Fasulyeler boy verince atl kısımlar ciddi derecede kötü kokuyor. Ben bir ara yetiştirmiştim. Evi sardı koku ama öyle böyle değil. Atmak zorunda kaldım sonra.
ilkokulda yaptığım faaliyet. bir de o kadar ciddiye alırdım ki allahın pamuğunu fasulyesini, sanki botanikçiyim de nesli tükenmekte olan tropik ağaç türüne göz kulak oluyorum.
bitkiye ne derece göz kulak olunur, o da ayrı bir mesele tabii.
+ senin fasulye ne alemde?
- benim ki biraz buruşuk mu ne
+ ne buruşuğu ya pamuktan çıktı mı pamuktan
- valla pamuk falan dinlemedi boy verdi resmen.
+ çok şanslısın yaaa benim ki nedense büyümüyor.
- üzülme ya yeniden ekersin bi tutam pamuk bi fasulye değil mi zaten...
ilk okulda yapılan aktivite değildir. kardeşimin kilo kilo pamuk, kilo kilo kuru fasulye harcayarak yaptığı hobidir. halbuki bilmezmi benim bacaksız kardeşim toprağın hem verim hem maliyet açısından hobisi için paha biçilemez bir malzeme olduğunu. sanayileşen toplumlarda çocukların doğal güzelliklerden mahrum kalmasının en büyük kanıtıdır benim afacan.* öğretmenlerimiz toprakta olmayıpta pamukta olan ne bulmuş ki küçük yaşta bebelerimizi böyle yetiştirmiş..
sonuç: maaşımın bir kısmını toptan pamuk alımına harcıyorum.*