okuduğum tüm kitaplar arasında kendime en çok benzettiğim karakter. ama özellikle başlarda...
ayrıca hayran olduğum bir karakter. netoçka nezvanova kitabındaki katya ve çalıkuşundaki feride'den sonra gördüğüm en başarılı kurgulanmış karakterlerden biridir.
kürk mantolu madonna isimli öyküde çoğu kızın kendisiyle özdeşleştirdi, çoğu erkeğin de sahip olmak istediği ideal sevgiliyle özdeşleştirdiği aşk insanı.
kürk mantolu madonna isimli eserin baş kahramanlarından biridir. romanın yazarı sabahattin ali'nin üstün tasvirleriyle görsel bir karakter gibi zihinlere kazınmıştır.
"bütün çekingenliklerim yok olmuştu. bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum. ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı.. bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için: 'adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki? ' demiştim. eskinden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl: 'bu beni anlamaz! ' demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak: 'işte bu beni anlar! ' diyordum.." Kürk Mantolu Madonna nın baş kahramanı Raif Efendi nin Maria Puder için söyledikleri bunlar. Her insanın açıkça söylese de, söylemese de karşısına çıkmasını isteyeceği türden bir insan. Romanın sonlarında kendisine çok kızıyorsunuz lakin o son birkaç sayfa o kadını gözünüzde inanılmaz bir yere getiriyor. Maria Puder i daha yakından tanımak için ülkemizde hakkettiği değeri görememiş sayısız değerli sanaçtıdan biri olan Sabahattin Ali nin bu müthiş eserini okuyalım. Emin olun götürdüğü zamanı, büyük güzellikler olarak (mana bilene) geri getirecektir.
roman boyunca raife çektirdikleri için kızıp son anda tam artık mutlu oldular diye sevinip derin bir ohh cektikten sonra yine kara bahtına kurban olan raiften daha çok acınan karakter..
içinde kadına ait her duyguyu barındırabilen, imrenilecek, raif efendi'yi rüzgara karşı yakası bağrı açık dolaştırabilecek kadar yakan kadın. tam anlamıyla bir kadın. mutlu sonla bitip evlenmelerini ne de çok isterdim.
hayallerdeki sevgili, filozof... romandaki kadın erkek ilişkilerine dair tespitleri şahane. öyle bir anlatıyor ki sabahattin ali hemen kitabı bırakıp bir tasvir çiziveriyorsun hayalinde ona dair. don kişotun dulcineası neyse raifin mariası da o. ama dulcineadaki ulaşılmazlık ve gerçekdışılık mariada yok; o var, hem de raifin karşısında dimdik ama heyhat kader.