nazım hikmet

entry196 galeri64 video1
    51.
  1. 52.
  2. Necip fazıl'dan daha iyi şairdir.
    1 ...
  3. 53.
  4. Nazım usta kaç sene öncesinden görmüş halimizi, saygılar sana büyük şair.

    DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU

    Akrep gibisin kardeşim,
    korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
    Serçe gibisin kardeşim,
    serçenin telaşı içindesin.
    Midye gibisin kardeşim,
    midye gibi kapalı, rahat.
    Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
    Bir değil,
    beş değil,
    yüz milyonlarlasın maalesef.
    Koyun gibisin kardeşim,
    gocuklu celep kaldırınca sopasını
    sürüye katılıverirsin hemen
    ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
    Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
    hani şu derya içre olup
    deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
    Ve bu dünyada, bu zulüm
    senin sayende.
    Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
    kabahat senin,
    — demeğe de dilim varmıyor ama —
    kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

    1947

    Nâzım Hikmet.
    3 ...
  5. 54.
  6. türk şiirinin kilometre taşlarından biri olan nazım hikmet, edebiyatımıza sadece şiir(memleketimden insan manzaraları, 835 satır, sesini kaybeden şehir) kazandırmamış, bunun yanı sıra oyunlar (kafatası, demokles'in kılıcı), romanlar (yaşamak güzel şey be kardeşim, kan konuşmaz), mektuplar da yazmış. hatta tüm bunların dışında "kuvayi milliye destanı, kurtuluş savaşı destanı ve şeyh bedrettin destanı"nı yazmış ve çok yönlü bir edebi kişilik olmuştur.

    temsilciliğini mayakovski ve marinetti'nin yaptığı fütürizm'den etkilenip türkiye'ye döndüğünde bu minvalde, toplumcu gerçekçi çizgide eserler vermeye başlamış, 60 sonrası kuşağa ilham kaynağı olmuştur.

    belki akıllarda en çok aşklarıyla kalmış. nüzhet, piraye, kızıl saçlı kadın, münevver, galina ve en son, "saçları saman sarısı, kirpikleri mavi, kırmızı dolgun dudaklı” diye 1961'de yazdığı “saman sarısı” şiiri ile ölümsüzleştirdiği kadın vera.

    ve vera için yazılan, son şiir.

    "gelsene dedi bana
    kalsana dedi bana
    gülsene dedi bana
    ölsene dedi bana
    geldim,
    kaldım,
    güldüm,
    öldüm."

    sadece çok iyi bir aşık olmamış, çok iyi bir arkadaş da olmuş, dost da olmuş nazım hikmet. çok yakın arkadaşı olan ve dokuzuncu hariciye koğuşu adlı kitabını nazım hikmet'e adayan peyami safa ile aralarına her ne kadar komünizm ve faşizm tartışmaları girse de diğer yakın arkadaşları olan ve bizim de "garipçiler" olarak bildiğimiz orhan veli , melih cevdet anday, oktay rifat horozcu , nazım hikmet özgürlüğüne kavuşabilsin diye üç günlük açlık grevine girmişler.

    hapisteyken, kendisinin bir vatan haini olmadığını anlatan bir mektup yazıp atatürk'e göndermiş ve hastalık zamanı olduğu için belki de hiç ulaşamamış. nazım hikmet ise bunun bilinçli olarak gösterilmediğini iddia etmiş.

    "ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında,
    ne sen bunun farkındasın,
    ne polis farkında."

    şiirinin, gülhane parkındaki bir ceviz ağacında, arandığı dönemde sevgilisine haber vermesini istediği kişinin hem sevgilisine hem de polise haber vermesi sonucu, polis devriyesinde polis ve sevgilisi yan yana geldikleri için yakalanmamak adına ağaca çıkıp, sevgilisine bu şiiri yazdığı rivayet edilir.

    hatta günümüzde birçok şiiri bestelenmiş değerli birçok sanatçı tarafından.

    ezginin günlüğü - seni düşünmek
    edip akbayram - güzel günler göreceğiz
    onur akın - seviyorum seni (bu şarkıda ilhan berk'in "ne böyle sevdalar gördüm ne böyle ayrılıklar" adlı şiirinden bir kısım ile birleştirilmiş.)
    athena - geberiyorum
    zülfü livaneli - yiğidim aslanım
    grup yorum - bu memleket bizim
    zülfü livaneli & joan baez - kız çocuğu
    leman sam - nazım hikmet memleket (sanırım bu ilhan şeşen tarafından, nazım için yazılmış bir şarkı, emin olmamakla birlikte koyuyorum buraya.)
    cem karaca - herkes gibisin
    ahmet kaya - aynı daldaydık
    edip akbayram - gidenlerin türküsü
    ilhan irem - hoş geldin kadınım
    hüsnü arkan - bor oteli
    zülfü livaneli - bulut mu olsam
    cem karaca - ceviz ağacı

    ayrıca tüm bunların dışında, çevirileriyle de tanınır. türk edebiyatının en değerli yazarlarından biri olan yaşar kemal'in ince memed kitaplarını rusçaya çevirmiştir.

