provakasyon bahanesidir.
ancak aşağıdaki makaleler okunursa nevruz daha iyi anlaşılacaktır.
- Remzi Duran, Türk Süsleme Sanatlarının Ortak Motifi Nevruz Çiçeği, E. Ü. Türk Dünyası incelemeleri Dergisi, , II, 125 - 173, 1998.
- Remzi Duran, Osmanlı Devri Mimarlık Abidelerinde Tezyini Unsur Olarak Nevruz Çiçeği Motifi, XIII. Türk Tarih Kongresi, Ankara, 4-8 Ekim 1999, , , 1247 - 1254, 2002.
- Remzi Duran, Türk Kültüründe Nevruz Paneli, - , 1999.
- Remzi Duran, Türk Kültüründe Nevruz Paneli, - , 2000.
Türk adetlerine göre de baharın gelişi olarak kutlanan bir nevi bayram. Ama bu kürtler tarafından kesinlikle baharın gelişi gibi bir anlam taşımamaktadır. Kürt geleneklerinde Nevruz'da eski ve zalim bir hükümdara karşı ayaklanan ve sonuçta da başarıya ulaşan bir halk öyküsünden bahsedilir. Bu yüzdendir ki de devlet tarafından senelerce yasaklanmıştır. Bu yasaklama sonucu da devlet kendini kendi eliyle zalim hükümdar yerine koymuştur. Oysa ki bu kutlamalar çok daha özgürce kutlanabilirdi. Bu sayede günümüze yansıyan bu şiddet bir miktar da olsa önlenmiş olurdu.
Pazar günü olanlar ortada... Anlayamadığım nokta hükümet hala neden bu gerilime ortak oluyor. Bırakın kutlanacaksa kutlansın ki görüyoruz ki kutlanıyor. istanbul'da çıkan olaylarda bir kişinin öldüğü söyleniyor. Atılan gaz bombalarının devlete maliyetini bıraktım bu kadar üzerine gidilecek bir olay mı bu? Bu sayede Türkler ve Kürtler arasında çok daha fazla gerginlik yaşanıyor. Nitekim istanbul'da BDP'li bazı gençler esnafın dükkanlarına daha önce zarar verdikleri gerekçesiyle neredeyse linç ediliyordu... Ne olmalı yani, birisi kendini kaybedip birini vursa 21 Mart tarihi nasıl hatırlanacak sonrasında...
Diyarbakır'da polisler havaya ateşler açma noktasına kadar geliyor ve sonrasında başedemeyeceklerini anlayıp bırakıyorlar. Yaşanan onca gerginlikten sonra insanlar kutlamasını falan yapıp defolup gidiyorlar. işi buraya getireceksin madem baştan o izni versen de ne itibar kaybetsen ne de insanları boş yere germesen olmaz mı? Olmuyor işte... Bu kutlamaları devletin organize etmesi lazım biraz da. Bu topraklarda bu yasaklamalar sonrasında artık Nevruz PKK'lıların kutlamaları olarak algılanıyor. Oysa ki bu kısıtlamalar olmasaydı bugüne gelene kadar belki tüm Türkiye benimseyecekti bugünü. Nitekim Nevruz Azerbaycan başta olmak üzere diğer Türki cumhuriyetlerde de kutlanıyor. Oralarda baharın gelişi olarak kutlanıyor ve siyasi bir anlam taşımıyor. Bizim siyasi otoritelerimiz bugünü neredeyse zorla özel bir amaç ile sembolleştirmişler.
Madalyonun diğer yüzüne gelecek olursak... BDP de yangına özellikle körük kullanarak gitmekte... Devlet 21 Mart'ı zaten nevruz bayramı olarak ilan etmişken illa ki pazar gününe bir de miting yapalım diye dayatmaları, bile bile lades demeleri. izin verilmeyeceğini bile bile miting izni isteniyor... Bana kalırsa çok aykırı bir istek değil. Ama bu şartlarda henüz çok erken. Miting istekleri rededilince de "kutlamalar yasaklanmadı" diye kendi halkları döküyorlar sokağa... Oysa çok daha makul olsalar belki de herşey çok daha kolay olacak. Olmuyor ama... Yetmiyor bir de BDP başkanı "Polisler karakollarından çıkmasın, gerginlik yaşanmasın" deniyor. işte asıl can alıcı nokta budur. Nasıl bir istektir bu? Bu isteğin, bu deyişin altında bir tahrik unsuru yok mudur? BDP kendi bölgesinde devlet gibi davranmaya devam ettiği sürece, bu devlete, bu bayrağa saygı göstermediği sürece kendilerine de saygı gösterilmeyeceğini algılaması lazım. Saygı falan hak getire de kendi yönlendirdiği insanların çoğu kez de masumların canları yanıyor yok yere. iki gün sonra kutlasan ne olur yani? istek bir yere kadar makul dedik ama 19 Mayıs'ın, 30 Ağustos'un, 23 Nisan'ın hafta içine denk geldiği için haftasonuna kaydırıldığı oldu mu hiç? O zaman bu zorlama nedendir? Nedendir emniyet kuvvetlerine "karakollarınızdan çıkmayın" diyerek tahrik etmek...
Devlet ve BDP kendi insanlarını düşünerek bu günü potansiyel bir meydan okumaya çevirmemeli... Canı yananlar hep masumlar oluyor sonrasında. Türkiye'de daha on yıllarca Nevruz gerilimin sınır tanımadığı günlerden biri olacaktır.
aslında gayet güzel bir kutlamayken (bizde anneler kızlar kağıtlara dilediği şeylerin resmini çizer camdan atar yada saklar bi nevi dua gibi) bazı lavuklar için sıradan işinde gücünde insanlara saldırıp kürtlerden ve bayramlarından nefret etmelerine sebep olan kutlamadır.
newroz kelimesi kürtçe bir cümlenin içinde anlamlıdır ama türkçe içinde kullanmak milliyetçiliktir. Ayrıca newroz kelimesi kürtçe değil farsçadır, yeni gün demektir. Eğer aynı anlamda kürtçe bir ifade kullanılmak isteseydi nû-ro şeklinde olurdu.
nevruz olmayanDIR. demirci kawa'ya selam yollayıp, zalim dehak'tan hesap sorma günüdür. ben onu öldürünce ateş yakar size haber veririm diyen kawa'yı ateşlerle anmaktır. zalimleri hesap verdiği gündür.
türklerin yüzlerce yıldır kutladıkları bahar bayramıdır. ergenekondan çıkışı simgeler.
ancak türklerin kutlaması "ırkçılık" olacağından barış ve demokrasi aşıklarınca merasim haline getirilmiş ve apo posterleriyle birlikte anılagelmiştir.
newroz destanı da neyin nesi.binlerce yıldır varolduklarını kanıtlamak için 5 yıl önce yazılmış uyduruk bir şiirdir.belgeleri var mıdır?türkler gibi anıtlara kitabelere taşlara yazmışlar mıdır?ve halen var mıdır günümüze kadar korunabilmiş bu tarz da bir kürt eseri? (bkz: yok öyle birisi)