ruhunun sahipleri tarafından katledildiği dergidir. bilen bilir 90 lı yılların sonuna kadar bayrağı en önde taşımış, fırtınalar estirmiş dergidir.
fakat yanlış yayın politikaları, insan kazanımına gitmemeleri, ortakları haricindeki birçok usta çizeri sakız parasına çalışmaya mahkum etmeleri kendilierinin sonunu hazırlamıştır. dergi sahiplerinin hükümete çift kapaktan saldırıp, daha sonrada teşvik kredisi almış olması da düşündürücüdür. bugün mizah dergilerinde hayran olarak okuduğumuz birçok insan(bkz.umut sarıkaya, bkz.yiğit özgür) bu mantalite yüzünden, farkında olup yada olmayıp başka dergilere gitmiştir.
ülkemizin en iyi mizah dergisi.
lakin bazı düzenlemelernkendini gözden geçirmeler yapması ivedilikle beklenmektedir, nedir bunlar;
Evet, sevgili dostlar şimdi sıkı durun, uzun zamandır ertelenen, belki düzelirler, olur böyle şeyler gibi geciktirici, hafifletici sebepler artık para etmemektedir, bıçak kemiğe dayandı, omuriliği zorlamaktadır.
Artık sıkı eleştiri, topu gediğine koyma zamanı gelmiştir, hayırlı olsun. Yavaş yavaş ilerleyeceğiz telaş yok!
Evvela konumuz Leman Dergisi, ilk olarak şunu belirtmek gerekir; şayet topu gediğine koyma ehliyetim tartışılmasın, 10 yıldır okuyucusuyum bu derginin potansiyel müşterisiyim, piyasaya tuvalet kâğıdı sürseler alıyorum vallahi. Ayrıca okumak ne kelime askerlikte dahi her sayısını almışımdır Ardahanın bir köyünde yaptığım bilinirse bunun ne kadar meşakkatli bir iş olduğu anlaşılır. 10 yıl, boru değil. Hemen hemen 520 sayı, her karikatürü büyüteçle inceledim, hatmettim. içinizden biri;almasaydın hödük diyebilir, bende; memlekette Charlie hebdovardı da biz mi almadık derim, fena bozarım o arkadaşı, tamam mı?
Şimdi dönelim konumuz, Lemana. Hazırsanız şutlara başlıyoruz, kalede 909. sayı var, son sayı olduğundan ve eleştirilerimizin somut verilere, olgulara dayandırmak adına bu sayıyı tercih ettik.
Kapak; Barack Obama, imam fesiyle I want you diyerek işaret parmağını doğrultmuş; güncel, orijinal, başarılı. Lakin bu sayıda kapak iyi kotarılmışsa da geneli olarak kapak çizimleri asla bir Penguen yaratıcılığı, sadeliği düzeyinde değil.
2.Sayfa; geçtiğimiz sayılardan daha farklı olarak hazırlanan 2.sayfada bu sefer Laz Kapital başlıklı mizahi bir makale görüyoruz, iyi, ekonomik, politik mizahı iyi yapıyor Yılmaz Okumuş, takibindeyiz. Daha önceleri Bayır Gülü çizimleri bu sayfada yer alıyordu, o da iyiydi.
3.Sayfa; Politik Leman, Lemanın Marksist-Leninstyanı. Gündeme dair karikatürler, iyi, fakat Behiç Pekin esprileri hem çok basit hem de çocukça. Genel anlamda 3.sayfa, vasat ötesini aşamıyor. Ayrıca Marksist-Leninst demiştik, bu sadece 3.sayfayla sınırlı, derginin duruşu tam bir kafa karışıklığı.
4. Sayfa; Daral Timsah, evet, ilk sayfadan başlayan okuma maceramızda dudak kenarlarımız ilk defa yukarıya yöneliyor. Mehmet Çağçağ, Lemanın her bir şeyi. Aynı sayfa sağ yan; Aksaray Paşaoğlu, fiyasko. Sırf yer dolsun diye yapıldığı izlenimi veriyor, tamamen saçmalık, bir an önce bitsin. Behiç Pekin yazdığı yazılarda birinin tebessümünü görürsem çerçeveletip duvara asacağım, o kişiyi duyurulur.
5.SayfaGatana. Derginin en başarılı sayfası. Bir Lombak olamasa da Gatana genel anlamda gayet başarılı, Kemal Aratanın çizimi çok iyi, izlemeye devam.
