2. sezon 2. bölümünde ki fıkra ile beni benden alan dizi.
Bir adam bardaki kadına yaklaşıyor, onunla flört ediyor. biraz çene çalıyor ama kadın onunla eve gitmemekte ısrarlı davranıyor.
Adam '' ya benimle yatman için sana 1 milyon dolar teklif etsem?'' diyor.
Kadının daha önce hiç milyon doları olmamış. Duraksıyor ve teklifi gözden geçiriyor.
Sonra adam fikrini değiştiriyor ve ''ya teklifimi 1 dolarla değiştirsem?'' diyor.
Kadın şaşırıyor ve ''Sen beni nasıl bir kadın sandın!'' diyor.
Adam ''Bunu zaten çözdük, şimdi sadece pazarlık yapıyoruz.'' diyor.
1.sezonu eyw dedirtti o sikik olana katlandım ama 2.sezon açık ve net sıçtı ulan Elliot musun nesin zaten tipini sevemedim bir türlü birde bi triplerde amk sürekli karıyı kundaklıyor içmediği bok yok hayatı sıçmış ama Tanrıya inanacak kadar kafayı yemedim size acıyorum diyor he amk he, bizim ergen kitlede hayranlıkla bakıyor bu oğlana olm Türkiye'de bunun yaptığını yapın gidin milleti tehdit edin bak hacı ben seni hackledim her şeyini biliyorum diyin bak bakim ne oluyor.
bazı arkadaşlar eleştirileri anlayamıyormuş. şöyle basit bir örnekle anlatayım durumu.
elliot' ın fsociety' nin mekanına (bize gösterildiği kadarıyla) ilk kez gidişinde zenci eleman sadece elliot' la göz teması kuruyordu. bu benim durumdan şüphelendiğim ilk sahneydi. daha sonrasında yaptıkları toplantılarda da bu durumu defalarca gösterdiler. hangi bölümdeydi hatırlayamıyorum ama bir başka sahnede de elliot ve mr robot kadrajda arka arkaya düşecek şekilde (tek sıra halinde) duruyor ve diğerleriyle bu şekilde konuşuyorlardı.
yani siz elliot' ın durumunu sır gibi gösterip, ileriki bölümlerde açıklamayı düşünüyorsanız bu kadar fazla ipucu vermek gereksiz ve hatta saçma.
yönetmen, "alın size ilk ipucu." demiş. daha sonrasında da "belki anlayamayacak kadar malsınızdır." deyip aynı şeyi birkaç kez daha göstermiş. burada olan biteni kavramak için semiyoloji uzmanı olmanız gerekmiyor, biraz olsun görsel okumayı/yorumlamayı bilin yeter.
epey güzel ilerleyen bir dizi. ilk sezonunu beğenmiştim; ikinci sezonun da bölümleri biriksin diye bekliyorum.
yalnız, elemanın durumunu iyi saklayamadıklarını düşünüyorum. daha ilk bölümlerde anlamıştım mevzuyu. bir de eliot' ın kendi durumunu öğrendiği bölüm where is my mind çalmıştı. bu detay da epey hoşuma gitti. zira elliot alderson' ın da tyler durden' ın da amacı sisteme reset atmak olduğundan ben bu iki karakteri birbirine epey benzetiyorum.
şizofrenlik üzerinden gitmemesi gerekir dizinin bence biraz daha hackerların gizli dünyasını gün yüzüne çıkarması gerekir.bi de isveççe konuşan eleman ne ayak amk hem bir kadınla evli hemde erkeklerle yatıyor. aldatmanın da bi edebi olmalı.
yayın yaptığı kitleyi, televizyonu, kanalı, çalışanları aslında bütünüyle eleştirir ve gerizekalı yerine koyar, aslında o diziyi de izliyosan society'deki kurumuş pörsümüş birisin gibi bi kısır döngülü çelişki mevzusu da vardır.
severek izliyoruz.
bazıları sevmiyor, onlarla derin mevzulara giremez, dünyayı kurtaramazsınız.
bunca zamandır neden izlemediğimi merak ettiğim dizidir kendileri. bilgisayardan felam zerre çakmamama rağmen beni bile işkillendirip webcamim yönünü değiştirmeme * hatta internet üzerinden tuttuğum günlükleri de silecekken "amaaannn song, gören de fbi ajanı sanacak seni. kim napsın senin buhranlarını?" dedirtmiştir.
ilk sezonun sezon finalindeyim. arayı hızla kapatmaktayım.