Su başında durmuşuz,
çınarla ben.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana.
Su başında durmuşuz,
çınarla ben, bir de kedi.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarla benim, bir de kedinin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınarla bana, bir de kediye.
Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, bir de güneş.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, bir de güneşin.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, bir de güneşe.
Su başında durmuşuz,
çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz.
Suda suretimiz çıkıyor,
çınarın, benim, kedinin, güneşin, bir de ömrümüzün.
Suyun şavkı vuruyor bize,
çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze .
Su başında durmuşuz.
Önce kedi gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra ben gideceğim,
kaybolacak suda suretim.
Sonra çınar gidecek,
kaybolacak suda sureti.
Sonra su gidecek
güneş kalacak;
sonra o da gidecek...
Su başında durmuşuz.
Su serin,
Çınar ulu,
Ben şiir yazıyorum.
Kedi uyukluyor
Güneş sıcak.
Çok şükür yaşıyoruz.
Suyun şavkı vuruyor bize
Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze...
Mutluluk benim için hiç bir zaman bir tanıma sığmadı. Belki de bu yüzden mutluyken bile bunun farkına varamadım. Sonra da bu tanımı aramayı bırakıp huzura odaklandım. Belki mutlu değilim ama çok huzurluyum.
yerine göre. şu an mutlu değilsindir ama başına daha kötü bir şey geldiğinde bugünleri kastederek mutluydum o zamanlar şimdi değilim dersin. ama şu anlık düşünmüyor muyuz zaten? değiliz.
eh diyelim.mutsuzum desem nankörlük olacak gibi.çünkü bir çok isteğimize kavuştum.sağliğim yerinde ailem yanımda.kimseye muhtaç değilim.diğer tarafta mutluyum desem eksik bir şeyler var sanki.ve bu eksiklik hiç bitmeyecek.bilmiyorum.mutlu değilim galiba.