dört bir yanı ofansif orta sahalarla çevrili ve bu hepsi birbirinden ekabir ofansif orta sahaları memnun etmek için yegane çıkar yolu tek forvet oynamak olan bir takıma 7 milyon avro sonucunda kazandırılmış forvet. üstelik elde bu sisteme cuk diye oturan 2+0.5 isim varken (0.5 yaser'e gitsin).
şimdi iyi futbolcu, kötü transfer diyecem; siktir lan gene mi diyeceksiniz, biliyorum. ama kötü transfer lan işte. yoksa ben de severim baros'u, hakan kadir balta'dan da karizma hem, niye sevmiyeyim. ama dediğim gibi güzaf, üstünkörü bir transfer baros.
bir wiki ayrıntısı:
lyon'da ferrari f430'u ile gezerkene bu arkadaş polisler durdurmuşlar. radara yakalandığını belirtip hız limitinin 130 olduğunu söylemişler. milan'ımızın radara yakalandıgı hız ise 271 km/h imiş.
aslında tam fenerbahçenin aradığı tip forvet. rakibi yıpratıyor, topla koşuyor, defansı yoruyor. ama fener bu adamı almadı. bir galatasaraylı olarak milan baros'u fenerin alamayacağına inanmıyorum. peki neden almadı? ihtiyacı olan tip forvet tam da bu adamken, adı sanı duyulmamış bir adam değilken, transferi taraftarları çok mutlu edecekken neden almadı fenerbahçe bu adamı? burada artık anlıyoruz ki galatasarayı ucuz adamlar değil, profesyonel yöneticiler yönetiyor. adaptasyon sorunu atlatılması halinde güiza kadar eleştiri almaz.
galatasaray yönetiminin yaptığı akıllıca transferlerden bir tanesi. kewell ile daha önceden aynı takımda oynaması gol yollarında büyük avantaj elde edilmesini sağlayacaktır. buna şüphe yok. yanına bir de ümit karan eklendi mi tadından yinmez. hayırlı olsun.
3-4 sene önce gassaray forması almak için store'a girdiğinde inamoto mu alsam saidou mu yoksa haşarı forvet lukunkuyu mu alsam acaba forma olaraktan diyen bir adam için, 5 sene özhan canaydın'lı haim fresco lu chiesa'lı rui costa'lı insua lı transfer haberleri okuyan bir adam için,benim için,yani bana fazla transferdir arkadaş*. sasa iliç çok kral,necati sağlam topçuydu zamanında benim için, öyle bir beklentisiz adamdım ki elvir baliç geldiğinde iyi transfer yaptı össan kendini göstericek şahane oldu demiştim. şimdi bakıyorum:
fernando meira mı yoksa shaba nonda mı yedek kalacak diye merak ettiğim süper ötesi galatasaray yabancılarına eklenen yeni forvet. hayırlı olsun. fenerbahçemize de heyecan verici transferler bekliyoruz.
hiç bir zaman bir gol makinası olmayan fakat saha içinde bulunması bile tehlike arz eden bir futbolcu milan baros. attığı spektaküler gollerle bunu her zaman kanıtladı zaten oyun stilide boş alanlar yaratıp asist yapma ve rakibi yıpratmaya yönelik ama fırsatı buluncada çakar hatta geçen hafta milli maçta wembley'de ingiltere'ye çaktı bi tane cimbom da eski ekürisi harry kewell ile yanyana gelmesi bile şimdiden bizleri heyecanlandırıyor.
galatasaray'ın senelerdir en büyük eksiği olan "at topu önüne deli danalar gibi koşsun da gol atsın tipi forvet"tir milan baros. galatasaray bunu yapmayı uzun süreden beri istiyordu açıkçası. arouna kone'yi istedi uzun zaman olmadı. ricardo olivera'yı istedi olmadı. en sonunda da gayet makul bir maliyetle milan baros'u kadrosuna kattı.