6.Sayfa; ipeksi Dokunuşlar acemi espriler, banal konular. Sırf dergide bayan karikatür azlığını gidermek amacıyla ipek Özsüslüye yer veriliyorsa, yazık. Başka şeyler düşünmek istemiyorum. Sağ yan; Pantolon şimdi sevgili dostlarım, hani demiştik ya 10.yıl 520 sayı, Metin Fidantümünde var ve ortalama 4 kare çiziyor, hesaplayın: 2080 kare, birine güldüysem kıçımdan pantolonum düşsün, yok arkadaş inat ettim, her sayıda bakıyorum; belki ben anlamıyorum, bu sefer olmuştur diye yok ağbicim, yalnız ben değil, bunu en az kişide denedim, millet put. Yahu ben bu dergiyi gülmek için alıyorum, yani çok yüksek beklentilerim yok, güleyim yeter, Metin Fidan bunu engelliyor kardeşim o kadar iyi bir dergi okuyucusu olduğumu varsayarak bu işi yapamadığını söylüyorum, aksini iddia eden varsa kapışalım.
7.Sayfa;Cümbür Cemaat. Ahmet Yılmazbu derginin en eskilerinden biri, çizgi iyi, mizahi yeteneği var ve/fakat bunu ara sıra hatırlıyor. O kadar.
8.-9. (Orta Sayfa); derginin normal şartlarda en önemli bölümü olması gerekir. ilk olarak şunu söylemeliyim, Leman Politik bu sayfaya alınmalı. Cezmi Ersöz işkencesinden kurtulduğumuzda mini bir bayram ilan ettik. platonik, hastalıklı, cinsellikle sınırlı aşk yazıları epey sıkmıştı, yazılarına son verilmesi iyi oldu. Bu iki sayfanın genel hâkimi Behiç Pek, dergide her sayfada emeği var, lakin fiyasko, bak anlaşalım Behiç Pek, Kahraman Masa Esatı çiz bu bize yeter, gerisini istemiyoruz ağbicim. Erkut Abi, Hain Evlat Ökkeş, Erdener Abi, Mahmutçuk küçük ama başarılı köşeler, Kırık Leblebi fenomen, helal olsun Suat Özkana.
10.Sayfa; Ziftli Sütlaç tamamen salakça, basit. Kardeşim okuyucunu beğenisiyle bu kadar dalga geçilir mi, örnek vermek istiyorum; Karikatür şöyle, labirentin içinden bir fare bağırıyor; peyniri bulsam ne olacak bulmasam ne olacak bana özgürlüğümü verin beyaz önlüklü iki mucitten biri; A-aa fare konuşuyor profesör, Profesör şaştım da kaldım vallahi. Bizde çok şaşırdı, yani şimdi bu mizah mı, bunu 2.sınıf okul öğrencisine okut belki gülebilir o da kesin değil ama Leman okuru buna bırak gülmeyi söver Sayın Gökhan Dabak.
Altta Erhan Candanvar, Paf Takımından yükseldi, Yasin Yirmbeşoğluyla beraber her ikisi de çok başarılı, daha çok çizmelerini bekliyoruz.
11.Sayfa; Bencil Boysal; ne kadar bok, püsür, vajina, penis çizersem o kadar tasavvuf kelam ederim, derdinde Bahadır Boysal. Ayrıca disko anıları Posta Gazetesinde daha iyi gitmez mi?
12.Sayfa; Dengeli BeslenmeKaan Ertem. Şimdi bir dakika yeniden bir sıralama yapalım; Metin Fidan, Behiç Pek, Kaan Ertem derhal bu işi bırakın kardeşim. Kesinlikle köşeleri daraltılmalı, paf takımından birçok iyi çizer vardı, bunlardan yararlanılabilir. Gönül Adamı tam anlamıyla süper. Lakin dumur detayları bazen çok uzuyor ve Yunanistan gezileri pek tutmadı, bunu geçelim.
13.Sayfa;Sıkılhan evet, dostlarım derginin bir numarası Atilla Atalay, çok iyi ve yaratıcı diyaloglar, devam. Kutlukhan Perker, Lemana yeni geldi, başarılı çizimlerinden kendisine aşinayız zaten geldiği çok iyi oldu.
14.Sayfa; Nuri Çetin, şu zamana kadar ortalama bir çizgi izledi, daha iyilerini yapabileceğini düşünüyorum.
