Yahu hep mi başıma gelir? Adamla mükemmeliz harikayız doyamıyoruz birbirimize dedim anında bozuldu. Beni tehdit etme beni sıkma falan demeye başladı 180 derecelik dönüş resmen. Şansıma tüküreyim ben.
nazar çok eski yıllardan beri vardır. nazar inancının ardındaki güç bakışın ruhla bütünleşmesidir. nazar değmesi ile ilgili olarak en çok kabul gören görüş gözde ki yansımadır. esti insanların sudan aynadan yansıyan görüntülerin kendi ruhları olduğuna inanıyorlardı. karşılarında ki insanın gözleri içinde kendi küçük görüntülerini görünce tehlikede olduklarını düşünüyorlardı. karşısındakinin gözlerinde hapsolduklarını sanıyorlardı. bu korkunun dünya çapında genel inanca dönüşmesini şimdi ki ırakın topraklarında yaşamış eski sümerlerden kaynaklandığı sanılıyor.
sırf bu nazar olayı yüzünden ayet indirilmiştir. kalem suresinin 51 ve 52. ayetleri.
"Ve in yekâdüllezîne keferû lâ yuzligu neke biebsarıhîm lemma semî ûzzîkra ve yeku lüne innehü lâ mücnûn. Ve mâ hüve illâ zîkrun lil âlemin."
meali ise şöyledir:
"Ve inkâr edenler, zikri (Kur'ân'ı) işittikleri zaman gerçekten seni, neredeyse gözleri ile devirirler. Ve: “Muhakkak ki o, gerçekten mecnundur (delidir).” derler.
bu yazdığımı çook kötüleyenin olacağını bile bile yazıyorum.
nazar değmesinin kötü bir enerji ve kötü bakış olduğuna canı gönülden inanıyorum şöyle ki özellikle kadınların çok olduğu yerlerden kuaför, akraba gezmesi, ya da konser, cafe vs gibi yerleden çıktıktan 1 2 saat sona sanki başımın üzerine 2 ton oturmuşcasına hareketlerim kısıtlanıyor. öyle yolda kaldığımı, yatak döşek yatıp günlerce kalkmadığımı bilirim. nazar duası da fayda etmiyor. çok kurşun döktüren hacı hoca gezdik inanmayanlara lafım kurşun döktükten sonra yeniden doğmuş gibi rahatlarım. çok lanet bişi.
o yüzden ah canım saçların ne güzel gibi cümle kuranlara maşallah de s.çarım valla ağzına derim.
Nazar bir elektriktir, bir frekanstır, bir kötü enerjidir. Bakışta önemli olan ilk bakıştır. Ona göre nazara karşı paratoner önlemler alınmalıdır.
Günümüze kadar ilim adamları nazar değmesini araştırmışlar, böyle bir olayın vuku bulduğunu kabul etmişler; fakat bu olayın nasıl meydana geldiğini anlayamamışlardır. Yani nazar (göz değmesi) olayı gerçekten vardır, fakat bu nasıl meydana gelmektedir? işte ilim adamları bunu keşfedememişlerdir:
Ancak bugün tekniğin gelişmesi ile asrın mucizesi olarak kabul edilen bioenerji ilmi sayesinde bu olay kanıtlanmış ve insanların gözlerini çok etkili morötesi ve kızılötesi ışınlar yaydığı, bu olayın da insanlar ve diğer varlıklar üzerinde büyük ölçüde tahribata neden olduğu anlaşılmıştır.
işte bu ışınlar insan makinesinin düzeni olarak kabul edilen "Bioritm"i yani insanın biyolojikdengesini bozmakta ve insanlarda bitkinliğe, halsizliğe, hastalığa, hatta zayıf bünyeli insanlarda ölüme bile neden olmaktadır.
Yapılan araştırmalar neticesinde görülen bir diğer gerçek de; bu ışınların doz ve oranının insanların KIZGIN, SiNiRLi, HEYECANLI ve KISKANÇ anlarında daha da arttığı ve tahrip gücünün yükseldiğidir. Bu güç, renkli gözlü insanlarda diğer göz renklerine sahip insanlara nazaran daha artmakta ve tehlikeli olmaktadır.
Bazı insanların çok beğendikleri insanlara veya mallara, bakışlarıyla ve sözleriyle zarar verdikleri tarih boyunca görülmüş bir gerçektir. Siz de kendi hayatınızda, durup dururuken bardağınızın kırıldığına, vazonuzun veya aynanızın çatladığına, yeni aldığınız ve üzerine titrediğiniz bir eşyanın durup dururken bozulduğuna şahit olmuşsunuzdur. Veyahut da kendinizi çok sıhhatli ve zinde hissettiğiniz bir anınızda birderbire halsizleşip, sebepsiz bir yere hastalandığınız olmuştur. Tüm bu olayların nedeni ve sebebini bilmediğimiz nazar olayıdır. işte bu nedenle islam alimleri Kur'an-ı Kerim'den aldıkları ilhamla nazar değmesi olayını kabul etmişler, nazardan korunmak için kökü ayet ve hadislere dayanan bazı silahlar tavsiye etmişlerdir. Nazar olayının varlığını Peygambere (S.A.V) haset ederek, ona göz değdirmeye çalışanların olduğunu haber veren Kalem Suresi'nin 51. Ayet'inden anlıyoruz
"Doğrusu o kafirler Kur'an'ı işittikleri vakit az kalsın, gözleriyle yiyeceklerdir. Hala da senin için Muhakkak ki o bir mecnundur' diyorlar.
Kafirler bu sure ile bundan önce Kur'an'ı ilk işittikleri zaman onu nazım ve manasıyla belegatının yüksekliğini, Peygamberin (S.A.V) O'na mazhariyetini son derece kıskanmış, bütün kötülük ve kıskançlık dolu bakışlarını ona dikerek ve onu yiyecekmiş gibi bakarak yok etmeye çalışmışlardır. işte onun üzerine bu Ayet-i Kerime nazil olmuş ve Peygamber'i (S.A.V) bu kötü durumdan haberdar ederek onlara karşı tedbir almasını sağlamıştır.