evet ben burun kıvıranlardanım bu transfere. belki buldumcuk olmuşumdur. o kadar çok isim geçti ki ve hatta bazılarında o kadar imzaya yaklaşıldı ki bir den milan baros diyince duraksadık açıkçası. ama şöyle bir çay içip akıl yerine gelince heyecanlandıran bir isim olduğunu farkediyor insan. sonuçta bu adam daha 27 yaşında ve hala avrupa futbol piyasasının en önemli isimlerinden. bir de milan baros'un bir üst kademesindeki forveti alma şansımız da yok. hem para hem de vizyon olarak. sonuçta 6 milyon euro ve senelik 2 milyon euro karşılığı yapılabilecek en güzel striker transferlerinden biridir bu çek.
daha geçen seneye kadar güzide bir kulubumuzun peşinden koştuğu fakat türkiye'ye gelmek istemediği için transfer edilemeyen, yine aynı kulubumuzun transfer etmek istediği john carew ile takas edilerek olimpic lyon'a giden, 21 yaşından beri avrupa piyasasında ismi olan bir futbolcudur, milan baros.
bu cümleler ile milan baros'u tanımlamamın nedeni, tamamen kedi-ciğer ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkmış hazımsızlık ürünlerine anlam verememdendir.
milan baros daha türkiye'ye ayak basmadan dani guiza ile kıyaslanmaya başlanmış; hatta bazıları tarafından dani guiza'nın daha iyi olduğu falan belirtilmeye çalışılmış.
buna benzer fikirleri avrupa'nın başka ülkesinde belirtseniz, bir yabancı forumda falan yazsanız(mesela liverpool, barcelona, milan forumları), milan baros vs dani guiza deseniz; millet güler lan...
dani guiza kim?
28 yaşında ispanya'nın alt sıralarındaki bir takımda gol kralı olmuş, ilk milli formayı daha 3-5 ay önce giymiş, gol kralı olmadan önce kimsenin tanımadığı ispanyol futbolcu.
kabul etseniz de etmeseniz de galatasaray çok iyi bir transfer yapmıştır, milan baros gibi bir adamı 27 yaşında, yaklaşık 5 milyon euro gibi bir bonservis bedeliyle galatasaray'a getirmiştir.
sabah sabah bir soda içip hazımsızlığınızı giderip entrylerinizi girin de; biz de şu transfer sevincimizi sizle uğraşmakla geçirmeyelim.
milan baros ırkçılıkla suçlanmış, faşistmiş... 70'lik aragones'in thierry henry hakkında söyledikleri şakaydı zaten...
anlamadığım konulardan biri de galatasaray taraftarının milan baros'a burun kıvırması... özhan canaydın dönemi hatırlanırsa milan baros'un posteri bile alınamazdı sanırım.
sağa sola mesaj kaygımızı sonlandırdıktan sonra gelelim milan baros'a.
hızlıdır, bitiricidir, kariyeri iyidir, daha gençtir, kaleye dikine gider, atılan topu aut çizgisine kadar kovalar, kanatlara iyi koşular yapar, defansı yıpratır, arkadan gelen oyunculara boş alan yaratır, çalım atar, adam eksiltir, iyi şut çeker, kafa vuruşları ortalamanın üstündedir... kısacası ömer üründül abimizin tanımlamaya çalıştığı forvet tipidir. galatasaray kulubune ve taraftarlarına hayırlı olsun.
galatasaray'ın yabancı transferi konusunda oldukça başarılı ve ekonomik bir politika izlemesi neticesinde renklerine bağlamış çek futbolcu. 2-3 yıl öncesine kadar performansı daha iyi olmasına rağmen galatasaray taraftarına bir mutluluğu daha yaşatmış oldukça iddaalı bir yönetim ile 3 yıllık sözleşme imzalamıştır.
galatasaray'ın 2+1 yıllık anlaşmaya vardığı çek golcü... yalnız buna kewell kadar şaşırmadım kewell'i alan takım baros'u niye almasındır, helal olsundur.