    yaşar kemal'in nâzım hikmet'le ilgili bir anısını vefatının ardından yakın dostu zülfü livaneli şöyle yazmıştı: "paris’te abidin dino’yla birlikte nâzım hikmet’i tren istasyonunda karşılamışlar. nâzım demiş ki 'yaşar, romanını okudum. eğer bana bu kadar zulmetmeselerdi, bunca yıl hapis yatmasaydım, belki ben de senin kadar güzel bir şey yazabilirdim ama olmadı.' yaşar kemal, 'koca nâzım’ın genç bir adamla alay etmesi yakışık alıyor mu?’' diyerek oradan ayrılmış ve küsmüş.

    3 haziran 1963 sabahı, gazetesine uzanırken geçirdiği kalp krizi sonrası hayata veda eden nâzım hikmet'in mezar taşı bir granitten yapıldı ve meşhur şiirlerinden biri olan "rüzgara karşı yürüyen adam" figürü taş üzerinde ebedileştirildi.

    1951 yılında bakanlar kurulu tarafından alınan bir kararla türk vatandaşlığından çıkarılan nazım hikmet, 58 yıl aradan sonra yine bakanlar kurulu kararı ile türk vatandaşı olmuştur.

    onun aşkları da şiirleri kadar ölümsüz sanki. sözümü belki de en çok sevilen, en çok iç burkan şiirlerinden biri ile bitirmek istiyorum. "ben senden önce ölmek isterim."

    "ben senden önce ölmek isterim.
    gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?
    ben zannetmiyorum bunu.
    iyisi mi, beni yaktırırsın,
    odanda ocağın üstüne korsun,
    içinde bir kavanozun.
    kavanoz camdan olsun,
    şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin.
    fedakârlığımı anlıyorsun, vazgeçtim toprak olmaktan,
    vazgeçtim çiçek olmaktan
    senin yanında kalabilmek için.
    ve toz oluyorum,
    yaşıyorum yanında senin.
    sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin.
    ve orda beraber yaşarız,
    külümün içinde külün,
    ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun
    bizi ordan atana kadar...
    ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize,
    atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.
    toprağa beraber dalacağız.
    ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
    sapında muhakkak iki çiçek açacak:
    biri sen, biri de ben.”

    hasretle, mavi gözlü dev...
    5 ...
  7. 55.
  8. VATAN HAiNi


    "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
    hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    Şair kelimesi onu anlatmaya yeter mi bilmiyorum.
    3 ...
  9. 56.
  10. Saygı duyulması gereken bir şahsiyet.
    0 ...
  11. 57.
  12. ...
    "Ey
    beni
    ağzı açık
    dinleyen adam!
    Belki arkamdan bana
    bu kalbini
    haykırana
    "kaçık"
    diyen adam!
    Sen de eğer
    ötekiler
    gibi kazsan,
    bir mana
    koyamazsan
    sözlerime
    bak bari gözlerime;
    bunlar:
    Deli gözbebekleri!
    Gözbebekleri!"
    0 ...
  13. 58.
  14. yaşıyorsun usta..
    nazım usta;
    hem de hiç ölmediğin kadar.
    3 ...
  15. 59.
  16. başıma bir şey gelmeyecekse şiirlerine hayran olduğum söylenemez.
    4 ...
  17. 60.
  18. Küstürmeyin insanları hayata.
    Sonra her şeyden vazgeçiyorlar..
    Bir dağ başında kalmayı,
    Bir adada mahsur kalmayı,
    Nerede bir yalnızlık varsa
    Onu istiyorlar.
    Küstürmeyin işte
    Bazı insanları.
    6 ...
  19. 61.
  20. Ben, bir insan,
    Ben, Türk şairi komünist Nazım Hikmet
    Ben,
    Tepeden tırnağa iman,
    Tepeden tırnağa kavga,hasret ve ümitten
    ibaret ben...
    0 ...
  21. 62.
  22. Nasıl üzülmem düşündükçe halini memleketimin? Çırpınıyor ayakları altında bir avuç hergelenin.
    1 ...
  23. 63.
  24. 64.
  25. Atatürk'e yazdığı mektup

