yalnızlık, o kadar güzel bir duygu ki ondan kopamıyorum. hiç sıkmıyor beni, arayıp sormuyor. ona dertleri mi anlatıyorum o bana aaa ben de aynısını yaşamıştım demiyor. sadece susuyor. uyurken onu düşünmüyorum, bana huzur veriyor. hiç gitmeyeceğim demiyor, çünkü ben gitmiyorum.
Tercih değil, mecburiyet biraz. istesem gayet tabi yalnız kalmam , ama yaşımı başımı aldım.
Boş gereksiz ilişkilerle vakit harcamanın anlamı yok. Ya hep ya hiç.
Ya herro ya merro in anadolu style.
çünkü şu an birini hayatıma alabilecek altyapı yok. kaynaklarım sınırlı ve kendi mağaramda bir başıma hayatta kalma savaşımı veriyorum. eğer birini alırsam o bana şu an için yük olur. onla ilgilenemem, onla konuşamam, onla vakit geçiremem, gezemem, tozamam, ona çakamam da.
sonuçta bunlar için altyapı şart. şu an için sadece belli okumalar yapıp kendimi iş hayatına hazırlayacağım, arından kendi işim ve evimi kurup ondan sonra piyasaya açılacağım.
Sorumluluk olmaz tamamen kendi planlarin ve isteklerin ile yaşarsın kimseden çekinmeden kendini hiç kasmadan kendi hosuna giden kendince eglenceli her seyi yaparsin.
insanları sevmiyorum. Sahteler. ihanetçiler. Nankörler. Bendeki de ne ego ama! Sanki ben sütten çıkmış ak kaşığım... Neyse her şeyi geçtim. Ben garip birisiyim. Takıntılarım var, ruh hastasıyım adeta. Ve de canavar gibiyim.
yalnızlık konusunda daha başarılı olduğum için. her insan başarılı olmak ister. baktım ki bende yalnızlık alanında başarılıyım. istesem de başarısız olmak yalnızlıkta; olamıyorum.