bugün çalıştığım iş yerinde 10. yılımı kutladım. direktörüm bana plaket verdi.* aslında 10 yıldan daha fazla oldu. ama iş prosedürleri gereği ancak kutlandı diyebiliriz. neler hissediyorsun dersek? aslında değişik bir duygu hissedemiyorum. uzun bir süredir aynı yerde çalışıyorum. çok farklı işler yapmış olmama rağmen, gerçekten neler hissettiğimi tarif edemiyorum.
ilk girdiğimde en alt pozisyondaydım, şimdi yönetici olarak arkadaşlarıma destek olmaya çalışıyorum. iyi mi yapıyorum? kötü mü? onu gerçekten bilemiyorum. sadece iyi yapmayı umut ediyorum!
bugünkü törende şunu hissettim, benim gibi dört arkadaşım daha vardı. sanıyorum giderek yaşlanıyoruz. zaman çok hızlı geçiyor, umarım faydalı şeyler yapıyoruz ve insanlara az da olsa bir yararımız dokunuyordur...
sanki bi jolenin icinde ilerlemeye calisirmis gibi hissediyorum. ben hizli olmak ve derin bi nefes alabilmek adina tum enerjimi kullandikca icinden cikmaya calistigim sey sadece ve sadece durarak bana hayatimin en buyuk direncini gosteriyo gibi..
bir soru cümlesi. karşısındakinin hislerini merak eden insanların sorusu.
-ne hissediyorsun?
+hiçlik..
-ne hissediyorsun?
+sevgi ve de nefret, hem de aynı anda
-ne hissediyorsun?
+yine hiçlik..