insanlar kendileri kazandıkları şeylere nankörlük ederler. Yani para peşinde koşan bir insan para kazandığında o paraya şükretmek yerine nankörlük edebilir. Çünkü gerekirse daha fazlasını tekrardan kazanabileceğine inanır. Tıpkı bu şekilde diğer insanlara muamele eden bireyler de vardır. Senin peşinden koşar ve seni kazandığını düşünür, seni elde ettiğini düşünür. Fakat bu nedenle istese senden daha iyilerini elde edebileceği fikrini de aklından çıkarmaz. Böylelikle siz bu kişinin gözünde vazgeçilmez olmaktan, özel biri olmaktan kolaylıkla çıkarsınız. Bilmez ki siz neler çekmişsinizdir o ilişki için, o kişiyi hayatınıza katmak için. Bu yüzden dostlar, hayatınızdaki insanlara lütfen değer verin ve onların eşsiz olduğunu bilin. iyisiyle, kötüsüyle... Karşınıza aynı insanlar bir daha çıkmayacak zaten. Onları harcanabilir mallar olarak görmeyin lütfen.
Açgözlülük denen sinsi bir duygu tarafından kamçılanır.Ve insanin ruhuna işler.Bir insan elinde olanın değerini bilmeli ve kendisine yapılan iyiliklerin de kıymetini bilmelidir.Maalesef çoğu insanımızın nankörlüğü nedeniyle bir rahat, huzurlu global bir yaşam ortamı sağlanamıyor.Elimizdekilerin değerini bilelim ve sahip çıkalım.
her insanda bulunan ender duygulardan, bilinçli ya da bilinçsiz. aldığı her şeyin karşılığını veremez kimse, karşılık beklensin ya da beklenmesin. iyilikler, emekler.. unutulur. karşılığını bırak, çoğu zaman inkar edilir. bir anlık öfke, kayıp ya da umursamazlık geçmişi siler. iyi anı'nız kalmayınca nankörlüğünüz başlar. farkına varmanız, pişmanlığınızı da silmez. garip bir duygu.
beleşçilerin, pintilerin kelime haznelerinde bulunmayan bir kelimedir. ne anlama geldiğini bilmezler, senden akan değirmen suyu kesildiğinde ise sana tavır alan (götüm sen kimsin lan) şahsiyetsiz şahıslardır.
erkekler bunu en çok askerlik yaparken yaşarlar ve ister istemez onlar gibi olmak zorunda kalırlar. çıkar ilişkisinin beraberinde getirdiği nankörlük, sahte arkadaşlıkları da akabinde getirir. geçici süre içinse evet, nankör ve bencil olmak gerekir ama bunu hayat felsefesi haline getirenlerin elbet zamanla yalnız kalacaklarının farkına varamayacaklar. yazık!
geçenlerde bir arkadaşımla, sözüm ona pintinin doçentidir, bu sebepten dolayı onunla tartıştım. getirdiğim losyonu kullanır, aldığım yiyecekleri sormadan alır mideye cukka yapar, offff çok borcum var deyip 30 liralık ekstreyi bana gösterir ve "içime oturdu" surat ifadesiyle bunu kendine dert eder. internetten baktığı 15 liralık vantilatöre pahalı der, pasaport çıkarırken 10 yıllık yerine 3 yıllık çıkarıp 7 yıl farkı olan 110 küsür lirayı çok görür ( 3 yıl bittikten sonra en az 1 yıl için tekrar 180 lira bayılacak haberi yok) ve pasaport uzatma bedelinin 1 yıllığını firma karşılayacak diye her sabah "yahu ne zaman yatacak bu bizim pasaport bedelleri" deyip cingar çıkarır.lafı uzatmayayım,
sadece pinti olsa ne ala, günaydın demesini bilmez oluşunun yanında da sonunda nankörlüğünü de göstermiş oldu. uzatmış olduğum eti burçak'tan bir tane aldı ve teşekkür etmedi. bunun üzerine bir şey dememin ardından bana bakıp sırıtarak "biz normal erkeğiz bizde teşekkür yoktur" demesinin üzerine benden gelen cevapla şok olup vermiş olduğum bisküviyi çöpe attı. "bence sen normalin de altındasın, bir teşekkür bile edemiyorsun. normal olan insan teşekkür eder, öküzlük yapıp sırıtmaz" bunun üzerine demedik laf bırakmayan o arkadaş hakkında artık en düşünürsünüz ki? bisküviyi verdiğinize pişman olmazsanız siz de öküzsünüz. paylaştığınız onca şeyin ardından bunu hak etmediğini düşünür durursunuz. nankörle bir olmamak gerekir, öyle ya da böyle sonuçta o kaybedecektir. ben yiyeceğimi içeceğimi, zamanımı paylaşacak biri bulurum ama o parazit gibi başkasından bir şeyler emebilmek için başka arayışlara geçecektir.