piraye diye..*
canan tan ın asmalı konak vari bir romanıdır bu roman. modern tarzda kaleme alınmış bir roman olmakla birlikte işlenilen konu geleneksel toplumsal konulardır, romanı okurken işlenilen konu üzerinde eleştirilerde bulunursunuz.
canan tan'ın efsane kitabı. kitabı okurken,özellikle baş kısımlarında, "olm okuldaki herkes bu kıza niye evlenme teklif ediyor lan?" diye kendi kendime düşünsem de, kitabın sonlarına doğru içim acıdı resmen. o sonu hatta kaç defa okudum hatırlamıyorum.
kitaptan çıkarılacak en önemli sonuç ise şudur: "erkeklere güven olmaz hacı!"
canan tan ın yeni bitirdiğim romanı. kitap okurken hüngür hüngür ağlamak, tekrar aşık olmak, eski mutlulukları hatırlamak, mutluluğa tam manasıyla erişemediğini hissetmek.
kısacası bir solukta okunabilecek şaheser.