evet beyler yapanları bende tebrik ediyorum. çok iyi bir şey her istediğinizi yapabiliyorsunuz. 2-3 sefer yaptım. astral seyahat vardır daha gelişmiş versiyonu.
hic basaramadigim ruyadir. kontrol etmeye calistigim zaman uyanmis oluyorum, tekrar uyumaya calismak fayda vermiyor. teknikleri vardi gerci, tam yapamiyorum sanirim.
hiç rüya görmediğim daha doğrusu hatırlamadığım için benim için olmayı bırak asla var olmayan rüya biçimidir. zaten nadir olarak gördüğüm rüyalar da bana asla keyif vermez ne kadar güzel olurlarsa olsunlar. rüya gördüğüm gece kendimi uyumuş gibi hissedemem.
konuyla alakalı bir çok entryi okudum ancak yeterli değil. öncelikle bu rüyaya dalabilmek için kişisel farkındalığınızın olması gerekiyor. bunu salak kişisel gelişimcilerin ağızında sakız olan türden yapmayın. nefes egzersizi ve meditasyon gibi dinginlik kazanacağınız egzersizler işe yarayabilir.
burada farkındalıktan kastım birazda imgeleme. belli başlı maddeleri imgeleyip o maddeyi gördüğünde * "rüyadayım ben" diye çıkarım yapın. gece yatarken o objeyi gözünüzü kapatıp canlandırın. zihninizde eğin bükün falan fark etmez. rüya gördüğünüzde muhtemelen o obje de içinde olacak ve siz refleks olarak rüyada mıyım diye sorduğunuzda olayı ayıkacaksınız.
------ lucid rüya'da kalmaya devam etmek için şu çok önemli; ------
rüyada olduğunuzu anladığınız an asla ve asla heyecanlanmamalı ve rüyada olduğunuzu rüya içinde dile getirmemelisiniz. olay böyle olursa direkt uyanırsınız ya da ekran kararır. söylemedi demeyin.
gelelim zararlı kısma. anlatıldığının aksine öyle her boku pat diye rüya da olsa yapamazsınız. evet, mantık hataları olabilir aralarda ancak çok gereksiz bir atlama yapacak olursanız peşinen söyleyeyim yine uyanırsınız.
zararlarından bahsedecektim, konuya döneyim. nörolog değilim ama şunu biliyorum, beynimiz biz uykudayken %15 oranında daha fazla çalışır. araştırmaların yalancısıyım ben. uykuda vücudumuz dinleniyor evet ama bir taraftan beyin bu fazladan %15 enerjiyle verileri düzenlemeye çalışıyor garibim. şu anda rüyalar, bu verileri düzenleme sırasında görülen halüsinasyonlar olarak açıklanıyor. net bir veri değil bu bir teori. bu teoriden yola çıkarak bu verileri düzenlerken olaya bilinçli bir müdahale ne kadar doğru bilemiyorum. zira uzunca bir süre bu olaya kafamı takıp mümkün olduğunca lucid rüyaya dalıyordum. o zamanlardan gerçek hayatla alakalı tek hatırladığım sıradışılık, çok fazla unutkan olmak ve olmamış şeyleri olmuş olarak hatırlamamdı. lucid rüyayı gerçek gibi yaşadığımda x kişisiyle konuşuyorum diyelim. gerçek hayatla o anıyı birleştiriyordum yani. bu çok sakıncalı noktalara taşıyabilir.
bu arada sapık mı bu diyeceksiniz ama lucid rüyada hiç seks yapmadım arkadaşlar rahat olun. benim hazzım farklıydı. genelde uçuyordum. neyse.
------ gelelim gerçek dünya ile ilişkisine ------
lucid rüyalar mutlaka ki gerçek verilerden esintiler içeriyor her rüya gibi. ancak bir tanesini anlatayım, gerisini siz kurgulayın;
evde oturuyorum ve kuzenim var yanımda, konuşuyoruz. sonra televizyona bi baktım çok ama çok eski, tüplü bir televizyon. bunun ne işi var burada derken birden "rüyada mıyım lan bu ne?" diye düşündüğümü hatırlıyorum. sonrasında bi mutlu oldum ki sormayın. kuzenim bana bakıp "ne oldu?" dedi. bozuntuya verirsem uyanma ihtimalim büyük. o yüzden yok bir şey dedim ve televizyon izlemeye başladım. yayınlar 90'ların yayını. haberler, kral pop top 10 falan filan değişiyor sürekli. sonrasında rüyada olduğumu kesinleştirdim ve kuzenime küfür ettim. kuzenim robot gibi "tamam" dedi. ne yapsam ne yapsam derken "lan bi dışarı bakayim, sokak şimdiki gibi mi yoksa 90'lardaki gibi mi?". pencereyi açıp dışarıya baktım. hava mükemmel. dükkanlar, binalar, alayı eski hâlinde ve tam olması gerektiği yerlerdeler. hatta dükkanları inceledim, tabelasından tut dokusuna kadar muhteşem netlikte. gerçek gözlerle bu kadar net görmek imkansız onu söyleyebilirim.
