malafatkokteyli

entry107 galeri2
    75.
  1. ilginç bir insan.
    aslında onu tanımlaya bu üç kelime yetebilir benim açımdan.
    yo, kendisi için gerçekten ilginç bir insan demem, diyeyem zira daha önce de karşılaştığım bir tiplerden.

    şimdi bir başlık açmış ve başlık hakkında şu ana kadar 20 entari döşenmiş.
    (#9268680) numarası ile "ramazanda sosyal ortamda su içen münafık" bu başlık, beni düşündürüyor.

    hani sözlük ortamında trollük yaparsın,
    komiklikler, şakalar falan zaman geçirir kısa bir süreliğine de olsa dış dünyadan uzak kalır düşüncelerini başka insanlarla paylaşıp başka insanların düşüncelerinden etkilenerek ortaya güzel şeyler ki bunlar insan doğasının en tabii belirtilerindendir.

    ama ne trollük, ne komiklik ne de başka bir şey.
    bu adam ciddiydi ve "şakaysa hiç komik değil ciddiyse çok komik" kavramını görerek yaşamama sebep oldu.

    bu yüzden ona minnettarım.

    kendisi hakkında değişik şeyler söylenmiş, bilemiyorum ne kadarı doğru ne kadarı yanlış.

    sonuçta var olduğu bir kişilik yapısı, duruşu , düşünceleri... her şeyi var bu adamın, düşünmek için.

    ama,
    diyoruz ya insan düşünen bir hayvandır diye
    hani homo sapien kavramı falan...
    şimdilerde homo homo sapien oldu.
    demiyoruz ki doğru düşünen adam diye...
    sadece düşünen adam hatta düşündüğünü düşünen adam diyoruz.

    insanız ve her zaman doğru yapamıyoruz.
    açıkçası sanal ortamda bir insan su içti diye ki sanal ortamdaki kastı her ne olursa olsun,
    gerçek hayattaki bir insan da su içse aynı tepkiyi göstereceğinden anlayamadığım bir insandır. anlamak istiyorum ama anlayamıyorum.
    çünkü aptalca.
    aptal demiyorum kimseye sadece bu fikri aptalcadır zira
    kişilerin tercihine kalan bir şeyi eleştirmek doğru değildir.
    doğru ya da yanlış,
    cezasını sen değil allah verecek.

    sen onun elçisi misin? (haşa dersin di mi?)

    utan, işte kendini o duruma soktun!

    neyse,
    umarım dediklerimi anlayan bir yazar olur kendisi.
    0 ...
  2. 76.
  3. troll olmaya çalışan bir yeni nesil daha. ölü taklidi yapın gider amk, prim vermeyin artık şunlara yahu!
    0 ...
  4. 77.
  5. 78.
  6. (#9548946) birazdan uçacak yazar. çok önemli değil aslında sözlük. umursamayın yazmaya devam edin.
    1 ...
  7. 79.
  8. (#9549087)

    en derin milliyetçi ve müslüman duygularımla.

    hayatımın hiçbir döneminde kesinlikle hiçbir terör örgütü lehine propaganda, mesaj, eylem vb. harekette bulunmadım ve asla bulunmam. vatan haini şerefsiz bir bebek katiline baba demişsem yaşamamın hiçbir mantığı yoktur. ancak dememişsem bana iftira atan, küfür eden ve sonra silen bir yazarın ahirette ellerim yakasındadır.

    entrylerimin hepsi incelenebilir hatta meydan sözlükte ki hesabımda da bütün entrylerim incelenebilir.* eğer bir tane örgüt lehine cümle bulunursa intihar edeceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum. eğer iddiacı yazardan başka benden örgüt lehine mesaj aldığını kanıtlayan yazar olursa yine aynı şekilde yemin ediyorum.

    kendini kurtarmak adına yapılan bu faaliyetler sonuçsuz kalacak, sözlük yazarları gerçeği görecektir. ancak bu tür yazarların aramızda olması beni korkutmaktadır. eğer sözlük hesabını kurtarmak için bir insanın haysiyet ve şerefiyle oynamayı göze alarak iftira atıyorsan acilen bir psikoloğa gidip destek almalısın.

    son olarak sözlüğü gerksiz yere bu kadar işgal ettiğim için tüm uludağ sözlük ailesinden özür diliyorum.

    (bkz: şutlanacak yazar)
    1 ...
  9. 80.
  10. din, iman, islam, imam diye sürekli bas bas bağıran yazar. ancak biranda bana attığı iftiralarla bu yazdığı kelimelerle ilgisi olmadığını düşündüğüm yazar.
    1 ...
  11. 81.
  12. şuna biri türkçe öğretsin lütfen.
    0 ...
  13. 82.
  14. (#17195323) çanakkale savaşıyla ilgili şunu izledim bunu izledim diyerek boş konuşan yazar. kendisine bir tarih öğrencisi olarak değil sadece interneti kullanan bir insan olarak vikipedia üzerinden cevap veriyorum.