bunlar liverpool'dan takım arkadaşıydı galiba birbirlerini iyi tanırlar. fenerli olmama rağmen baros'un gelişine sevindim... ligimiz kalite kazansın değil mi. *
tamam bok atalim izi kalsin da futbol golden mi ibaret gol ortalamasi dusuk diye takintili bir elestiri politikasi izleniyor..liverpool embesiller tarafindan yonetiliyor ya hic bi ise yaramayan adama 68 mac oynatsinlar ya da astonda 42 mac oynamak zaten herkesin yapabilecegi seyler degil mi...
zamanında liverpool'da oynadığı için isim yapmıştır. 20-21 yaşlarında takip edilen ve avrupa'Nın büyük kulüplerinin peşinde olduğu bir yıldız adayı idi milan baros. annfield macerası istediği gibi gitmedi ve maç başına 0.28 gol ortamalaması tutturararak 68 maçta 19 gol kaydetti.
ardından aynı ligin orta halli takımlarından villa'ya 6,5 milyon paund bedelle transfer olarak ölçek ve vizyon küçülttü. villa macerası da pek iyi gitmedi ve 0.21 gol ortalaması ile 42 maçta 9 gol kaydetti.
villa'da da bekleneni veremeyen Baros 2007 başında Carew ile takas edildi ve Carew Villa'ya Baros Lyon'a transfer oldu. Lyon yönetimi tarafından başarılı bulunmayarak Portsmouth'a kiralandı. Portsmouth'da oynadığı 12 lig maçında gol kaydedemeyen Milan Baros'un ingiltere ve Fransa'da kulüp kariyeri maç başına 0.24 gol ortalaması ile 146 maçta 35 goldür. En son linkte görülen ağır ırkçılık içeren hareketi ile gündeme gelmiştir.
geçen yıl birilerinin almak için parendeler attığı ancak türkiye'ye gelmem diyince çaresiz kaldığı, bu yıl ise galatasaray'ı tercih ederek birilerine 2 kez ayar vermiş olan çek futbolcu.
galatasaray a transferini su an ögrenmis olmama ragmen, hic sevinemedigim cek futbolcu. galiba büyük cogunluk ayni seyleri hissediyor, koca bir acaba sorusu kafada olusuyor.
hicbir fenerli arkadasimiz camur atmaya kalkmasin, cünkü cok iyi ve kaliteli transfer. bir besiktas'li olarak bu transferi dolayisiyla galatasaray'i tebrik ediyoruz!
ayrica fenerli arkadaslar unutmasinlar ki, olympique lyon takimi milan baros'u aston villa'dan almak icin, john carew'i takas yoluyla aston villa'ya yolladi. hani sezon basinda fenerbahce'nin transfer etmek isteyipte edemedigi, bir zamanlar besiktas formasini terleten carew'den bahsediyoruz!
hiç bir takımın hiç bir transferiyle karşılaştırılmaması gereken futbolcudur öncelikle. sonuçta gerek guiza gerek ise baros, haklarında yorum yapılacak oranda maç oynamamışlardır yeni takımlarında.
dünya kupası'nı, la liga'yı ve şampiyonlar ligi'ni kazanmış ronaldinho'yu transfer eden milan için bile gereksiz bir transfer yaptı deniyorsa eğer, oturup en azından bir müddet beklemek lazım.
benzer bir biçimde, anelka ile beraber aynı sene türkiye'ye gelen franck riberry için anelka nın bonusu dendiğini ve aynı riberry'nin zidane'dan sonra fransa milli takımında heyecan veren tek oyuncu olduğunu gözönüne alırsak; futbol her türlü sürprize açık bir oyundur diyebiliriz.
rekabet sonuçta güzel bir şey ve ezeli rakipler var olduğu sürece kazanılan başarılar anlamlı oluyor; fakat belirli bir üslubu da muhatap alınan kim olursa olsun herkesin sergilemesi gerekiyor itirazı olan yoksa.