    “Türk ordusunu isyana kışkırttığım iddiasıyla on beş yıl ağır hapis cezası giydim. Şimdi de Türk donanmasını isyana kışkırtmakla suçlanıyorum.
    Türk devrimine ve senin adına ant içerim ki suçsuzum.
    Askeri isyana kışkırtmadım.
    Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev atılımı anlayabilen bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var.
    Askeri isyana kışkırtmadım.
    Yurdum ve devrimci sen karşısında alnım açıktır.
    Yüksek askeri makamlar, devlet ve adalet, küçük bürokrat ve gizli rejim düşmanlarınca aldatılıyorlar.
    Askeri isyana kışkırtmadım.
    Deli, serseri, gerici, satılmış, devrim ve yurt haini değilim ki, bunu bir an düşünebileyim.
    Askeri isyana kışkırtmadım.
    Senin eserine ve sana, aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. Sırtıma yüklenen ve yüklenecek hapis yıllarını taşıyabilecek kadar sabırlı olabilirim. Büyük işlerinin arasında seni bir Türk şairinin felaketiyle ilgilendirmek istemezdim.
    Bağışla beni, seni bir an kendimle meşgul ettimse. Alnıma vurulmak istenen bu  ‘devrim askerini isyana kışkırtma’ damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
    Başvurabileceğim en devrimci baş sensin. Kemalizm’den ve senden adalet istiyorum.
    Türk devrimine ve senin başına ant içerim ki suçsuzum.”
    3 ...
  26. 65.
  27. 66.
  28. 67.
  29. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1794118/+

    Bugün pazar. 
    Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. 
    Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün 
    Bu kadar benden uzak 
    Bu kadar mavi 
    Bu kadar geniş olduğuna şaşarak 
    Kımıldamadan durdum. 
    Sonra saygıyla toprağa oturdum, 
    Dayadım sırtımı duvara. 
    Bu anda ne düşmek dalgalara, 
    Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. 
    Toprak, güneş ve ben... 
    Bahtiyarım...

    Doğum günün kutlu olsun, üstat.
    36 ...
  30. 68.
  31. kendisine çok haksızlık edilmiş yazardır.

    doğum günün kutlu olsun büyük üstat!
    1 ...
  32. 69.
  33. Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    Uyarına gelirse tepemde bir de çınar' demiştin yıllar önce
    Demek ki on yıl sonra
    Demek ki sabah sabah
    Demek ki manda gözü
    Demek ki sile bezi
    Bir de memedin yüzü
    Bir de saman sarısı
    Bir de özlem kırmızısı
    Demek ki göçtü usta
    Kaldı yürek sızısı
    Yıllar var ter içinde taşıdım ben bu yükü
    Bıraktım acının alkışlarına 3 Haziran 63'ü
    3 Haziran 63'ü
    Bir kırmızı gül dalı egilmiş üstüne
    Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
    Okşar yanan alnını Nazım Ustanın
    Bir kırmızı gül dalı egilmiş üstüne
    Bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
    Yatıyor oralarda
    Bir eski gömütlükte
    Yatıyor usta
    Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    Geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
    Şuramda bir kuş ötüyor.
    Haziranda ölmek zor...
    0 ...
  34. 70.
  35. kendisine iade-i itibar yapan kişi recep tayyip erdoğan'dır.
    0 ...
  36. 71.
  37. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1794173/+

    "ekmeği
    Son lokmasına dek yemeği,
    Bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman." dizelerinin yaratıcısı kıymetli şair ve yazarımızdır.

    15 ocak 1902 tarihinde doğmuştur. toplumcu şiir hareketinin ve ülkemizdeki fütürizmin önderidir. bugün kendisinin doğum günüdür.

    117. yaşın kutlu olsun usta.
    6 ...
  38. 72.
  39. O MAVi GÖZLÜ BiR DEVDi

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Kadının hayali minnacık bir evdi,
    bahçesinde ebruliii
    hanımeli
    açan bir ev.
    Bir dev gibi seviyordu dev.
    Ve elleri öyle büyük işler için
    hazırlanmıştı ki devin,
    yapamazdı yapısını,
    çalamazdı kapısını
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan evin.

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Mini minnacıktı kadın.
    Rahata acıktı kadın
    yoruldu devin büyük yolunda.
    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
    girdi zengin bir cücenin kolunda
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
    bahçesinde ebruliiiii
    hanımeli
    açan ev...
    Saygı ve rahmetle.
    4 ...
  40. 73.
  41. ...Onlar ki; toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar.
    Korkak, cesur, cahil, hakîm ve çocukturlar...

    https://youtu.be/FqPOfh-dbFI
    3 ...
  42. 74.
  43. sevmeyi öğreten adam; iyi ki geçmişsin bu dünyadan, bu topraklardan.
    doğum günün kutlu olsun.
    0 ...
  44. 75.
© 2025 uludağ sözlük