Sağ köşe; Ayrıntılar tekrar Metin Fidan bir adam hem çizemez hem yazamaz, ama adı karikatürist olur pek doğrusu.
15.Sayfa; Genç karikatüristlere yar verilmesi güzel ama daha önceleri okuyucu mektupları da burada yer alıyordu o da iyiydi, hafta hafta değişmeli olarak her ikisine de yer verilebilir.
16.Sayfa: TerelelliCan Barslanağbi seni seviyoruz.
Ve bu sayıda bulunmayan bayır gülü, bezgin bekir her ikisi de çok iyiler.
Son olarak ağır top. Onu sona sağladık; Nihat Genç. Kardeşim bir yazar kendini nasıl yom eder, izleyin, Cezmi Ersöz aşk,aşk diye gitti, Nihat Genç, ben,ben diye gidecek. 6-7 yıldır yeni bir nane yok. Beni engelliyorlar, televizyonlara çıkarmıyorlar, tanıtımımı yapmıyorlar, bunlar ibne, liberal, Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan, Mehmet Barlasher yazısında bunlardan yakınıp, bunlara sövüyor, bilmeyen bunları tanrı sanacak. Yok, Nihat Efendi bu toprakların en çok okunan yazarıymış, en iyi baba edebiyatçıymış hadi oradan 6 yıldır bir tane hikâye yazmadın neren edebiyatçı, bir edebiyat dergisinde Nihat Genç şöyle diyor; Edebiyat benden ne istediyse verdim, geç bunu kimi kandırıyorsun, ama hakkını verelim hikâyeyi onun sayesinde sevdik, küfürü de bize o sevdirdi, şimdi kendisine sövüyoruz. ART kanalında konuştuklarını gelip dergide yazıyorsun, aynı şeyler. Bak ağbicim senin tüm kitaplarını okudum sen iyi bir hikâye yazarısın, o kadar ama siyaset üzerine yazdıkların baydı, çünkü kendini tekrar ediyorsun, kardeşiz, pazarlarımız var, sınırları açalım bu mu yani, 1000 yıllık sorunu Türk, Kürt, Laz demeyip bu topraklar diye mi çözdün? Oysa biz seni ihtiyar Kemancı, Dün Korkusu, Arkası Karanlık Ağaçlar kitaplarınla sevdik, Veryansın püsürleri bizim lügatimize giremez. Ama bak şunu dersen anlarım benden artık geçti, pilim bitti, o zaman sana küçük bir köşe burada; en büyük benim yaz yeter, zaten 2 sayfayı tutan yazılarında bunun ötesine geçmiyorsun, izliyoruz. Bu kadar.
"alın verin ekonomiye can verin" sloganlı ve tutmayacağı belli olan kampanyaya, istanbul'da karısını ve 2 yaşındaki çocuğun fuhuş çetesine satan bir kişi * nezdinde giydirmiş mizah dergisidir. işte o kapak: http://www.leman.com.tr/c...2064a815854db3ab6acc4.jpg
uzun bir aradan sonra tekrar aldığım, okudukça aldığıma pişman olduğum sözde mizah dergi. yazarların karikatürlerinde bir gram mizah yok fıkralarla türkiye programında tadında hikayeler. insana tebesüm bile ettirmeyen espriler. yazarlar sanırım kafalarında bu işi bitirmişler amaçsızca boş boş karalamışlar kareleri.
yurtdışındaki örneklerine oranla epey geride kalan mizah mecmuası. hiç komik olmamalarının yanında içinde bulundukları anarşist komünizm akımı da artık kabak tadı vermeye başlamış olacak ki kimse kendilerini pek siklememektedir.
eskisi kadar severek ve içten alındığını zannetmediğim, evelden almak için can attığım oysa şimdilerde almak için aldığım; verdiği keyfin iyice düştüğünü sezdiğim dergidir leman..
8 senedir kesintisiz aldığım için halen alıyorum fakat iyice kötüleşiyor bir düzenlemeye gidilmelidir acilen yoksa silinecekler..
saltanatını yavaş yavaş kaybeden, yerini penguen ve uykusuz'a bırakan, bir dönemin çok sevdiğim mizah dergisidir. uzun süre sonra bu haftaki sayısını aldım ve Nihat genç'in köşesinin olmadığını farkettim. Demek ki bayağı bir olmuş takip etmeyeli.