--spoiler--
insan ya geleneklere karşı koyup açık ve cesur yaşamalı,yahut da,inandığı bazı kıymetler varsa,onlar için fedakarlık yapmalıdır.En çirkin şey ikisine birden sahip çıkan iki yüzlülüktür.
--spoiler--
Yalnızız adlı romanından..
Beni derinden etkileyen bir sözdür.Mekanı cennet olsun...
50 kilo taşşağı olan adamdır , sen çık döneminde esip gürleyen materyalistlere siktir i çek ve bireyin iç dünyasına in. siz yapabilir miydiniz ? adamın götünden kan alırlar kamil kan.
türk edebiyatına tahlil romanı bu adamla girmiştir. baktığımız zaman yazarın yoksulluk içinde büyümesi , küçük yaşta para kazanmak zorunda kalması , ardından büyük yaştayken küçük yaştaki çocuğunu kaybetmesi falan iyice kafa allak bullak olmuş yazdıklarıyla da bizi sikecek tabi. o yazmasın da ben mi yazıyım lan , adamın hayata bak.
ayrıca zamanında taşşak geçmesinler diye ''server bedi'' takma adıyla polisiye roman yazmıştır. şimdi aklıma gelmiyo aklıma gelince editlicem.
başlıca eserleri şu şekildedir;
roman: sözde kızlar, mahşer, bir akşamdı, süngülerin gölgesinde, canan, dokuzuncu hariciye koğuşu, fatih harbiye, ''matmazel noralya nın koltuğu'', cumbadan rumbaya
inceleme-deneme: büyük avrupa anketi, felsefi buhran, kadın-aşk-aile
Dünyada üstadla kapışabilecek bir yazar yoktur fakat gerçek sanatçıya önem verilmediğinden üstada da verilmiyor, onu anlayan , davasına inanan insan çok büyük işler başarabilir.
(bkz: fikir adamı büyük insan)
''Kendi ırkçılıklarını muhafaza edip, bizim milliyetçiliğimizi hoş görmeyenler, bizi milli intihara sevk etmek isteyenlerdir. Eğer bunlara bütün enerjimizle «Hayır!» diyorsak, bu sofu bir milliyetçi olduğumuz için değil, milli varlığımızı muhafaza etmek içindir. Türk gençliğini de bunun için milliyetçi olmaya çağırıyoruz. Bu şuura sahip olmayan gazetelerin ve yazarların Atatürkçülüğüne de aldanmayalım. Bunlar Türkçü olmadıkları için hiç bir zaman samimi bir Atatürkçü de olamamışlardır.''
bugün edebiyat dünyamızda peyami safa'ya yeterince önem verildiğini düşünmüyorum. şayet kendisi rus. ingiliz, fransız falan olsa göklerde yerini hazır etmişti halkımız. kısacası: usta bir yazardır.
türk edebiyatı deyince en azından benim aklıma gelen ilk isimlerden birisi. Yusuf atılgan ile birlikte en iyi iki türk yazarından birisi. psikolojik tahlilin doruk noktasıdır. eserlerin bol miktarda eski kelime içermesinden dolayı okumak oldukça zordur.
sırf 9.hariciye koğuşu'ndaki şu kısım için bile hayran olunabilecek yazar.
'' Bu sofa dört köşedir: ortada sokak kapısı, iki yanında birer pencere. pencerenin yanında bir ot minderi. minderin yanında yemek masası. masanın yanında iki sandalye. bu sofada oturulur, yemek yenir, misafir kabul edilir.
benim her girişimde, orada, hareketsiz duruşum, beni bana gösteren bu çehreye bakmak içindir.
ve baktım: minderde üst üste konmuş iki yastık. (demek annem biraz rahatsızlanmış ve buraya uzanmış.) masanın yanında rafın önüne çekilmiş bir sandalye. (demek annem en üst raftan bir ilaç şişesi almış). ha... işte masanın üstünde bir şişe: kordiyal. (demek annem bir fenalık geçirmiş.) minderin üstünde ıslak, buruşuk bir mendil. (demek annem ağlamış.)
benim de bu şişeye, iki yastığa ve bir mendile ihtiyacım var, ben de kordiyal alacağım, uzanacağım ve ağlayacağım. ''
yalnızız'ı yazmıştır. döneminde nazım ve necip gibi şairleri nesir ile geçmeyi başarmıştır. hiç bir ideolojide yer bulamamış zor bir hayat yaşamıştır. peyami safa türk nesrinin gururudur.
eserleri arasında matmazel noraliya'nın koltuğu üslup yönünden tektir. kendisi de en çok tuttuğu eserinin matmazel noraliya'nın koltuğu olduğunu söylemiştir.