    öncelikle daha önce okumaya tenezzül etmediyse bu link; http://tr.wikipedia.org/w...anakkale_Sava%C5%9F%C4%B1
    eğer okuduysa şuralara dikkat çekiyim;

    - "Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz'a geniş çaplı ilk saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vaz geçilmek zorunda kalındı." ağır kayıplara uğrayarak geri çekilmek nedir? biz savaşı kaybettik demek.
    (#17195323) yazar bu entryde herhalde düşman tamamen öldürülsün istiyor.

    - "Deniz harekatıyla istanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla Çanakkale Boğazı'ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. Bu plan çerçevesinde hazırlanan ingiliz ve Fransız kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. ingiliz ve Fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. "

    bak yine tamamını öldürmedik kazanamadık galiba yine...

    - "Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu'nun kuzeyinde Sulva Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda ingiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe – Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştır. ingiliz ve Anzak kuvvetlerinin ikinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştır. Tüm bu gelişmelerin sonrasında ingiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmiştir."

    yine tamamı ölmedi ya la...

    şimdi vikipedia'ya göre bir boğazların önemini inceleyelim;

    - Çanakkale Cephesi’nin deniz harekatı (Boğaz’ın zorlanması), kuşkusuz sıradan bir askeri harekat, ya da muharebe olayı değildir. Boğazlar, konumu ve tarihi önemi itibariyle, istanbul Karadeniz kapısı, Çanakkale de Ege Denizi kapısı olarak, geçmişte taşıdıkları ve çağımızda taşımakta oldukları stratejik önem ve değer açısından daima birlikte mütalaa edilmiş ve edilmektedir.
    Her iki boğaz, klasik ve dar çerçevede sadece Akdeniz’i Karadeniz’e, Avrupa’yı Asya’ya bağlayan su geçitleri ya da köprüler değil, Akdeniz’in öteki önemli su geçitlerinden Cebelitarık ve Süveyş kanalı ile de bütünleşerek, dünyanın büyük denizlerini (Atlas ve Hint okyanusu gibi) ve büyük kıta kara parçalarını birbirine bağlayan, daha geniş anlamdaki jeopolitik konumuyla, dünya siyaset ve iktisadiyatı üzerine olan etkilerini bu gün de korumaktadır. Bu nedenlerledir ki, Türk Boğazları, uluslararası ilişkilere yön vermede daima odak noktası olmuşlardır. Boğazların tarihin akışı içindeki stratejik durumu ve jeopolitik konumuyla ilgili yukarıdaki kısa açıklamaların ışığı altında, Çanakkale Muharebelerinin sonuçları üzerindeki değerlendirmeler, kuşkusuz daha bir önem ve anlam taşıyacaktır. Böylesine bir değerlendirmenin daha gerçekçi ve sağlıklı olabilmesi ise, büyük devletlerin Türk Boğazları üzerindeki ulusal emellerine kısaca da olsa, bir göz atılmasını gerektirir.*
    şimdi bide savaş sonrası olanları görelim;

    - Çanakkale Savaşları, ilgili bütün ulusları derinden etkilemiştir. Avustralya ve Yeni Zelanda'da Anzak Günü adıyla her yıl düzenli bir seremoni tekrarlanır. Ayrıca Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar o gün toplanarak Gelibolu Yarımadası'ndaki Anzakların (ANZAC: Australian and New Zealand Army Company) çıkarma yaptıkları Anzak Koyu'na gelerek atalarının savaştıkları bu yeri ziyaret ederler.
    Çanakkale Savaşları, özellikle de Avustralya ve Yeni Zelanda'yı etkilemiştir. Bu savaştan önce bu iki ülkenin vatandaşları Britanya imparatorluğu'nun yenilmez üstünlüğünden emindiler ve böyle bir imparatorluğun onları askeri seferlere çağrısından büyük onur duymuşlardı. Bir propaganda posterinde yer alan Anzak üniforması giymiş bir çocuğun "Baba, Büyük Savaş'ta sen ne yaptın?" sorusu onları şüphesiz etkilemiştir. Ancak Gelibolu Savaşı onların bu büyük güvenini derinden sarsmıştır. Anzaklar için Gelibolu Savaşı'nın önemi çok büyüktür, Gelibolu'dan ayrılan Anzaklar savaşın başka cephelerinde savaşmaya gönderilmişler ve gittikleri her yeri Gelibolu'da yaşadıklarıyla karşılaştırmışlardır. Ülkelerine döndüklerinde kahraman gibi saygı görmüşler ve gözlerindeki Britanya imparatorluğu'nun sonsuz gücü büyük bir yara almıştır.