tüm bunları bir yana bırakırsak, sportif açıdan galatasaray'a en büyük katkısı kadro derinliği konusunda olacaktır baros'un. uefa kupası'nı kazandığımız sene kadromuzda yer alan marcio'nun oynadığı maçlarda hakan şükür'ü neredeyse hiç aratmadığını anımsarız. cezalı ve sakat oyuncuların bulunduğu karşılaşmalarda hücum hattında sorun yaşama ihtimali bu transferle düşmüş oldu galatasaray'ın. ayrıca belirtmek gerekir ki, uyum sağlayabilirse ve sakatlık sorunu yaşamazsa, gerek necati ateş'ten gerek ise hasan kabze'den daha verimli olacaktır; en azından geçmişinde yaptıklarına bakılırsa beklentiler bu yöndedir kendisinden.
bir diğer önemli husus da, geçmiş yönetimle karşılaştırıldığında günümüzdeki yönetimin özellikle transfer konusunda çok daha başarılı olmasıdır. başarı garantisini pele ve beckenbauer'i transfer etseniz dahi veremezsiniz; fakat son 3 sene içinde 2 kez şampiyon olmamıza rağmen yakın bir tarihte lige bu denli heyecanlı başlayan bir galatasaray olmamıştır. mühim olan da zaten takımına gönül veren galatasaray taraftarlarının, son senelerde özellikle avrupa arenasında alınan başarısız sonuçlardan sonra azalmakta olan ilgisini geri kazanabilmektir, adnan polat ve yönetimi bu konuda çok olumlu adımlar atmıştır.
benzer kalitede transferlerin devam etmesiyle beraber artış gösterecek store alışverişleri ve aslantepe projesinin sona ermesinden sonra yeni stadyumdan elde edilecek gelir ile de, son yıllarda fenerbahçe ile aramızda oluşmaya başlayan mali uçurum yavaş yavaş dengelenecektir.
mühim olan sonuçta başarılı olmak için rakibin kötü durumunu dilemek değil, rakibinden daha iyisini yapmak için çalışmaktır.
hiç şüphesiz ki bu rekabetle beraber artan kadro kalitesindeki yükseliş de, teknik adamlar tarafından doğru biçimde değerlendirildiği takdirde uluslarası başarıyı getirecektir.
türkiye ligi'nde daha fazla elde edilen şampiyonlukla övünmek yerine, ezeli rakibi tıpkı bir manchester united - chelsea örneğinde olduğu gibi şampiyonlar ligi finalinde mağlup etmek daha keyifli olmaz mı sizce de?
kendi klübünün guiza yı transferin hemen öncesinde "öyle bir yıldız alıyoruz ki aklınız durur hacı" diye lanse ettiğini bilmeyen, bilse bile o dönem içine oturmuş hayal kırıklığının etkisiyle saçmalamayı düstur edinmiş taraftarların "niye kıyaslıyonuz ki yaaa" dediği futbolcuymuş bu. ayrıca bu taraftarlar gol kralı için bir takımda topla beslenen tek adam olmanın yettiğini, bu yolla yeni salihlispordan bile la liga gol kralı çıkabileceğini bilmezlermiş. sanarlarmış ki bir oyuncu gol kralıysa süperdir, aşmış bitirmiştir.
tek numarasi "oraya buraya sarkayım belki top ayağıma çarpar da gol atarım" olan ve bu numarasiyla samuel eto o, david villa, ruud van nistelrooy, frederic kanoute gibi 2. sinif futbolcularin oldugu la liga'da 27 gol(27'si de orasina burasina carpti) atarak gol krali olan bir balonla mukayese edilen transferdir.
ulan madem bu herif bu kadar kiymetli, bu kadar degerli, ne diye bir balonla mukayese edilir? hayir, balon dedigin adamla mukayese ediyorsan kendi mantiginla celisiyorsun demektir.
eh, kafasi a1018 bataryasi kadar kalin insana "hayirli olsun, iyi transfer" desen de algilayamiyor. ne diyeyim arkadas, sustum.
edit: yeni salihlispor'dan bile la liga gol krali cikarmis.