"insanlar aşağı yukarı eşittirler ve kendi hallerine bırakıldıklarındai yani bir otorite yada devlet var olmadığı varsayıldığında, devamlı olarak birbirile harp halinde olurlar" beyauv şeklinde anlatmıştı rahmetli zülko niyazi abi...
Kutsal kitapta yer alan bi tür canavar olup Thomas hobbesun önemli eseridir.. insan insanın kurdudur otorite olmazsa birbirini yer devlet bireylerin toplumsal sözleşmesiyle oluşmuş ve bu sözleşmeye taraf olmadığı için dilediğini yapabilir der burdaki devlet leviathan canavarından başkası değildir şüphesiz..
Tevrat, incil ve birçok kutsal metinde şeytani bir su yaratığıdır.
Yunus'un içinde hapsolduğu rivayet edilen balinaya işaret eder, hatta güncel ibranicede Leviathan "Balina" anlamında da kullanılır.
74.Mizmor, 13/14
“Sen kudretin ile denizi böldün;
Deniz canavarlarının başlarını sular içinde kırdın.
Sen Leviathan'ın başlarını ezdin,
Onu çölde yaşayan kavme yiyecek ettin.”
Midraş'ta Tanrı, Leviathan'ı bir dişi ve bir erkek olmak üzere çift yaratmıştı.
Fakat yaratığın gücü kontrolsüzdü.
Eğer çiftleşip çoğalırlarsa her şeyi yok edebilirlerdi.
Böylelikle tanrı dişi olanı öldürdü ve etini kıyamette, Meşiyah geldiğinde yesin diye, inananlar için sakladı.
ilk Enoh kitabına göre çölde, cennetin doğusunda yaşayan ve seçilmişler ile inançlılar arasında gözcülük eden Behemoth (60:7/8) ile kıyamet gününde dövüşecek, ikisi de öleceklerdir...
supernatural'da tanrı'nın meleklerden önce yarattığı ve melekleri dahi öldürebilen ölümsüz yaratıklardır. ancak işin bokunu çıkarıp dünyaya zarar verdiklerinden dolayı tanrı tarafından araf'a gönderilmişlerdir.
tanrının melekten bile önce yarattigi fakat yedigi bokun ne derece tehlikeli oldugunu gec anladigindan arafa tiktigi, seytan ve melekten dahi güclü yaratik.
thomas hobbes'un sunduğu argümanlarla siyaset felsefesini çağının çok ötesinde bir rasyonellikle ele aldığı önemli bir eseridir. bazı kitapların yazıldığı tarihler insana mantığın ve düşüncenin tarihten ve modernizmden bağımsız tamamen insanın kendi gelişimi ve düşünce sistemiyle alakalı olduğunu farkettiriyor. ilk defa 1651 yılında yayınlanmış olan leviathan da kesinlikle bu tür kitaplardan biri.
incil'de geçen canavardır. ilginçtir ki thomas hobbes'un felsefesinin temel taşıdır ve ölümlü tanrıdır. tanrıyı temellendiremeden, hatta çelişkileri dolayısıyla eleştiri yağmuruna tutulurken, devleti tanrısallaştırmaya kalkmıştır. komik olan, bunu beceremeyişini eleştirmemiş kimse, sadece devletin gerekliliğine olan güçlü ve sadık inancımızdan dolayı da leviathan'ı baş tacı etmişiz. rezalet.
ama bürokratik korkularım var. çok hem de. bir vatandaş olarak yapacağım herhangi bir hata sonucu başıma gelecek sorunlardan korkuyorum. vergilerimi düzenli ödemem, sigortamın olması, ailem ölürse kayamın olmasından emin olmak zorunda olmam ve buna benzer birçok şey beni ürkütüyor. teknolojinin gelişmesi yüzünden kanunsuzluk yapmanın ortaya çıkması daha kolay ve kameralar tarafından izlenme benim doğallığıma sekte vuruyor. korkuyorum farkında olmadan sınırı aşmaktan.
Leviathan ı okuduğumda da üniversitede derslerde de hep gözümde pokemon'daki gyarados canlanıyor gözümde. Her önüne geleni yok eden su canavarına ne kadar uyuyor bu pokemon amk.