rüya buradan devam etti ama konumuzdan uzaklaşmayalım. rüyalarda saçma şekiller görürsünde uyandığında şuymuş dersin ya, acaba öyle miydi diye düşündüm. bunun bir örneği; "rüyamda bir adam vardı, görmedim ama meğerse şuymuş" dediğimiz olay yani. velhasıl uyku sersemiyken kalkıp sıcağı sıcağına eski albümleri karıştırdım. sokakta çekilmiş çocukluk fotoğraflarındaki detaylara yoğunlaştım.
çocukken spider man çizgi filmlerinden hollywood yapımlarından esinlenerek new york time street'e gitmeyi çok isterdim nitekim rüyamda oralarda gezdiğimi net hatırlıyorum rüya da olduğumu biliyordum gemi ile liberty adasına bile geçmiştim.
yaşadığım ve yaptığım şeydir.
rüyalarımda rüyada olduğumu bilip verdiğim tepkilerin nedenlerini irdeleyebiliyorum. bazen bir detaya takılıp "şunu daha çok izle" diyebiliyorum ya da izlerken mutlu olabiliyorum, şaşırıyorum.
en son yine değişik (ayaklarım kaplan ayağıydı, değişik bir evrende önemli bir öğrenciydim) bir rüya gördüm. sonlara doğru büyükçe bir kanyonda uzaktaki toprak parçasının düşüşünü izledim. renkler çok hoşuma gittiği için o an yavaşladı, toprak parçası yavaşladı, yakınlaştı ve daha net izledim. koyu-açık kahveler, tarçın tonu, içinde sim bulunan bronz kumlar vardı.
güzel rüyalarda insan uyandığında film izlemiş hissine kapılıyor ancak kabuslarda da aynı şekilde atlatmak zor oluyor.
bir rüyamda odamda uyuyorum, tıkırtılar geliyor sonra kapım açılıyor birisi giriyor odaya, dolabıma yürüyor. rüyadaki hâlim gözlerimi kapattı annem şimdi ışığı açıcak, ışık gözlerimi almasın diye. bekledik, dolabın yanında birisi var hissediyorum. o sırada bilincimle sen öğrenci evindesin ve yalnızsın annen burda değil dedim, dolabın ordaki 'birisinin' yüzü dolaba dönük sabırsızlandığını sonra üstüme geldiğini hissettim, uyandım. ancak kalbim normal ritmine dönünce dolabın oraya bakabildim. aşırı gerçekçiydi. yine buna benzer kabusta aynı yatakta, kolumda birinin elini hissettim, sıcaktı ve teni kuruydu. sen kimsin diye tısladım resmen, sesim aşırı boğuktu. uyandığımda kolumdaki sıcaklık geçmemişti.
son kabuslarımdan birinde sevgilisini öldürmeye çalışan maganda tarafından fark edildim. hastane girişindeydik kızı hastaneye saklamışlardı, ben merdivenlerde genci (17lerde falandı) izliyordum. sonra silahını ateşledi arkamda bir yerlere saplandı. eğildim bilincim dalga geçti "bir de kadına şiddet olayı olsa müdahale ederim diyorsun" dedim (bkz: swh)
sonra maganda eğildiğimi fark edip beni vurdu. merdivenlere ellerim dayalı çökük bir haldeydim. kurşun boynumun solundan girdi. sızıyı hissettim, kanın sıcaklığını ve yabancı cismin tahribatını hissettim. kurşun boğazımın ortasındayken nefesim kesildi. ölümün ne olduğunu bilmiyoruz şimdi bilincim açılacak korkma dedim kendi kendime. hâlâ kanın sıcaklığını hissediyordum. kurşun sağdan çıkarken nefes almaya çalıştım ve uyandım. boğazımı kontrol ettim, sonra sakinleşince gidip su içtim. yine de kurşunun sıcaklığını, kanı, baskıyı unutmuyorum.
kabuslarımı bitirdiğim ya da bilinçaltım acaba ne gibi boklar yiyor diye merak edip izlediğim oldu. rüyalarımı uzatamıyorum ya da devam ettiremiyorum çoğunlukla, devam ettirmeyi nadiren yapabildim. ama eğlenceli sayılabilir. öğrenilebilir bir şey mi bilmiyorum, eğer öyleyse öğrenin.