    1 Ocak 1901'de Avustralya Federasyonu kurulmuş, Avustralyalılar on yıllık bir süreçte seçme ve seçilme ile temsil edilme haklarını elde etmişlerdir. Böylece Britanya imparatorluğu'nun altında bir Avustralya Devleti doğmuştur. Günümüz Avustralya tarihi böyle anlatsa da bu ülkenin gerçek psikolojik bağımsızlığı Gelibolu olarak görülür.

    adamlar bu savaştan sonra bağımsız olmuş niye ingiltere yenildi diye. dikkat!!!

    - Canberra'da Kemal Ataturk Memorial ve Yeni Zelanda'nın Wellington'un Tarakina Koyu'nda Ataturk Memorial adlarında anıt dikildi.

    buda atatürk'ün değerini bilmeyen yavşaklara gelsin...

    şimdi birde ingiltere bu savaş sonucunda nasıl etkilenmiş ona bakalım;

    -"Dünya hakimiyetine soyunmuş olan, yeryüzünü tek elden idare etmek isteyen ingiltere'nin büyümesi Çanakkale'de durdu. Sömürgelerde ki ingiliz hakimiyeti ve gücü sarsıldı. ingiltere sömürgelerindeki milliyet bilincinin oluşmasını sağladı. Hindistan'da ayaklanmalar görüldü.

    ingiltere sömürgeleri yirmi ya da otuz yıl sonra ulusal devletlerini kurdular. Bunun temelini Çanakkale zaferi atmıştır. Çanakkale yenilgisi sonucu, üzerinde güneş batmayan ülke ingiltere'de bir süre sonra güneş batmaya başlar."

    adamların imparatorluğunun yıkılışını hazırlamışız.

    bu yazıları sadece okuyup yorumlayarak yazdım ve eğer bu yazar bu yazıları okuyup bu şekilde yorumlamıyorsa algılamasında kesinlikle sorun var demektir.

    ve son olarak bu entryi sadece yazar okuyacaktır büyük ihtimalle. malum yazarlarımız pek uzun yazı okumaz. dostum sende her gördüğünde eksilersin artık. hadi iyi sözlükler.
    5 ...
  15. 83.
  16. (#17196281) beyni olmadığını bu entrysi ile kanıtlamış insan.*
    1 ...
  17. 84.
  18. yazdıklarına katılırsın katılmazsın ama adamın yazdığı onca cümleye karşılık kendisine eleştiri olarak bir harf eksikliğini sunmak bana komik geliyor.
    2 ...
  19. 85.
  20. (bkz: #17206036)
    giriş cümlesinden öteye geçemedim ama böyle bir korku yok dünyada...
    0 ...
  21. 86.
  22. (#17206036) buraya bu yazar için yazacağım kelimeler kesinlikle israf ama zamanında babasının yaptığı israf daha büyük olmuş. bize bunu kanıtladı sağolsun.
    1 ...
  23. 87.
  24. dövlet bize bokmirci klasik kürt beynine sahip insan kırıntısı. havlayıp dursun ellemeyin.
    0 ...
  25. 88.
  26. (#17456294) benim nick altıma bu şekilde sıçan yazar.
    tuvaleti yok sanırım.
    0 ...
  27. 89.
  28. liseli olamaz çünkü adam ruhsar izlemiş zamanında.
    1 ...
  29. 90.
  30. Girdiğim hiçbir entrye kızmayan yazardır kendileri. Ouyş yirim...
    0 ...
  31. 91.
  32. 1915'te ülkenin işgal edildiğini zanneden beyinsiz takımının üyesi.

    edit: arkadaş beni gammazlamış ne olduğunu söyledim diye. yönetime sorulur ülkesinin tarihini bilmeyen eblehe ne denir.
    0 ...
  33. 92.
  34. fenerbahçeli neferlerden birisi. galatasaray ile ilgili yazdıklarını hayranlıkla takip etmekteyiz.
    0 ...
  35. 93.
  36. iyi değil... kesin aşk acisi cekiyor. gel annem ic sunu, hih yum gozlerini. uyu bakayim sen.
    0 ...
  37. 94.
  38. 95.
  39. 96.
  40. galatasaray düşmanlığını abartıp artık hayal dünyasında gezinmeye başlamış yazar.
    0 ...
  41. 97.
  42. essah yazan yazar, doğruları söylemek suç ise bu arkadaş yerine ben yanayım.
    0 ...
  43. 98.
  44. galatasaray düşmanı, fanatik fenerbahçeli yazar.
    0 ...
  45. 99.
  46. nasıl bir beyin var hangi fosteptik ile çalışıyor çözemedim. sen düşünme olur mu ?
    (#21823898)
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük