derin yapının sunni ve alevileri birbirine düşürmek için yaktığı, yangın sebebiyle ağırlıklı olarak sol görüşlü/alevi 37 insana mezar olan otel. olaydan iki gün sonra da başbağlar köyü'nde benzer bir katliam yapılmış ve madımak oteli'nde ölen mazlumların tam tersi görüş ve inançta 33 mazlum kurşunlanarak öldürülmüştür. birini şeriatçılar diğerini pkk'lılar yaptı diye yaygara kopmuştur ve buna hala bu şekilde inanan önyargılı insanlar da mevcuttur.
türkiye'de 20. yüzyılın son 10 yılında insan yakılmaya kalkışılması gibi bir kara lekenin hatırlanması ve bir daha asla tekrarlanmaması açısından ibret müzesi haline getirilmesi mantıklı olan eski otel.
"şu sivas ın elinde sazım çalınmaz, güllerim yandı yüreğim dayanmaz" şeklinde şarkılara, türkülere konu olmuş, tarihimizin utanç tablolarından birine mekan olmuş yer...
bir çok masum ve aydın insanın zorla can verilmesinin sağlandığı yangının, gerçekleştiği mekanın adıdır. aziz nesin'in itfaiye merdiveninde, itfaiye görevlisinden dayak yediği gerçeği hafızalardan silinmedi, silinmeyecektir de !
devletin ayıbını parayla örtmeye çalıştığı otel.
o otel müze olmalı! müze olmalı ve o canlarımızı yakan şerefsizlerin yakasında olmalı elimiz her iki dünyada da... ne yazık ki 93'te olan olayın failleri günümüzde de var hala... nerede mi? paraya yazık diyenlerin bilinçaltında!
aydınlanma mevzisi.
35 cumhuriyetçi,aydın,yazar,alevi dostumuzun sırf dini ve ideolojik düşüncesinden dolayı canlı canlı yakıldığı mesken.
aydınlanma mevzisi:cumhuriyet düşmanlarına karşı kazanılan yeni bir zafer olarak görülür. ne kadar yakarlarsa yaksınlar hala ayaktayız.
kamulaştırılarak bilim ve kültür merkezine dönüştürülmüş, otelin lobisinde 35 aydınla beraber 2 katilin de isimlerinin yer almasıyla yine yeni yeniden "hayaldigerçekoldu" dedirtmiştir..
Bir günahın bedelini, bir şehire ve o şehirin insanlarına ödetmektir yapılan. Sivas'ta bugün çocuklarını Aziz Nesin kitapları ile büyüten aileler vardır. Devletin gizli eli ile yaptırılan utanç verici, canice bir olayı bu insanlara mal etmek, cahilliktir. O gün orada olanları Sivaslı biri olarak asla tasvip etmiyorum. Kaldı ki, bunu tasvip eden de insan olamaz. Ancak bu durumun sivas'ın üzerinde bir kara leke olarak kalması kabul edilebilir bir durum değildir. O gün, yani 2 temmuzda cuma namazı sonrası galyana gelip, tekbir getirerek, insanları yakmaya giden kalabalığın insanlığını ve aklını tartışmak anlamsız olacaktır. Yine de unutulmamalıdır ki, yetkililer işin içindedir. Polis olaya müdahale etme gereği bile duymamıştır. Bu olay yüzünden bir şehirde yaşayan insanları yargılamaktan vaz geçin.
Sivas Cumhuriyetin temellerinin atıldığı şehirdir.
(bkz: dört eylül bin dokuz yüz on dokuz.)
başlığı açan arkadaşımı tebrik ediyorum..maalesef türk tarihinin en utanç verici olaylarından biridir 37 can,güzel insan,genç fidan,ana kuzusu,hayatının baharında çoluklu çocuklu kızlı erkekli ...bugün imralıda bebek katili yaşatılırken anne kuzularının haince hunharca katledilmesi..peh.kelimelrin kifayetsiz kaldığı bir durum varsa şu an işte..çok yakından tanıdığım insanlar vardı.mekanları cennet olsun..tıpkı olayın feaillerinin mekanlarının cehennem olması gibi..tanımasam da fark etmez.insan olmaktan daha büyük tanışlık var mı..beyler dinde zorlama yok peki yakma var mı.
Bugün duruşması yapaılan, bir katliama tanık olmuş otel. Bir gazetecinin o gün orada bulunan hollandıların ne işi vardı diye sorması üzerine soran gazeteciyi linç etme girişiminde bulunmuşlardır. işin en güzel kısmı da bu olsa gerek. Herkes aynı. Bugün katledilenler yarının katillerine en büyük adaylar.
19 yıl önce bugün 37 insana 33 aydına mezar olmuş otel. insanlık suçunun utanç verici kanıtı. nedeni her ne olursa olsun kabul edilemez olay. unutmamak unutturmamak gerek.
biraz önce girildiğinde oradaki çocuk kütüphanesinde alevilik ile ilgili bir kaynak arayan gözler en sonunda danışmaya sormuş karşılık olarak burada dini kitaplar yok yanıtını alınca, peki şu köşedeki dini eserler yazısı ve altındaki iman vs. ile ilgili kitaplar hangi konuda diye sorarak danışmadaki vatandaşın mavi ekran vermesine sebep olmuştur. bu kadar da olmaz devlet aynı zorbalığa devam ediyor şaka gibi, bıraksaydınız kebapçı olarak kalsaydı bari.